RSS Amplifier

Barbarians Trading · Aug 2, 2026

27 Temmuz - 1 Ağustos | Barbarians Bülten #56

0
Sign in to vote or save

TheArfi · Barbarians Trading

27 Temmuz – 2 Ağustos haftasını ben tek bir cümleyle şöyle okuyorum: piyasa Fed’den net bir rahatlama alamadı, petrol tarafında savaş primi yeniden büyüdü ama Microsoft ve Amazon bilançoları AI hikâyesini yeniden masaya koyunca Nasdaq haftayı güçlü kapatmayı başardı.

Bu hafta riskli varlıklar için kolay bir hafta değildi. ABD–İran hattında tansiyon yeniden yükseldi. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen gemilerle ilgili haber akışı petrol tarafında ciddi bir risk primi yarattı. Brent petrol temmuz genelinde güçlü yükseldi ve hafta içinde 90 dolar üzerindeki seyrini korudu. Bu da piyasanın en sevmediği soruyu tekrar masaya koydu:

Enerji fiyatı yeniden yükselirken Fed gerçekten rahatlayabilir mi?

Tam bu sorunun ortasında Fed toplantısı geldi. Fed faizi sabit tuttu ama kararın içeriği piyasayı tam rahatlatmadı. Çünkü kurul içinde faiz artışı isteyen üyeler vardı. Yani karar teknik olarak “sabit”ti ama mesaj olarak tam güvercin değildi.

Buna rağmen haftanın sonunda Nasdaq toparlandı. Bunun nedeni makro taraf değil, bilanço sezonuydu. Microsoft güçlü bulut ve AI talebiyle piyasaya moral verdi. Amazon, AWS tarafındaki hızlanmayla AI harcamalarının gerçekten gelir üretebileceğini gösterdi. Apple ise zayıf görünüm ve arz kısıtı mesajlarıyla negatif ayrıştı.

Kripto tarafında ise tablo daha kırılgan kaldı. Bitcoin ETF’lerinde hafta içinde karışık akışlar gördük. 31 Temmuz’da gelen güçlü çıkış, kurumsal paranın hâlâ tam ikna olmadığını gösterdi. Ethereum tarafı ise daha küçük ama nispeten daha dirençli bir akış resmi verdi.

Benim haftalık ana cümlem şu:

Piyasa Fed’den değil, AI bilançolarından moral buldu. Ama petrol ve tahvil tarafı hâlâ “rahatlamayın” diyor.

ABD tarafında haftanın en önemli başlığı Fed toplantısıydı. Fed politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar beklendiği gibi geldi ama kararın altındaki mesaj yumuşak değildi. Kurul içinde faiz artışı isteyen üyelerin olması, Fed’in enflasyon konusunda hâlâ rahat olmadığını gösterdi.

Bu çok önemli. Çünkü piyasa birkaç hafta önce “Fed ne zaman indirime yaklaşır?” sorusunu soruyordu. Şimdi tekrar “Fed eylül ayında artırabilir mi?” sorusuna döndü. Bu değişim riskli varlıklar için kritik.

Ben Fed kararını şöyle okuyorum: Fed faizi artırmadı ama faiz artırma ihtimalini de masadan kaldırmadı. Bu yüzden piyasa kısa vadede rahatladı ama uzun vadeli tahvil tarafı rahatlamadı.

Haftanın diğer önemli verisi PCE enflasyonuydu. Haziran PCE yıllık bazda yüzde 3,7’ye geriledi. Mayıs ayında bu oran yüzde 4,1 seviyesindeydi. Bu, ilk bakışta olumlu bir veri. Çünkü Fed’in en çok izlediği enflasyon göstergesinde yumuşama var. Aylık tarafta da PCE’nin gerilemesi ve çekirdek PCE’nin sınırlı artması, piyasaya kısa vadeli nefes verdi.

Ama ben bu veriyi “enflasyon bitti” diye okumuyorum. Daha doğru okuma şu: geçmiş ayın verisi yumuşadı ama gelecek ayların riski arttı. Çünkü temmuzda petrol yeniden yükseldi. Hürmüz riski büyüdü. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri tekrar piyasanın merkezine geldi. Bu da ağustos ve eylül verilerine yeniden baskı olarak yansıyabilir.

