RSS Amplifier

Barbarians Trading · Jul 19, 2026

13-19 Temmuz | Barbarians Bülten #55

0
Sign in to vote or save

This page did not load. You can still read it on the original site — the toolbar below keeps your place in the directory.

Markette önemli hafta geliyor.


Barbarians Public Telegram Kanalına Ücretsiz Katılabilirsiniz
Yakın zamanda bazı duyurular gelecek.
Link:
https://t.me/+JQbhkXkdpw45NmVk


SOĞUYAN ENFLASYON, ISINAN SAVAŞ, KARARSIZ KRİPTO

13–19 Temmuz 2026 Haftalık Finans Bülteni

13–19 Temmuz haftasını ben tek bir cümleyle şöyle okuyorum: ABD verileri piyasaya nefes aldırdı, ama ABD–İran savaşı o nefesi boğazda bıraktı.

Haftanın başında piyasa savaşla açıldı. ABD’nin İran’a yönelik ablukayı yeniden devreye alması, Hürmüz Boğazı üzerindeki tansiyonu artırdı ve petrol fiyatları bir ayın zirvesine çıktı. Normal şartlarda bu kadar güçlü bir jeopolitik şokta piyasanın daha net riskten kaçış moduna geçmesi beklenirdi. Fakat hafta içinde gelen soğuk CPI, zayıf PPI ve dayanıklı ama aşırı güçlü olmayan tüketim verileri, Fed baskısını bir miktar azalttı.

Yani piyasa bir taraftan “enerji şoku enflasyonu yeniden bozar mı?” diye korktu. Diğer taraftan “mevcut veri Fed’i hemen faiz artırmaya zorlamıyor” diyerek rahatladı.

Bu yüzden bu hafta düz bir hikâye yoktu. Petrol yukarı gitti. Dolar önce gevşedi, sonra yeniden destek buldu. Tahviller bir gün rahatladı, başka gün yeniden stres verdi. Nasdaq haftanın ortasında toparlandı ama cuma günü çip satışlarıyla darbe yedi. Kripto tarafında ise ETF girişleri döndü, fakat o dönüş henüz güçlü bir kurumsal güven hikâyesine dönüşmedi.

Benim haftalık ana cümlem şu:

Piyasa kötü haberi fiyatlıyor, iyi veriye tutunuyor ama hiçbir şeye tam güvenemiyor.

ABD MERKEZLİ GELİŞMELER

ABD tarafında haftanın en önemli başlığı enflasyondu. Haziran CPI verisi beklentilerden daha yumuşak geldi. Piyasa bunu hemen pozitif okudu. Çünkü son haftalarda enerji fiyatları, Hürmüz riski ve savaş maliyeti nedeniyle enflasyonun yeniden sertleşebileceği korkusu büyümüştü. CPI’ın daha sakin gelmesi, en azından o an için Fed üzerindeki faiz artırımı baskısını azalttı.

Ama ben bu veriyi “enflasyon bitti” diye okumuyorum. Daha doğru okuma şu: mevcut veri sakin, ama gelecek risk hâlâ sıcak. Çünkü CPI geçmiş ayın fotoğrafını verir. Petrol ve taşımacılık maliyetlerindeki yeni dalga ise sonraki aylara yansıyabilir. Bu yüzden piyasaya gelen rahatlama önemliydi ama sınırsız değildi.

Haftanın ikinci kritik verisi PPI oldu. Üretici fiyatları haziranda aylık bazda düştü. Bu, şirket maliyetleri açısından olumlu bir sinyaldi. Tüketici enflasyonundan sonra üretici fiyatlarının da yumuşaması, piyasaya “Fed hemen daha sertleşmek zorunda kalmayabilir” mesajı verdi.

Fakat burada da aynı notu düşüyorum: ÜFE bugün düştü diye enerji şoku tamamen bitti diyemeyiz. Hürmüz üzerinden taşımacılık, sigorta, navlun ve petrol maliyeti yeniden yükselirse şirketler bu baskıyı birkaç ay gecikmeyle fiyatlara yansıtabilir.

Perakende satışlar tarafında tablo daha dengeliydi. Haziran perakende satışları sınırlı arttı. Çekirdek satışlar ise daha güçlü kaldı. Bu bize şunu söylüyor: ABD tüketicisi tamamen bozulmadı. Harcama devam ediyor ama herkes aynı güçte harcamıyor. Harcama daha çok yüksek gelirli kesim, online alışveriş ve otomotiv tarafıyla destekleniyor.

