3–9 Ağustos haftasını ben tek bir cümleyle şöyle okuyorum: piyasa kötü istihdam verisini kötü haber olarak değil, Fed’in elini bağlayan bir rahatlama sinyali olarak fiyatladı.
Bu hafta piyasada ilk bakışta garip bir denklem vardı. ABD ekonomisi temmuzda istihdam kaybetti. Normalde bu zayıf büyüme korkusu yaratır. Ama Wall Street bunu “Fed eylülde tekrar faiz artırmakta zorlanır” diye okudu. Tahvil faizleri geriledi, dolar zayıfladı, teknoloji hisseleri yeniden güçlendi ve S&P 500 rekor kapanış yaptı. Nasdaq ise haftalık bazda nisan ayından bu yana en güçlü haftalarından birini yaşadı.
Ama bu rahatlamanın altında hâlâ iki büyük risk var.
Birincisi, ABD–İran hattı kapanmadı. Hürmüz Boğazı için anlaşma ihtimali konuşuldu ama İran tarafı bunun tek başına geçişleri normalleştirmeye yetmeyeceğini söyledi. Hafta içinde petrol önce sert düştü, sonra İran’ın yeni şartları ve gemi geçişlerine dair gerilimlerle yeniden yükseldi. Yani enerji tarafında tam bir rahatlama yok.
İkincisi, Fed’in işi kolaylaşmadı. İstihdam zayıfladı ama enflasyon hâlâ hedefin üzerinde. Petrol yeniden sıçrayabilirse, Fed aynı anda hem zayıflayan işgücü piyasasını hem de yukarı risk taşıyan enflasyonu yönetmek zorunda kalacak.
Benim haftalık ana cümlem şu:
Piyasa Fed korkusunu azalttı, ama savaş ve enflasyon dosyasını kapatmadı.
ABD MERKEZLİ GELİŞMELER
ABD tarafında haftanın en önemli verisi açık ara istihdamdı. Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azaldı. Beklenti pozitif istihdam artışıydı. Üstelik önceki iki aya dair veriler de aşağı revize edildi. Yani işgücü piyasasında yavaşlama tek aylık bir hata gibi değil, daha geniş bir soğuma sinyali gibi okundu.
İşsizlik oranı ise 4,1’e geriledi. İlk bakışta bu güçlü görünebilir. Ama detayda işgücüne katılımın düşmesi var. Yani işsizlik oranının düşmesi tamamen güçlü istihdam yaratımından gelmiyor. Daha az kişi işgücüne dahil olduğu için oran aşağı geliyor.
Ben bu veriyi şöyle okuyorum:
ABD işgücü piyasası artık “çok güçlü” değil.
Ama tam anlamıyla “kriz” de değil.
Daha doğru ifade şu: düşük işe alım, düşük işten çıkarma, zayıflayan momentum.
ADP özel sektör istihdam verisi de aynı resmi destekledi. Temmuzda özel sektör sadece 44 bin iş ekledi. Bu, beklentinin altındaydı. Yani resmi veriyle özel sektör verisi aynı yöne işaret etti: işe alım tarafı belirgin şekilde yavaşlıyor.
Haftanın diğer önemli makro tarafı PMI verileriydi. Temmuzda imalat PMI 55,6’ya yükseldi ve son yılların en güçlü seviyelerinden birini gördü. Yeni siparişler güçlendi, fabrika istihdamı toparlandı ama fiyat göstergeleri hâlâ yüksek kaldı. Hizmet PMI da 54,6 ile büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü.
Bu tablo çok önemli.
Çünkü bir tarafta işgücü yavaşlıyor. Diğer tarafta üretim ve hizmet aktivitesi hâlâ büyüyor. Bu da Fed açısından net bir rahatlama yaratmıyor. Ekonomi tamamen bozulmadığı için Fed hızlı destek vermek zorunda değil. Ama istihdam bu kadar zayıfladığı için Fed’in yeni faiz artışı yapması da zorlaşıyor.
