RSS Amplifier

Biryudumkitap · Aug 17, 2026

Günaydın! Pazartesi Pasajı: "Sayın Başkan"

0
Sign in to vote or save

Biryudumkitap · Biryudumkitap

Günaydın. Bu çağın bir başka hastalığı da her şeyi bilen insanlar. Etrafımızda her şeyi bilen bir ya da iki kişi mutlaka var. İnsanın hiçbir tavsiye duymak istemediği, hatta bazen hiçbir şey duymak istemediği, hiçbir şey düşünmek istemediği anlar oluyor ve hakiki dostluklar bunu anlayanlarla mümkünken bu çağın insanı düşünmemeyi, konuşmamayı dahi elimizden almak istiyor. Miguel Angel Asturias, Kasırga’da şöyle diyor: “Sen bana düşündürücü şeyler söylüyorsun, ben ise düşünmek istemiyorum.” O yüzden ara ara edebiyata sığınıyoruz sevgili okur. Şöyle sessiz bir hafta dileriz. Var olun.

s.46-49, Çev. Zeyyat Selimoğlu, Yordam Edebiyat

Barreno ayağa fırladı, kitaplığın iki adım ötesinde, bir kitabı karıştırmaya koyuldu. Karısı, onun elbise askısının ardına saklanmış olduğunu görse nasıl korkardı kim bilir...

“Bu işin tadı tuzu kalmadı artık. Bu sonu gelmez çalışma seni ya öldürür ya da deli eder sonunda... Sana her zaman söylediğim şeyi düşünsene... Bu dünyada bilgili olan değil, konuşkan olan ilerler, hâlâ anlamadın mı? Ne var bu kadar çalışacak? Eline geçen ne, ne kazanıyorsun? Hiçbir şey... Olsa olsa iki çift çorap, işte o kadar... Bir buydu eksik olan, bir buydu eksik olan...”

Işık ve karısının sesi doktoru yeniden rahata kavuşturmuştu. “Bir de bu eksikti... Çalışmak... Çalışmak... Peki ama niçin? Ölümünden sonra, herkesin ardından söyledikleri şeyi senin için de söylesinler diye mi, çok bilgili adamdı desinler diye mi ha? Bırak pratisyenler çalışsın, sana göre ne var, sen ünvan sahibisin ve... Yok, her şeyden önce öyle surat asmak yok. Kitaplığın olacağına müşterilerin olsun daha iyi. Şu yararsız kitapların her birinin yerine bir hastan olsaydı bu ev adama benzerdi. Bekleme odan hastalarla dolup taşsa, telefonun durmadan çalsa ne hoşuma giderdi bilsen... Senin aranan bir insan olmanı istiyorum... Artık bir şey olasın istiyorum...”

“Bir şey olmak, diyorsun...”

“Biraz da gerçeği görelim... Bunun için tüm gün kitaplara eğilmen gerekli değil. Öbür doktorlar senin bildiklerinin yarısını bilmeye can atardı. Onların bir dirsekleri olsun yeter, bir dirsek attılar mı kalabalığı yarıp geçiyor, hemen isim yapıyorlar. Başkan’ın doktoru burada, Başkan’ın doktoru şurada... Bu, bu bir şey işte, bir şey olmak budur işte...”

“Öyleyse...”

Barreno, düşünmeye vakti kalsın diye sözcüğü alabildiğine uzattı... “Öyleyse yavrum, umudunu kes artık. Biraz önce kimin yanından geldiğimi söylersem belki de düşüp bayılırsın. Başkan’ın yanından geliyorum, evet, Başkan’ın yanından...”

“Ah, hadi canım, ne dedi, nasıl karşıladı seni?”

“Kötü. Kötü konuştu, kötü... Korktum ve üstelik dışarı çıkarken kapıyı bile şaşırdım.”

“Çıkıştı mı sana yoksa? Ama sen onun çıkıştığı insanların ne ilkisin ne de sonuncusu. Başkalarını dövüyor bile...”

Uzun bir sessizlikten sonra sürdürdü: “Sana her zaman zarar veren şey bu korku zaten...”

“Peki sevgilim, bir yabanıl hayvan karşısında kalıp da cesaretini yitirmeyen birini göstersene bakayım.”

“Hayır dostum, benim söylediğim o değil, Başkan’ın doktoru olamayacağına göre operatörlükten dem vuruyorum. Bunun için ne yapıp yapıp korkuyu yenmen gerek. Bir operatör için gerekli olan cesarettir. İnan bana... Bıçağı daldırmak için gereken, cesaret ve iradedir. Kumaşı bozmayı göze alamayan terzi iyi elbise biçemez…”

Gönderi yok

Read the original on biryudumkitap.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.