İşsizlik maaşı başvurularının 208 bin seviyesine gerilemesi de iş gücü piyasasının hâlâ kırılmadığını gösterdi. Ben bu veriyi Fed açısından şöyle okuyorum: Fed’in acil faiz indirimine gitmesini gerektirecek bir iş gücü çöküşü yok. Ama aynı zamanda CPI ve PPI yumuşadığı için Fed’in hemen faiz artırması da zorlaşıyor.

Yani Fed iki duvar arasında kaldı: savaş kaynaklı gelecek enflasyon riski ve mevcut verideki yumuşama.

FED: PİYASAYA TAM DESTEK YOK, AMA ŞAHİN PANİK DE AZALDI

Fed tarafında bu hafta piyasanın dili biraz yumuşadı. CPI ve PPI verilerinin beklentilerden daha sakin gelmesi, temmuz toplantısı için agresif faiz artışı ihtimalini azalttı. Fakat bu, Fed’in güvercinleştiği anlamına gelmiyor.

Benim Fed okuması şu: Fed şu an faiz artırmak için acele etmiyor, ama faiz indirmek için de yeterli konforu yok.

Çünkü enflasyon verisi sakinleşse bile Orta Doğu savaşı masada. Petrol 80 dolar üstüne çıktığında ve Hürmüz akışı tartışmalı hale geldiğinde Fed bunun birkaç ay sonra fiyatlara yansıma riskini görmezden gelemez.

Bu yüzden Fed’in dili hâlâ temkinli kalacaktır. Piyasa her soğuk veride “rahatlama geliyor” demek istiyor ama Fed’in asıl meselesi tek aylık veri değil, fiyat istikrarının kalıcı olup olmadığı.

Ben burada piyasa için kritik ayrımı şöyle görüyorum:

Fed faiz artırmak zorunda kalmazsa riskli varlıklar nefes alır.
Ama Fed faiz indirimine yaklaşmazsa bu nefes sınırlı kalır.

Bu hafta tam olarak böyle bir nefes gördük.

DOLAR ENDEKSİ: VERİYLE ZAYIFLADI, SAVAŞLA DENGE BULDU

Dolar endeksi hafta içinde sert dalgalandı. CPI sonrası dolar 100,7 civarına kadar gevşedi. PPI verisi sonrası da dolar üzerinde baskı devam etti. Çünkü enflasyon yumuşadıkça piyasa Fed’in daha agresif olmasına gerek kalmayacağını düşündü.

Fakat hafta sonuna doğru ABD–İran hattındaki gerilim yeniden sertleşince doların tamamen çözülmesi engellendi. Jeopolitik stres, güvenli liman talebini yeniden canlı tuttu.

Ben dolar tarafında iki ayrı güç görüyorum.

Birincisi veri kaynaklı zayıflama. CPI ve PPI düşük gelirse dolar düşer çünkü Fed beklentisi yumuşar.

İkincisi savaş kaynaklı destek. Hürmüz riski ve bölgesel saldırılar artarsa dolar güvenli liman olarak yeniden güç kazanır.

Bu hafta bu iki güç birbirini dengeledi. Bu yüzden dolar kripto için tam rahatlatıcı bir hikâye sunmadı. DXY çok sert yükselmedi, evet. Ama global likiditeyi rahatlatacak kadar da zayıflamadı.

Bitcoin ve Ethereum için asıl pozitif ortam, doların sadece düşmesi değil; dolar, tahvil ve petrolün aynı anda sakinleşmesiyle oluşur. Bu hafta bu üçlü aynı anda sakinleşmedi.

TAHVİL PİYASASI: RAHATLAMA GELDİ AMA STRES BİTMEDİ

Tahvil piyasası bu hafta çok önemli sinyaller verdi. CPI sonrası 2 yıllık tahvil faizi yaklaşık 7 baz puan, 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 4 baz puan geriledi. PPI verisi sonrası da tahvil getirilerinde yumuşama devam etti. Bu hareket Nasdaq ve kripto için kısa vadeli nefes alanı açtı.

Fakat seviyeler hâlâ rahat değil.

10 yıllık tahvil faizi 4,5 bölgesinin üzerinde kalmaya devam etti. 30 yıllık tahvil faizi de 5 civarında. Bu, piyasanın hâlâ uzun vadeli enflasyon, borçlanma maliyeti ve savaş riski konusunda temkinli olduğunu gösteriyor.