Tüketici tarafı ise tamamen bozulmuş değil. Harcama tarafında hâlâ direnç var. Bu, ekonomik aktivite açısından iyi. Ama Fed açısından karmaşık. Çünkü tüketici harcamaya devam ediyorsa, ekonomi çok hızlı soğumuyorsa ve petrol de yükseliyorsa, merkez bankasının erken gevşemesi zorlaşır.

Ben ABD makro tarafını bu hafta şöyle okuyorum:

Ekonomi tamamen bozulmuyor.
Enflasyon biraz yumuşuyor.
Ama petrol ve savaş riski Fed’in rahatlamasını engelliyor.

Bu yüzden piyasa güzel veri geldiğinde nefes alıyor ama kalıcı bir gevşeme hikâyesi kuramıyor.

Bu hafta Fed’in kararı kadar kararın tonu da önemliydi. Faiz sabit kaldı ama faiz artışı isteyen üyelerin varlığı piyasa için net bir uyarıydı. Bu, Fed içinde “bekleyelim” diyenlerle “enflasyonu tekrar sıkıştıralım” diyenler arasındaki ayrışmanın büyüdüğünü gösteriyor.

Ben burada Warsh döneminin en büyük farkını görüyorum. Piyasa artık Fed’in bir sonraki adımını eskisi kadar rahat okuyamıyor. İleriye dönük yönlendirme daha sınırlı. Bu da belirsizliği artırıyor.

Piyasa şu an Fed’in reaksiyon fonksiyonunu tam çözemiyor. PCE yumuşadığında Fed rahatlar mı? Petrol yükseldiğinde Fed sertleşir mi? İşgücü piyasası zayıflarsa Fed bekler mi? Bu soruların cevabı net değil.

Bu belirsizlik tahvil piyasasına doğrudan yansıdı. Kısa vadeli tahviller Fed’in hemen artırmayabileceğini fiyatlarken, uzun vadeli tahviller enflasyon, borçlanma maliyeti ve enerji riski fiyatladı.

Benim Fed okuması şu:

Fed piyasaya destek vermiyor. Sadece daha sert bir adım atmadan bekliyor. Bu ikisi aynı şey değil.

Dolar endeksi hafta boyunca 101 çevresinde güçlü kaldı. Fed’in faizleri sabit bırakması doları kısa vadede bir miktar baskıladı. Fakat savaş riski ve uzun süre yüksek faiz ihtimali doların tamamen çözülmesini engelledi.

Ben dolar tarafında iki ayrı destek görüyorum.

Birincisi güvenli liman talebi. ABD–İran hattı sertleştiğinde yatırımcı tekrar dolara dönüyor.
İkincisi faiz avantajı. Fed indirimden uzak kaldıkça dolar hâlâ yüksek getirili para birimi gibi davranıyor.

Bu ikisi birleşince dolar kripto için rahatlatıcı bir görüntü vermiyor. Bitcoin ve Ethereum için en sağlıklı ortam, doların zayıfladığı ve tahvil faizlerinin aynı anda gevşediği ortamdır. Bu hafta o ortam oluşmadı.

Dolar çok sert yükselmedi ama riskli varlıklara tam alan açacak kadar da gevşemedi.

Bu yüzden ben DXY tarafını nötr değil, hâlâ baskı unsuru olarak görüyorum.

Bu hafta tahvil piyasası, hisse piyasasından çok daha temkinliydi.

Fed faizi sabit bıraktı ama uzun vadeli tahvil faizleri yükseldi. 10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 4,7 bölgesine kadar çıktı. 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,2’nin üzerine çıkarak çok uzun yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı.

Bu çok önemli.

Çünkü hisse piyasası Microsoft ve Amazon bilançolarına sevindi. Nasdaq haftayı artıda kapattı. Ama tahvil piyasası aynı anda şunu söyledi:

“Enflasyon riski bitmedi. Petrol yükseliyor. Fed yeterince rahat değil. Uzun vadeli para maliyeti yüksek kalacak.”