Ben ABD makro tarafını bu hafta şöyle okuyorum:
Büyüme tamamen kırılmadı, ama işgücü piyasası Fed’e “dikkatli ol” dedi.
FED: FAİZ ARTIŞI KORKUSU AZALDI, AMA RAHATLIK TAM GELMEDİ
Bu hafta piyasadaki en büyük değişim Fed beklentilerinde oldu. Önceki haftalarda eylül ayında yeni bir faiz artışı ihtimali ciddi şekilde konuşuluyordu. Fakat temmuz istihdam verisinin zayıf gelmesiyle piyasa bu ihtimali geri çekti.
Ben bunu riskli varlıklar açısından olumlu görüyorum. Çünkü Nasdaq ve kripto için en ağır senaryo, güçlü büyüme + yüksek enflasyon + şahin Fed üçlüsüydü. Bu hafta işgücü piyasası o denklemin bir ayağını zayıflattı.
Ama burada dikkatli olmak gerekiyor.
Fed’in işi hâlâ kolay değil. Çünkü enflasyon tarafında gelecek hafta CPI ve PPI verileri açıklanacak. Eğer enflasyon yeniden yukarı sürpriz yaparsa, zayıf istihdam verisi tek başına Fed’i rahatlatmaya yetmez.
Bu yüzden ben Fed tarafını şöyle okuyorum:
Faiz artışı ihtimali azaldı.
Ama faiz indirimi hikâyesi başlamadı.
Fed hâlâ beklemek zorunda.
Bu ayrım çok önemli. Piyasa “Fed artırmayabilir” diye yükseldi. Ama bu, “Fed gevşemeye başlıyor” anlamına gelmiyor. Arada büyük fark var.
DOLAR ENDEKSİ: ZAYIF İSTİHDAM DOLARI AŞAĞI İTTİ
Dolar endeksi bu hafta belirgin şekilde zayıfladı. DXY, zayıf istihdam verisi sonrası 99,5 civarına kadar geriledi ve haftayı ikinci kez düşüşle kapattı.
Kripto yatırımcısı için bu önemli bir başlık.
Çünkü Bitcoin ve Ethereum sadece kendi iç dinamikleriyle fiyatlanmıyor. Dolar likiditesi bu piyasada çok kritik. Dolar zayıfladığında, global risk iştahı için alan açılır. Özellikle ETF talebi de aynı dönemde pozitife dönüyorsa, doların geri çekilmesi kriptoya ekstra nefes verir.
Ama ben burada da temkinliyim. Dolar tamamen çözülmedi. Çünkü ABD–İran hattı hâlâ açık. Hürmüz riski yeniden büyürse, güvenli liman talebi doları tekrar destekleyebilir. Ayrıca enflasyon verileri yukarı gelirse Fed beklentisi yeniden sertleşebilir.
Bu yüzden dolar tarafındaki mesaj şu:
DXY bu hafta kriptoya yardım etti, ama bu yardım kalıcı olmak zorunda değil.
TAHVİL PİYASASI: HAFTANIN EN ÖNEMLİ RAHATLAMA KANALI
Tahvil piyasası bu hafta riskli varlıklar için nefes alanı açtı. Zayıf istihdam verisi sonrası özellikle kısa vadeli tahvil faizleri geriledi. 2 yıllık tahvil faizi belirgin şekilde düştü. 10 yıllık tahvil faizi de 4,65 civarına gevşedi.
Bu hareket Nasdaq için çok önemliydi. Çünkü son haftalarda teknoloji hisseleri üzerinde en büyük baskı yüksek tahvil faiziydi. 10 yıllık faiz 4,7 üzerine çıktığında AI şirketlerinin değerlemesi daha zor savunuluyor. 2 yıllık faiz yükseldiğinde ise piyasa Fed’in daha şahin olacağını düşünüyor.
Bu hafta tahviller bize şu mesajı verdi:
“Fed eylülde rahat davranmak zorunda kalabilir.”