Ben tahvil piyasasını bu dönemde en dürüst ekran olarak görüyorum. Çünkü hisse senedi piyasası bazen hikâyeye, kripto bazen umuda, teknoloji bazen büyüme anlatısına tutunur. Ama tahvil piyasası doğrudan para maliyetini fiyatlar.

Bu hafta tahviller bize şunu söyledi:

Evet, veri rahatladı. Ama savaş, petrol ve uzun vadeli enflasyon riski tamamen bitmedi.

Bu yüzden Nasdaq’ın haftanın ortasında toparlanmasını anlamlı buluyorum ama tahviller bu kadar yüksek kalırken kalıcı rahatlama için henüz erken olduğunu düşünüyorum.

US100 VE NASDAQ: HAFTA ORTASINDA NEFES, HAFTA SONUNDA ÇİP SATIŞI

Nasdaq haftaya baskıyla başladı. ABD–İran ablukası, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Hürmüz riski özellikle teknoloji hisselerini vurdu. Pazartesi günü teknoloji tarafında satış öne çıktı ve Nasdaq kayıpların merkezindeydi.

Salı ve çarşamba günü ise tablo değişti. CPI ve PPI verilerinin yumuşak gelmesi, tahvil faizlerini aşağı çekti ve teknoloji hisselerine nefes aldırdı. Büyük bankaların güçlü bilançoları da genel risk iştahını destekledi.

Fakat haftanın sonuna doğru çip hisselerinde sert satış gördük. Semiconductors tarafındaki zayıflık Nasdaq’ın yeniden baskı altına girmesine neden oldu. Cuma günü Nasdaq yüzde 1’in üzerinde düşerken, S&P 500 de zayıf kapattı. Bu satış bize çok önemli bir şeyi gösterdi: AI hikâyesi hâlâ piyasanın ana motoru ama o motor artık yoruluyor.

Nvidia, AMD, Intel, Broadcom ve diğer yarı iletken isimleri bu haftanın en kritik ekranıydı. Piyasa artık sadece “AI büyüyor” cümlesini satın almıyor. Şunu soruyor: Bu kadar çip talebi, veri merkezi yatırımı ve sermaye harcaması gerçekten sürdürülebilir kâra dönüşecek mi?

Alphabet ve Intel bilançoları önümüzdeki hafta AI ticareti açısından daha da önemli olacak. Çünkü yatırımcı artık büyük teknoloji şirketlerinin yalnızca gelir büyümesini değil, AI yatırımlarının nakit akışı üzerindeki etkisini de izliyor.

Apple tarafında büyük bir kırılma yoktu ama piyasa şirketin AI tarafında daha net ürün ve gelir etkisi göstermesini bekliyor. Microsoft daha savunmacı kaldı çünkü bulut ve kurumsal yazılım gelirleri yatırımcıya daha güvenilir geliyor. Meta, AI altyapı harcamalarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Tesla ise faiz, risk iştahı ve bilanço beklentilerine daha duyarlı bir şekilde dalgalandı.

Benim Nasdaq yorumum şu:

AI hikâyesi bitmedi. Ama piyasa artık AI içinde bile kalite, maliyet ve gerçek getiri ayrımı yapıyor.

BITCOIN ETF’LERİ: BÜYÜK ÇIKIŞTAN SONRA PARA GERİ DÖNDÜ AMA GÜVEN TAM DEĞİL

Kripto tarafında haftanın en önemli başlığı yine ETF akışlarıydı.

Hafta Bitcoin ETF’leri için sert başladı. 13 Temmuz’da yaklaşık 425 milyon dolarlık büyük bir çıkış görüldü. Bu, piyasanın savaş, petrol ve Fed belirsizliğine karşı ne kadar hassas olduğunu gösterdi.

Ama ertesi gün tablo tersine döndü. 14 Temmuz’da Bitcoin ETF’lerine yaklaşık 181 milyon dolarlık net giriş geldi. 15 Temmuz’da yaklaşık 108 milyon dolar, 16 Temmuz’da ise yaklaşık 79 milyon dolar civarında ek giriş görüldü. Yani hafta başındaki büyük çıkıştan sonra para yeniden içeri dönmeye çalıştı.

Ben bunu net bir boğa sinyali olarak değil, kurumsal kararsızlık olarak okuyorum.

Çünkü güçlü ve sağlıklı bir ETF talebinde para birkaç gün üst üste aynı yönde akar. Burada ise önce büyük çıkış, sonra toparlanma var. Bu bize şunu gösteriyor: kurumsal yatırımcı Bitcoin’i tamamen bırakmıyor ama risk artınca da pozisyonu hızlı küçültüyor.