Ben tahvil piyasasını bu dönemlerde en dürüst ekran olarak görüyorum. Çünkü hisse senetleri bazen hikâye satın alır. Kripto bazen umut satın alır. Ama tahvil piyasası doğrudan para maliyetini fiyatlar.

10 yıllık faiz yüzde 4,7 çevresindeyken Nasdaq rallisi rahat değildir. 30 yıllık faiz yüzde 5,2 üzerindeyken şirketlerin uzun vadeli sermaye maliyeti ağırlaşır. Bu özellikle AI altyapısı için yüz milyarlarca dolar harcayan büyük teknoloji şirketleri açısından kritik.

Çünkü AI hikâyesi büyüyor. Ama bu büyümenin finansmanı da pahalılaşıyor.

Bu yüzden ben haftanın en önemli mesajını tahvillerden aldım:

Piyasa bilanço ile yükseldi ama tahvil piyasası hâlâ risk primi istiyor.

Nasdaq haftayı yaklaşık yüzde 1,6 artıda tamamladı. S&P 500 ve Dow Jones da haftalık bazda pozitifti ama asıl liderlik yine teknoloji tarafındaydı.

Haftanın başında piyasa temkinliydi. Fed kararı, petrol, Hürmüz ve büyük teknoloji bilançoları bekleniyordu. Çip hisselerinde satışlar vardı. Yatırımcı son haftalarda AI harcamalarının geri dönüşünü sorgulamaya başlamıştı.

Sonra Microsoft geldi.

Microsoft, güçlü bulut büyümesi ve AI talebinin nakde dönüşebileceğine dair verdiği mesajla piyasayı rahatlattı. Hisse sert yükseldi ve AI ticaretine yeniden can verdi. Bu bana göre haftanın en önemli bilanço sinyallerinden biriydi. Çünkü Microsoft yatırımcıya şunu söyledi:

“AI harcaması sadece maliyet değil, gelir de üretebiliyor.”

Bu cümle piyasanın duymak istediği şeydi.

Ardından Amazon geldi. Amazon’un güçlü bilançosu ve AWS tarafındaki hızlanma, AI harcamalarına dair korkuları bir ölçüde bastırdı. Amazon hissesi sert yükseldi ve Nasdaq’ın haftayı pozitif kapatmasında belirleyici oldu.

Ama bütün büyük teknoloji aynı resmi vermedi.

Apple tarafında tablo zayıftı. Şirketin büyüme görünümü, arz kısıtı ve gelecek dönem mesajları piyasayı memnun etmedi. Apple hissesi sert düştü. Bu da bize şunu gösterdi: piyasa artık büyük teknoloji şirketlerine toplu şekilde para vermiyor. Kim AI harcamasını gelire çevirebiliyorsa onu ödüllendiriyor. Kim büyüme konusunda soru işareti veriyorsa onu cezalandırıyor.

Meta tarafında da AI harcamaları ve nakit akışı tartışması sürdü. Şirket hâlâ AI yarışında güçlü olmak istiyor ama yatırımcı artık şu soruyu daha sert soruyor:

Bu kadar yatırım, ne kadar sürede kâra dönecek?

Benim Nasdaq yorumum şu:

AI hikâyesi bitmedi. Hatta bu hafta tekrar güç kazandı. Ama artık piyasa AI içinde kazananla kaybedeni ayırıyor.

Bu çok önemli bir değişim. Eskiden “AI harcaması” tek başına pozitifti. Şimdi “AI harcamasının geri dönüşü” pozitif.

Microsoft haftanın en güçlü isimlerinden biri oldu. Bulut büyümesi, AI talebi ve güçlü gelecek beklentisi yatırımcıyı rahatlattı. Bu hareket sadece Microsoft’u değil, tüm AI zincirini destekledi.

Amazon güçlü bilanço ve AWS tarafındaki ivmeyle öne çıktı. Piyasa Amazon’da AI harcamalarının gelir tarafına daha net yansıyabileceğini gördü. Bu yüzden hisse sert yükseldi.

