RSS Amplifier

başıbozuklar · Apr 6, 2026

huzurlarınızda: başıbozuklar dükkan

0
Sign in to vote or save

This page did not load. You can still read it on the original site — the toolbar below keeps your place in the directory.

verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dilemeyiz

“dünyaya feminizmi anlatan her türlü yazılı materyalin tam zamanıdır.

bell hooks, feminizm herkes içindir

kendimi “yazı işçisi” olarak adlandırmayı seviyorum. “ne iş yapıyorsun?” diyenlere sadece “yazar” demek kendimi olduğumdan daha önemli bir insanmışım gibi göstermeye çalışmakmış gibi geliyor. “içerik üreticisi” ise yaptığım her şeyi, örneğin kitaplarımı, çevirilerimi, kapsamıyor. her ikisini birlikte kullanmak bazen fazla açıklama gibi oluyor, ben de kısaca “yazı işçisi” diyorum.

eğer bir arzuhalci olsaydım, yazıhanemin kapısına “itinayla feminist mesaj yazılır” diye bir tabela asardım. yazıyorum ben: bilgisayarımda yazıyorum, defterlerime yazıyorum, substack’te, instagram’da, kitaplara yazıyorum.

ve bir de kumaşlara yazıyorum.

pandemide başladığım kasnaklara feminist söz işleme merakım (nam-ı diğer #feministnakış), ergen çocuklarımın küçülen sweatshirt’lerini gözüme kestirmemle birlikte boyut değiştirdi.

ay resmen feminist koleksiyon!

ne zaman üzerimde bu sweatshirt’lerin olduğu bir fotoğraf ya da video paylaşsam, bunları nereden aldığım soruldu. “ben yapıyorum” dediğimde işittiğim sözler göğsümü kabarttı, “satışını yapıyor musunuz?” soruları ise yanıtsız kaldı. satışını yapmıyordum çünkü bunu bir iş olarak yapmıyordum, bu benim hobimdi.

öte yandan, feminist sloganları giyerek gezme düşüncesi çok güzeldi. giyilebilir mesajlar fikri, o itirazların sadece benim üzerimde ya da ekranda kalmaması, sokağa taşması demekti. insanların “bu da ne demek?” diye sorması, en azından merak etmesi demekti. ve bu da ancak bu sözlerin üzerimize, eşyalarımıza, gündelik hayatlarımıza karışmasıyla mümkün olacaktı.

bunun nasıl gerçekleşebileceği konusunda bir hayli kafa patlattım. ayrıntılarla sizi daha sonra yoracağım, şimdilik şu kadarını söyleyeyim: “satışını yapıyor musun?” sorularına artık olumlu bir yanıt verebiliyorum.

ve huzurlarınızda: başıbozuklar dükkan.

#yardımdeğilişbölümü sloganının hikâyesini dün anlatmıştım:

#yardımdeğilişbölümü’nü zaman içinde başka sözler izledi. ev işlerinin bence en gereksizi olan ütü için söylediğim #ütübirinsanlıksuçudur; memelerimizi saklamak ya da sarkmasını önlemek için estetik bir kaygıyla giymek zorunda hissettiğimiz sutyen dayatmasına karşı #sutyenbirinsanlıksuçudur; annemin —ve sonradan fark ettiğim gibi birçok kadının— uzun saatlerin sonunda nihayet nefeslendiğinde söylediği şimmmdi oturdum ve daha birçok söz yazılarımda slogan ve instagram’da hashtag olarak kendine yer buldu.

ve şimdi artık o hashtag’ler ekranlarda kayıp giden birer satır olmaktan çıkıyor; bedenimize, masalarımıza, çaylarımıza, kahvelerimize, yazdıklarımıza, çantalarımıza, kısacası gündelik hayatımıza eşlik etmeye hazırlanıyor.

başıbozuklar dükkan, yazılardan çıkan feminist itirazların gündelik hayata taşınmış hali olarak vücut buluyor.

bu yola, benim gibi söyleyecek sözü olanların bu ihtiyacını, yeni nesil bir “print-on-demand” (talebe yönelik baskı) platformu olarak karşılayan voxvil’le çıkıyorum. yazdıklarımın gündelik hayata karışmasında üretimden kargoya kadar birçok yükü üzerimden alan voxvil, bu işi “havada kalan bir fikir” olmaktan kurtarıp gerçeğe dönüştürmemi sağladı.

bu düşünceyi hayata geçirirken, bell hooks’un, “dünyaya feminizmi anlatan her türlü yazılı materyalin tam zamanıdır” sözünden güç aldım. madem dünyayı söküp yeniden kurmalıydık, o zaman bu sözlerin sadece kitaplık raflarında ya da bilgisayar ekranlarında değil, hayatın en sıradan anlarında da bir karşılığı olmalıydı.

öte yandan, feminizmin sadece sloganlara indirgenerek bir pazarlama objesine dönüştürülmesine katkıda bulunmamak gibi bir hassasiyetim de vardı. bu fikrin sadece satış odaklı bir girişim olarak algılanması, isteyeceğim en son şeydi.

tam da bu yüzden, bu endişeyi somut bir faydaya ve kalıcı bir dayanışma fırsatına dönüştürmek istedim. başıbozuklar dükkan’dan elde edeceğim gelirin %10’unu, kadınların mücadele tarihini ve hafızasını titizlikle koruyan kadın eserleri kütüphanesi ve bilgi merkezi vakfı’na bağışlamaya karar verdim.

bu adım benim için çok kıymetli. çünkü üzerimizde taşıyacağımız bu sözler sadece bize ait değil, o kütüphanenin raflarında saklanan devasa bir kadın hafızasının bugünkü izdüşümü aynı zamanda… başıbozuklar dükkan’dan elde edilecek olan gelirin bu hafızayı koruyan bir kuruma akması, bu girişimin benim için en anlamlı yanı…

bu yolculuğun en başından beri yanımda olan, burada yazdığım her satırda, hayata geçirdiğim her fikirde katkısı olan başıbozuklar destekçilerine de küçük bir teşekkürüm var. bu platformun ücretli üyeleri olan başıbozuklar destekçileri, başıbozuklar dükkan’dan yapacakları ilk alışverişte kendilerine özel olarak tanımlanan %10 indirimden faydalanabilecekler. (indirim kodu e-posta kutunuza ulaştı bile).

son olarak şunu eklemek isterim: başıbozuklar dükkan’da gördüğünüz şimdilik dokuz ürünlük bu seçki, hayata katmak istediğim slogan dağarcığının ilk adımı… masamda bekleyen, defterimde demlenen daha çok söz var ama her biri kendi zamanını bekliyor. zamanla, sizlerden gelen katkılarla ve hayatın bize dayattığı yeni itiraz alanlarıyla bu seçki daha da büyüyecek. başıbozuklar dükkan durağan bir mağaza değil, yaşayan, dönüşen, büyüyen bir alan olacak.

birbirimizi tişörtümüzün üzerindeki yazıdan, elimizde tuttuğumuz kupadan ya da bir defterin kapağından tanıyacağımız anları iple çekiyorum.

o anlarda rastlaşmak üzere, ve hoş geldiniz: başıbozuklar dükkan

başıbozuklar okur destekli bir platform. yazılarımı posta kutunuza ücretsiz olarak almak için üye olabilir, içeriklerimin bağımsız ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmak isterseniz siz de destekçi olabilirsiniz

Read on basibozuklar.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.