menopoz hakkında öğrendiklerimden derlediğim dört bölümlük yazı dizimizin ikincisine hoş geldik sevgili başıbozuklar!
bundan önceki giriş yazımızda, neden ve nasıl böyle bir içeriğe giriştiğimi anlatmış, kadın bedenine dair birçok konu gibi menopozun da yüzyıllarca karanlıkta bırakılmasını “tarihin en büyük gaslighting’i” olarak adlandırmıştım.
bu ikinci bölümde, bugüne kadar bize “dişilik hormonu” diye sunulan östrojenin aslında nelere kadir olduğunu görecek ve hormonların hakkını hormonlara vereceğiz.
paylaşacaklarımın hiçbirinin tıbbi tavsiye olamayacağının, her kadının menopoz sürecinin ve bu süreçteki ihtiyaçlarının farklılık göstereceğinin, menopoz sürecinde alınacak tedavi ve takviyelerin mutlaka alanında uzman bir doktor öncülüğünde uygulanması gerektiğinin altını bir kez daha çizmek isterim.
kendi menopoz sürecimi nasıl yaşadığımı, başıbozuk mektuplar serimin bir sonraki bölümünde anlatacağım. yakın zamanda başlattığım, daha kişisel ayrıntılar barındıran bu mektupları sadece başıbozuklar destekçileriyle paylaşıyorum; buradan üye olabilirsiniz.
sokaktan çevirdiğiniz bir insana menopozla ilişkilendirilen bir belirti sorsanız size vereceği ilk yanıt muhtemelen “ateş basması” olacaktır. oysa bu konuda okumaya başladığınızda, perimenopoz ve menopozla ilişkilendirilen semptom listesinin bundan çok daha uzun olduğunu görüyorsunuz:
alkol toleransında değişimler
asabiyet/tahammülsüzlük
ateş basmaları
beyin sisi
cinsel istekte azalma
depresyon
donuk omuz sendromu
eklem ağrıları
fibromiyalji
gece terlemeleri
hafıza ve odaklanma sorunları (konsantrasyon güçlüğü)
istenmeyen tüylenmeler
kalp çarpıntısı
kas ağrıları
kilo alımı ve vücut yapısında değişimler (özellikle göbek yağlanması)
kulak çınlaması
ruh halinde dalgalanmalar
uyku bozuklukları
yorgunluk
…
bunlar, buzdağının görünen ucu. bir de görünmeyen kısmı var:
osteoporoz (kemik erimesi): östrojen düzeyi düştüğünde kemik kaybı hızlanabiliyor. öyle ki, menopoz sonrası kadınların yarıya yakını kemik erimesine bağlı bir kırık yaşıyor — kadınların kemik erimesine yakalanma riski erkeklerden 4 kat fazla.
kalp damar hastalıkları: menopoz öncesinde kadınlar, östrojenin damar esnekliği ve kolesterol üzerindeki koruyucu etkisi sayesinde kalp hastalıklarına karşı erkeklere kıyasla daha korunaklı. ancak menopozla birlikte bu koruyucu etki düştüğünde, kadınların kalp ve damar hastalığına yakalanma riski belirgin biçimde artıyor ve erkeklerle arasındaki fark kapanmaya başlıyor. kalp hastalıkları, menopoz sonrası kadınların temel ölüm nedenlerinden biri haline geliyor.
bunların yanısıra, östrojen kaybı ve viseral (karın içi) yağlanmayla gelişebilen insülin direnci, yaşla birlikte artan alzheimer riski (kadınların alzheimer’a yakalanma oranı erkeklerin iki katı!), kas kütlesinin azalmasıyla ortaya çıkan sarkopeni...
yine sokaktan geçen birine “östrojen nedir?” diye sorsanız, muhtemelen “dişilik hormonu” olduğunu söyleyecektir. “kadınlık hormonu” da diyebilir ama orası önemli değil. önemli olan bu hormonun bir kadının “ne kadar kadın olduğu”yla ilişkilendirilmiş olması.
oysa östrojen reseptörleri vücudumuzun neredeyse her organında var!
yani östrojen, sadece üremeyi mümkün kılan bir ayrıntı değil; vücudumuzun işleyişini etkileyen hayati bir koruyucu. ve onun azalması “dişini sıkıp idare edilmesi gereken geçici bir huysuzluk” değil, çok ciddi bir tıbbi gerçeklik.
fakat düzen öyle bir oturmuş ki, östrojen seviyelerindeki düşüşün tüm bu tabloyla ilişkili olabileceği göz önünde bulundurulmazsa kadınlar bir uzmandan diğerine mekik dokuyup durabiliyor. fibromiyalji için fizik tedavi doktorundan kalp çarpıntısı için kardiyoloğa, depresyon için psikiyatrdan kulak çınlaması için kulak burun boğaz uzmanına… bir arkadaşıma olmuş öyle!
tıbbın kadın bedeniyle imtihanına ve hormon replasman tedavisinin gidişatını değiştiren 2002 tarihli araştırmaya bakacağımız bir sonraki bölümde bunun peşine düşeceğiz.
bu yazı dizisinin ilk bölümü:
tarihin en büyük 'gaslighting'i
·
Jul 21
“kadınlar delirtilmişlerdir; yüzyıllar boyunca, yalnızca erkek deneyimine değer veren bir kültürde, deneyimlerimizi ve içgüdülerimizi yalanlayarak yanlış aydınlatılmışlardır. bedenlerimizin ve akıllarımızın hakikati bize gizemlileştirildi. bundan dolayı, birbirimize temel bir sorumluluğumuz var; makullûk uğruna birbirimizin gerçeklik duygusuna zarar ver…
bu yazı da ilginizi çekebilir:
menopozdan başka bir şey de okumak isterseniz:
kadınlar "ev işlerinde becerikli" değiller, gerekeni yapıyorlar
·
October 21, 2025
““yuvayı dişi kuş yapar” diyenler asırlar önce anneannelerimizin anneannelerinin içine bir taş atmışlar, şimdi onu çıkarmaya çalışıyoruz hepimiz... sanki birileri gelmiş, bu geminin amiralinin ben olduğumu söylemiş, bu evin müdürü sensin demiş, ama kimse fikrimi sormamış ben acaba müdür olabilir miyim, altından kalkabilir miyim, istiyor muyum diye...

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.