Apple haftanın negatif ayrışan büyük teknoloji şirketiydi. Zayıf görünüm, arz baskısı ve iPhone tarafındaki soru işaretleri hisseyi aşağı çekti. Apple artık sadece marka gücüyle değil, AI ve büyüme tarafındaki somut adımlarıyla da sınanıyor.

Meta tarafında AI harcamaları ve serbest nakit akışı tartışması sürdü. Şirketin büyüme potansiyeli var ama yatırımcı nakit dönüşünü daha fazla sorguluyor.

Nvidia ve yarı iletken tarafında Microsoft ve Amazon haberleri destekleyici oldu. Çünkü AI altyapı harcamalarının devam ettiği bir ortamda çip talebi hâlâ güçlü. Fakat yüksek tahvil faizi bu hisselerde değerleme baskısını canlı tutuyor.

Tesla tarafında ise önceki haftalardaki baskının ardından piyasa hâlâ temkinli. Tesla büyüme hissesi kimliği nedeniyle tahvil ve risk iştahındaki her değişime daha sert tepki veriyor.

Ben büyük teknoloji tarafını şöyle okuyorum:

Piyasa AI’ı hâlâ satın alıyor ama artık herkese aynı çeki yazmıyor.

Kripto tarafında haftanın ana göstergesi yine ETF akışlarıydı.

Bitcoin hafta boyunca 63–65 bin dolar çevresinde dalgalandı. Fed toplantısı öncesi yatırımcılar temkinliydi. ETF akışları da bu temkinli havayı doğruladı. Hafta içinde bazı günlerde sınırlı girişler görülse de 31 Temmuz’da Bitcoin spot ETF’lerinden yaklaşık 265 milyon dolar net çıkış yaşandı.

Bu çıkış çok önemli. Çünkü haftanın sonunda, yani Microsoft ve Amazon kaynaklı risk iştahı toparlanırken bile Bitcoin ETF yatırımcısı aynı ölçüde ikna olmadı. Hisse tarafında AI yeniden alındı ama kripto tarafında kurumsal para hâlâ seçici kaldı.

Ben burada net bir ayrım görüyorum.

Bitcoin hikâyesi uzun vadede hâlâ güçlü: sınırlı arz, kurumsal ürünleşme, ETF kanalı, makro alternatif anlatısı. Ama kısa vadede Bitcoin hâlâ dolar, tahvil ve ETF akışlarına çok duyarlı.

Dolar güçlü kalıyorsa, tahvil faizleri yükseliyorsa ve Fed net şekilde güvercinleşmiyorsa kurumsal yatırımcı Bitcoin’de agresif birikim yapmak istemiyor.

Bu hafta Bitcoin ETF’leri bana şunu söyledi:

Para tamamen çıkmıyor ama güçlü şekilde de dönmüyor.

Bu yüzden kripto tarafında ben hâlâ teyit arıyorum. Tek günlük girişler değil, birkaç hafta üst üste gelen net pozitif akış lazım.

Ethereum ETF tarafı Bitcoin’e göre daha farklı bir görüntü verdi. 31 Temmuz’da Bitcoin ETF’lerinden ciddi çıkış olurken, Ethereum ETF’lerinde küçük de olsa pozitif giriş görüldü. Bu, son haftalarda dikkat çeken Ethereum rotasyonunun tamamen bitmediğini gösteriyor.

Ama burada abartıya gerek yok. Ethereum tarafındaki girişler Bitcoin’e göre hâlâ daha küçük ve daha seçici. ETH yatırımcısı, Bitcoin yatırımcısından farklı düşünüyor.

Bitcoin daha sade bir yatırım hikâyesi taşıyor: sınırlı arz, kurumsal rezerv, makro alternatif.

Ethereum ise daha karmaşık: ağ kullanımı, staking, uygulama gelirleri, Layer-2 ekosistemi, token ekonomisi, regülasyon netliği ve kurumsal kullanım.