Ama bu rahatlama da sınırsız değil. 10 yıllık faiz hâlâ düşük değil. 4,6 üzerindeki bir 10 yıllık getiri hâlâ teknoloji ve kripto için ciddi bir alternatif maliyet yaratıyor.
Ben tahvil piyasasını şöyle okuyorum:
Tahviller bu hafta piyasaya nefes verdi. Ama hâlâ tam gevşeme hikâyesi yazmadı.
US100 VE NASDAQ: TEKNOLOJİ YENİDEN LİDERLİĞİ ALDI
Nasdaq bu haftayı güçlü geçirdi. Haftalık bazda yüzde 5’in üzerinde yükseliş görüldü ve nisan ayından bu yana en iyi haftalardan biri yaşandı. S&P 500 de rekor kapanış yaptı. Dow Jones da güçlüydü ama haftanın asıl liderliği yine teknoloji ve büyüme hisselerindeydi.
Pazartesi ve salı günkü güçlü yükselişler piyasanın tekrar risk almaya başladığını gösterdi. Özellikle salı günü Dow ve S&P 500 rekorlara giderken Nasdaq da yüzde 2’nin üzerinde prim yaptı. Bu hareketin arkasında iki ana neden vardı: petrolün düşmesi ve AI bağlantılı bilançoların yeniden güven vermesi.
Palantir haftanın en dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Şirketin güçlü büyüme beklentileri ve AI gelirleri yatırımcıyı heyecanlandırdı. Hisse sert yükseldi ve AI temasının hâlâ canlı olduğunu gösterdi.
Çip ve yarı iletken tarafı da haftanın başında güçlüydü. Semiconductor hisselerinde ciddi toparlanma gördük. Ama haftanın ortasında AMD ve SpaceX tarafındaki satışlar, piyasanın AI harcamalarına hâlâ seçici yaklaştığını gösterdi.
AMD beklentileri aşsa bile yatırımcı daha büyük bir AI getirisi görmek istedi. SpaceX ise halka açık şirket olarak ilk bilançosunda beklentileri aşmasına rağmen AI ve Starlink yatırımlarının maliyeti nedeniyle baskı gördü. Bu çok önemli bir mesaj.
Piyasa artık sadece “AI var” diye yükselmiyor. Şunu soruyor:
Bu AI harcaması ne zaman nakde dönecek?
Bu yatırım marjları ne kadar baskılayacak?
Bu büyüme gerçekten sürdürülebilir mi?
Nvidia tarafında ise hikâye daha güçlü kaldı. Büyük şirketlerin AI altyapı harcamaları devam ettiği sürece Nvidia hâlâ ana kazanan olarak görülüyor. Microsoft ve Amazon gibi devlerin önceki haftalardaki güçlü AI sinyalleri de Nvidia ve genel çip zincirine destek vermeye devam etti.
Benim Nasdaq yorumum şu:
Teknoloji yeniden liderliği aldı, ama piyasa artık AI içinde kalite seçiyor.
Her AI hissesi aynı değil.
Her büyüme hikâyesi aynı değil.
Her bilanço aynı ödülü almıyor.
Bu, sağlıklı bir ayrışma.
BITCOIN ETF’LERİ: KURUMSAL PARA GERİ DÖNDÜ, AMA HÂLÂ TEST AŞAMASINDA
Kripto tarafında haftanın en önemli gelişmesi Bitcoin ETF akışlarıydı. Temmuzun zayıf kapanışından sonra ağustosun ilk haftasında Bitcoin ETF’lerine güçlü para girişi gördük. Haftanın ilk üç işlem gününde toplam giriş 600 milyon doların üzerine çıktı. BlackRock’ın IBIT ürünü bu girişlerin önemli bölümünü aldı.
4 Ağustos’ta Bitcoin ETF’lerine yaklaşık 211 milyon dolar net giriş görüldü. 5 Ağustos’ta da girişler devam etti. Haftanın sonuna doğru giriş temposu yavaşlasa da tablo, temmuz sonundaki çıkış havasına göre çok daha pozitifti.