Bu yüzden Ethereum tarafındaki kurumsal para daha seçici hareket ediyor. Risk iştahı iyiyken ETH daha hızlı toparlanabilir. Ama savaş, dolar ve tahvil baskısı geri geldiğinde ETH daha kırılgan hale gelir.

Ben Ethereum tarafını bu hafta şöyle okuyorum:

ETH ETF’lerinde ilgi var ama henüz güçlü bir kurumsal dalga yok.

Türev piyasa tarafında bu hafta karışık bir tablo vardı. Bitcoin’de fiyat dar bir alanda kalırken, opsiyon ve vadeli tarafta yatırımcılar Fed ve bilanço haftasına karşı daha korumacı davrandı. Büyük bir kaldıraç çılgınlığı görmedim. Bu olumlu.

Çünkü ETF akışları zayıfken ve makro belirsizlik yüksekken aşırı kaldıraç birikmesi piyasayı kırılganlaştırır. Şu an kriptoda daha çok bekleme ve pozisyon ayarlama davranışı var.

Ama burada güçlü pozitif bir sinyal de yok. Çünkü türev piyasa coşkulu değil. Spot talep zayıf. ETF akışları kararsız. Bu üçlü tablo, kriptonun neden Nasdaq kadar güçlü tepki veremediğini açıklıyor.

Ben kripto likiditesini şöyle okuyorum:

Panik yok.
Ama güçlü alım iştahı da yok.
Piyasa hâlâ teyit bekliyor.

Global tarafta haftanın en önemli başlığı ABD–İran savaşı ve Hürmüz Boğazı oldu.

İran’ın bazı gemi geçişlerini durdurması ve bazı tankerleri geri çevirmesi petrol piyasasında yeni risk primi yarattı. Brent petrol 90 doların üzerine çıktı. Temmuz boyunca petrolde görülen güçlü yükseliş, savaşın piyasa üzerindeki etkisinin geçici olmadığını gösterdi.

Bu savaş artık sadece jeopolitik haber değil. Finansal fiyatlamanın içine girmiş bir makro değişken.

Petrol yükselirse enflasyon beklentisi bozulur.
Enflasyon beklentisi bozulursa Fed rahatlayamaz.
Fed rahatlayamazsa tahvil faizleri yüksek kalır.
Tahvil faizleri yüksek kalırsa teknoloji ve kripto baskı hisseder.
Dolar güçlü kalırsa global likidite daralır.

Bu zincir bu haftanın ana matematiğiydi.

Hafta içinde diplomasi beklentileri tamamen kaybolmadı. Ama piyasa artık sadece “görüşme var” haberine güvenmiyor. Gerçek petrol akışı, tanker geçişleri, sigorta maliyetleri ve enerji fiyatı ne söylüyor, ona bakıyor.

Ben bu yüzden ABD–İran dosyasını önümüzdeki haftalarda da bültenin merkezinde tutacağım. Çünkü bu dosya kapanmadan Fed, petrol, dolar ve kripto aynı anda rahatlayamaz.

Kripto regülasyonu tarafında ise ana başlık stablecoinler ve kurumsal saklama hizmetleri olmaya devam ediyor. Uzun vadede bu alanın finansal sisteme entegre olması pozitif. Ama kısa vadede piyasa regülasyondan çok likiditeye bakıyor.

Likidite yoksa anlatı tek başına yetmez.

Birincisi petrol ve Hürmüz Boğazı.
Brent 90 dolar üzerinde kalırsa enflasyon korkusu canlı kalır. Hürmüz’de yeni aksama gelirse enerji piyasası tekrar sertleşir.

İkincisi tahvil faizleri.
10 yıllık faiz yüzde 4,7 çevresinde, 30 yıllık faiz yüzde 5,2 üzerinde kaldıkça Nasdaq ve kripto için rahat bir zemin oluşmaz.

Üçüncüsü dolar.
DXY 101 çevresinde güçlü kalmaya devam ederse Bitcoin ve Ethereum üzerindeki likidite baskısı sürer. Dolar gevşemeden kriptoda kalıcı rahatlama zor.

Dördüncüsü ETF akışları.
Bitcoin ETF’lerinde 31 Temmuz’daki sert çıkış tek günlük bir risk azaltma mı, yoksa yeni bir zayıflığın başlangıcı mı? Kriptoda asıl cevabı burada arayacağım.

Beşincisi Ethereum’un ayrışması.
ETH ETF’leri küçük de olsa pozitif kalmaya devam ederse Ethereum kısa vadede Bitcoin’e göre daha dirençli durabilir. Ama girişler kesilirse bu ayrışma hızlı bozulur.

Altıncısı büyük teknoloji bilançolarının devamı.
Microsoft ve Amazon piyasayı rahatlattı. Şimdi soru şu: diğer büyük teknoloji şirketleri de AI harcamalarını gelir ve nakit akışına çevirebildiğini gösterebilecek mi?

Yedincisi Fed üyelerinin açıklamaları.
Fed sabit kaldı ama kurul içinde faiz artışı isteyen üyeler var. Önümüzdeki hafta gelecek konuşmalar eylül beklentisini doğrudan etkileyebilir.

27 Temmuz – 2 Ağustos haftasını ben “AI moral verdi, makro izin vermedi” haftası olarak okuyorum.

Fed faizi sabit tuttu ama rahatlatmadı.
PCE yumuşadı ama petrol yükseldi.
Dolar güçlü kaldı.
Tahvil faizleri yukarıda kaldı.
Microsoft ve Amazon AI hikâyesini tekrar canlandırdı.
Apple zayıf kaldı.
Bitcoin ETF’lerinde çıkış geldi.
Ethereum tarafı ise küçük ama dirençli bir akış gösterdi.

Bu yüzden piyasa tamamen kötü değil. Ama rahat da değil.

Ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım.

Piyasanın gerçekten güçlenmesi için dört şeyin aynı anda olması gerekiyor:

Petrol sakinleşmeli.
Tahvil faizleri gevşemeli.
Dolar baskı kurmamalı.
ETF girişleri yeniden istikrarlı hale gelmeli.

Bu dört şart oluşursa risk iştahı daha sağlıklı hale gelir.

Ama petrol yüksek kalır, Fed üyeleri şahin konuşur ve Bitcoin ETF çıkışları devam ederse, bu haftaki Nasdaq toparlanması daha geniş piyasa için kalıcı bir rahatlama değil, yalnızca Microsoft ve Amazon’un taşıdığı dar bir bilanço rallisi olarak kalır.

Benim için bu haftanın özü şu:

Piyasa AI’a hâlâ inanıyor. Ama faiz, petrol ve ETF akışı aynı anda izin vermeden bu inanç tek başına yetmez.

Artık Kaptanlara Abonelikler aracılığı ile de ulaşabilirsiniz. Bu abonelikler X üzerinden sağlanıyor. (Substack üzerinden herhangi bir özel paylaşım yapılmamaktadır.)

Aboneliklere ulaşabilmek için:

MrTrader : https://x.com/MrTradeer/creator-subscriptions/subscribe

TheArfi : https://x.com/ParabolArf/creator-subscriptions/subscribe

HeisenbergTrx : https://x.com/heisenbergtrx/creator-subscriptions/subscribe

Geçen hafta verdiğimiz HTF direnç bölgesinden fiyat ret yedi. 66-67k civarından yenilen ret sonrasında fiyat. 62500 e kadar gevşedi.
Şimdi karşımıza gelen senaryoda 61300-59500 aralığına doğru bir düşüş düzeltmenin devamını görebiliriz. Fiyatı bu bölge tutarsa artık hedefler 63-67-71k olarak hedeflemeler devam edebilir.

ETH için destek seviyeleri 1720-1650-1580 seviyeleri görünüyor.
ilk dirençler 1909-2130 olarak karşımıza geliyor.

USDT.D tarafında geçen hafta bahsettiğimiz beklenti harfiyen devam ediyor.
olası btc gevşemesi ile dominance dirence doğru gidecek ve sonrasında marketin artık desteğe geldiğini bize tekrardan gösterebilir. Spot alımlar için bu seviyelere bakmak lazım.

No posts

Read the original on barbarianstrading.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.