Ben bunu kripto açısından önemli bir sinyal olarak görüyorum. Çünkü Bitcoin için artık ETF akışları, fiyat davranışının merkezinde. Kurumsal para spot piyasaya doğrudan değil, ETF kanalıyla geliyor. Bu kanal güçlenirse Bitcoin’in makro rahatlamadan daha fazla faydalanma ihtimali artıyor.
Ama yine de temkinliyim.
Çünkü birkaç günlük giriş, kalıcı trend anlamına gelmez. Özellikle ABD–İran savaşı, dolar, tahvil ve enflasyon verileri hâlâ piyasayı çok hızlı değiştirebilir.
Bitcoin hafta boyunca 63–65 bin dolar çevresinde dengede kaldı. Fiyatın güçlü ETF girişlerine rağmen patlayıcı bir hareket yapmaması bana şunu söylüyor:
Kurumsal para dönüyor ama piyasa hâlâ tam güvenmiyor.
Benim Bitcoin ETF yorumum şu:
Akış düzeldi, ama güven hâlâ testte.
ETHEREUM ETF’LERİ: DAHA SAKİN AMA DAHA DÜZENLİ BİR TOPARLANMA
Ethereum tarafında da ETF akışları pozitife döndü. Hafta içinde Ethereum spot ETF’lerinde birkaç gün üst üste giriş görüldü. 7 Ağustos’ta yaklaşık 50 milyon dolar civarında net giriş öne çıktı ve bu, dördüncü pozitif gün olarak dikkat çekti. BlackRock’ın ETHA ürünü girişlerde yine güçlü kaldı.
Bu Ethereum için olumlu. Çünkü son haftalarda Bitcoin’e göre daha zayıf ve daha seçici bir ETH talebi vardı. Bu hafta ETH tarafındaki girişlerin devam etmesi, kurumsal yatırımcının Ethereum’u tamamen kenara atmadığını gösterdi.
Ama Bitcoin ile Ethereum arasındaki fark devam ediyor.
Bitcoin daha sade bir yatırım hikâyesi taşıyor: sınırlı arz, ETF kanalı, makro alternatif, kurumsal rezerv anlatısı.
Ethereum ise daha karmaşık: ağ kullanımı, staking, uygulama gelirleri, Layer-2 ekosistemi, token ekonomisi ve regülasyon netliği.
Bu yüzden ETH’ye gelen para daha seçici. Risk iştahı güçlüyken Ethereum toparlanabilir. Ama dolar ve tahvil yeniden baskı kurarsa ETH daha hızlı frene basabilir.
Ben Ethereum tarafını bu hafta şöyle okuyorum:
ETH ETF’leri nefes aldı, ama Bitcoin kadar net bir kurumsal hikâye hâlâ oluşmadı.
TÜREV PİYASA VE LİKİDİTE
Türev piyasada bu hafta aşırı bir kaldıraç taşkınlığı görmedim. Bu olumlu. Çünkü ETF girişleri gelirken kaldıraç da kontrolsüz biçimde şişseydi, piyasada daha kırılgan bir yapı oluşurdu.
Şu an kriptoda daha çok kontrollü pozisyonlanma görüyorum. Yatırımcı geri dönüyor ama bütün riskini masaya koymuyor. Bu aslında sağlıklı olabilir. Çünkü gerçek ve kalıcı yükselişler genelde aşırı kaldıraçla değil, spot talep ve düzenli ETF akışıyla gelir.
Ancak burada hâlâ eksik olan şey güven. Bitcoin ve Ethereum tarafında fiyatlar ayakta ama güçlü bir kopuş için ETF girişlerinin birkaç gün değil, birkaç hafta devam etmesi gerekiyor.
Ben likidite tarafını şöyle okuyorum:
Panik yok.
Talep geri dönüyor.
Ama kaldıraçlı coşku yok.
Bu yüzden piyasa hâlâ teyit bekliyor.
GLOBAL GÜNDEM VE POLİTİK ETKİLER
Bu haftanın global tarafında ana başlık yine ABD–İran savaşı ve Hürmüz Boğazı oldu.
Haftanın başında ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırı planını ertelemesi ve anlaşma umutlarının güçlenmesi petrolü sert şekilde aşağı çekti. Brent ve WTI üç haftanın en düşük bölgelerine kadar gevşedi. Bu durum pazartesi ve salı günü hisse piyasalarına ciddi destek verdi.
Sonra tablo yeniden karıştı. İran ile Oman arasında Hürmüz için bir anlaşma ihtimali konuşuldu. ABD tarafı bir anlaşmanın yakın olduğunu söyledi. Ancak İran, bu anlaşmanın tek başına boğazı tamamen açmaya yetmeyeceğini ve ABD’nin bazı şartları yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Hafta sonunda İran’ın görüşmelere doğrudan dönmeyeceğini açıklaması da belirsizliği artırdı.
Yani piyasada net bir barış hikâyesi yok. Daha çok sürekli değişen bir pazarlık hikâyesi var.
Bu nedenle petrol hafta boyunca çok oynaktı. Bir gün anlaşma umuduyla düşüyor, ertesi gün İran’ın yeni şartlarıyla yükseliyor. Bu oynaklık sadece enerji piyasasını etkilemiyor. Aynı zincir enflasyon beklentisine, tahvil faizlerine, dolara, Nasdaq’a ve kriptoya kadar uzanıyor.
Ben bu savaşı artık sadece jeopolitik başlık olarak görmüyorum.
Bu savaş piyasanın makro denklemine girdi.
Petrol düşerse Fed rahatlar.
Fed rahatlar gibi görünürse tahviller gevşer.
Tahviller gevşerse Nasdaq yükselir.
Dolar zayıflarsa kripto nefes alır.
ETF girişleri bunu desteklerse Bitcoin ve Ethereum güçlenir.
Bu hafta tam olarak bu zincirin çalıştığını gördük. Ama zincir hâlâ kırılgan.
Kripto regülasyonu tarafında ise dikkat çeken başlıklardan biri ABD’nin İran bağlantılı bazı kripto yapıları ve transfer ağlarına yönelik yaptırım adımları oldu. Bu, kripto piyasasına iki ayrı mesaj veriyor. Birincisi, dijital varlıklar artık jeopolitik yaptırım sisteminin de parçası. İkincisi, kurumsal büyüme için regülasyon ve uyum tarafı giderek daha kritik hale geliyor.
Ben bunu uzun vadeli olarak net görüyorum: kripto büyüyecekse sadece fiyatla değil, düzenleyici altyapıyla büyüyecek.
ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇİN BENİM RADARIM
Birincisi CPI verisi.
Gelecek hafta ABD enflasyon verisi açıklanacak. İstihdam zayıfladı ama enflasyon yeniden yukarı sürpriz yaparsa Fed rahatlayamaz. Bu veri haftanın en kritik makro başlığı olacak.
İkincisi PPI ve perakende satışlar.
Üretici fiyatları, petrol ve taşımacılık maliyetlerinin şirketlere ne kadar yansıdığını gösterecek. Perakende satışlar ise zayıf istihdama rağmen tüketicinin harcamaya devam edip etmediğini anlatacak.
Üçüncüsü tahvil faizleri.
10 yıllık tahvil 4,65 çevresinde kalırsa piyasa kontrollü rahatlar. Daha aşağı gelirse Nasdaq ve kripto güç kazanır. Yeniden 4,7 üzerine giderse bu haftaki ralli sorgulanır.
Dördüncüsü dolar.
DXY 99–100 bandında zayıf kalırsa Bitcoin ve Ethereum için alan açılır. Dolar yeniden güçlenirse ETF girişlerinin etkisi sınırlanır.
Beşincisi petrol ve Hürmüz.
İran–Oman hattındaki anlaşma gerçekten geçişleri rahatlatacak mı, yoksa sadece politik bir ara formül mü? Petrolün yönü Fed beklentisini doğrudan etkiler.
Altıncısı Bitcoin ETF akışları.
Haftanın ilk bölümündeki 600 milyon dolar üstü giriş kalıcı bir seriye dönüşecek mi? Kriptoda asıl teyidi burada arayacağım.
Yedincisi Ethereum ETF akışları.
ETH tarafındaki birkaç günlük giriş serisi devam ederse Ethereum Bitcoin’e göre daha güçlü kısa vadeli hikâye kurabilir. Ama girişler kesilirse ETH yine daha kırılgan kalır.
Sekizincisi AI ve bilanço sonrası fiyatlama.
Palantir, AMD, SpaceX, Nvidia, Microsoft, Amazon ve genel çip zinciri hâlâ piyasanın ana motoru. Ama yatırımcı artık sadece büyümeye değil, AI harcamalarının geri dönüşüne bakıyor.
BENİM HAFTALIK SONUÇ CÜMLEM
3–9 Ağustos haftasını ben “kötü veriyle gelen iyi piyasa” haftası olarak okuyorum.
İstihdam zayıfladı.
Fed artış beklentisi düştü.
Dolar geriledi.
Tahviller gevşedi.
S&P 500 rekor kapattı.
Nasdaq güçlü yükseldi.
Bitcoin ETF’lerine para geri döndü.
Ethereum ETF’leri de nefes aldı.
Ama aynı anda Hürmüz dosyası kapanmadı.
Petrol hâlâ çok oynak.
Enflasyon verileri önümüzde.
AI hisselerinde seçicilik devam ediyor.
Kriptoda güven hâlâ test aşamasında.
Ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım.
Çünkü bu piyasanın gerçekten güçlenmesi için dört şeyin aynı anda olması gerekiyor:
Dolar zayıf kalmalı.
Tahvil faizleri gevşemeye devam etmeli.
Petrol ve Hürmüz riski sakinleşmeli.
ETF girişleri birkaç günlük tepki değil, kalıcı akışa dönüşmeli.
Bu dört şart oluşursa risk iştahı daha sağlıklı hale gelir.
Ama CPI yukarı sürpriz yapar, petrol yeniden yükselir ve ETF girişleri zayıflarsa, bu haftaki güçlü ralli sadece Fed korkusunun geçici olarak azalmasından doğan kısa bir rahatlama olarak kalır.
Benim için bu haftanın özü şu:
Piyasa kötü istihdamı sevdi. Ama şimdi iyi enflasyon verisiyle bunu teyit etmek zorunda.
Kaptanlar Kulübü
Artık Kaptanlara Abonelikler aracılığı ile de ulaşabilirsiniz. Bu abonelikler X üzerinden sağlanıyor. (Substack üzerinden herhangi bir özel paylaşım yapılmamaktadır.)
Aboneliklere ulaşabilmek için:
HeisenbergTrx : https://x.com/heisenbergtrx/creator-subscriptions/subscribe
MrTrader : https://x.com/MrTradeer/creator-subscriptions/subscribe
TheArfi : https://x.com/ParabolArf/creator-subscriptions/subscribe
Bitcoin:
Bitcoin tarafında destek üstü de olsa güzel bir aralıktan sekmiş duruyor Tekrar zayıflama gelme ihtimali biraz düştü ama gelirse diye 61300-59600 aralığı takipte olmalı.
66k üstünde tutunur geri çekilme yapmazsa 68-72k ya kadar hareketler görebiliriz.
ETH :
Bitcoine göre daha bullish duruyor ama aktif bir direnç retest bölgesinde 1920-1950 aralığı direnç. Üstüne çıkarsa bu sefer 2100 ü hedefleyebilir.
Destek seviyleri ise 1720-1603 olarak dikkat çekiyor tabiki ara desteklerde var ama HTF olarak bakarsak bu seviyeler dikkat çekiyor.
USDT.D
Marketin direncini desteğini gösterek USDT.D Gevşeme gösterirse spotlardan kar almak için iyi aralıklardan birisi 7,48 seviyesi tekrar alım potası için ise 8,9 seviyesi takip edilebilir.

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.