Bitcoin hafta sonunda 64–65 bin dolar bölgesinde tutunmaya çalıştı. Fiyatın büyük ETF çıkışına rağmen tamamen çözülmemesi olumlu. Ancak gerçek kurumsal dönüş için tek tek günlük girişler değil, haftalar süren net pozitif akış gerekiyor.

Benim Bitcoin ETF yorumum şu:

Para geri dönüyor ama hâlâ ürkek.

Subscribe now

ETHEREUM ETF’LERİ: BITCOIN’E GÖRE DAHA DÜZENLİ AMA DAHA KÜÇÜK BİR TOPARLANMA

Ethereum tarafında ETF akışları Bitcoin’e göre daha küçük ama daha düzenli bir toparlanma sinyali verdi. 14 Temmuz’da Ether ETF’lerine yaklaşık 58 milyon dolar giriş geldi. 15 Temmuz’da ise yaklaşık 54 milyon dolar civarında ek giriş görüldü. Bu girişlerde BlackRock’ın ETH ürünü öne çıktı.

Ben bu tabloyu Ethereum açısından olumlu ama sınırlı görüyorum.

Olumlu taraf şu: ETH ETF’leri tamamen unutulmuş değil. Kurumsal yatırımcı hâlâ Ethereum tarafına bakıyor.

Sınırlı taraf ise şu: Ethereum hâlâ Bitcoin kadar sade ve güçlü bir makro hikâye taşımıyor. Bitcoin kurumsal rezerv, sınırlı arz ve makro alternatif anlatısıyla daha kolay konumlandırılıyor. Ethereum ise ağ kullanımı, staking, uygulama geliri, Layer-2 ekosistemi ve regülasyon netliği gibi daha fazla değişkene bağlı.

Bu yüzden ETH’de kurumsal para geldiğinde hareket hızlı olabilir, ama risk arttığında para aynı hızla geri de çekilebilir.

ETH hafta sonunda 1.600 dolar çevresinde dengede kaldı. Bu seviyede ETF girişleri destek veriyor ama Ethereum’un Bitcoin’den bağımsız güçlü bir hikâye kurması için ağ aktivitesinde ve kurumsal kullanımda daha net veri gerekiyor.

TÜREV PİYASA VE LİKİDİTE: POZİSYON VAR, TAŞKINLIK YOK

Türev piyasa tarafında bu hafta aşırı kaldıraçlı bir coşku görmedim. Bu önemli. Çünkü spot ETF akışları gün içinde sert yön değiştirirken türev piyasada büyük kaldıraç birikimi olsaydı, savaş manşetleri çok daha sert tasfiyeler yaratabilirdi.

Bitcoin tarafında opsiyon ve vadeli işlemlerde pozisyon alma isteği var. Ama bu istek henüz kontrolsüz bir kaldıraç çılgınlığına dönüşmüş değil.

Ben bunu sağlıklı bir zemin olarak okuyorum. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: spot talep yeterince güçlü olmazsa, türev tarafındaki pozisyonlanma tek başına kalıcı trend yaratamaz.

Kripto piyasasında kalıcı güç için üç şeyin birlikte oluşması gerekiyor:

Spot talep, ETF girişleri ve temiz türev yapısı.

Bu hafta temiz türev yapısı vardı. ETF girişleri karışıktı. Spot talep ise hâlâ tam ikna edici değildi.

GLOBAL GÜNDEM VE POLİTİK ETKİLER

Bu haftanın ana politik başlığı net şekilde ABD–İran savaşıydı.

Haftanın başında ABD’nin İran’a yönelik ablukayı yeniden devreye alması ve Hürmüz Boğazı üzerinden geçen ticaretin baskılanması petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Hafta içinde ABD’nin yeni saldırıları ve İran’ın Körfez ülkelerindeki ABD varlıklarına dönük hamleleri tansiyonu daha da yükseltti. Hafta sonuna gelindiğinde iki ABD askerinin öldüğü, ABD’nin İran’a yeni hava saldırıları düzenlediği ve bölgesel savaş riskinin yeniden büyüdüğü bir tablo oluştu.

Burada piyasa açısından en kritik nokta Hürmüz.

Çünkü dünyadaki petrol akışının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor. Hürmüz’deki her aksama yalnızca petrol fiyatını değil; navlun, sigorta, enerji enflasyonu, şirket marjları, Fed beklentisi ve tahvil faizlerini de etkiliyor.

Ben bu savaşı artık sadece jeopolitik başlık olarak görmüyorum. Bu savaş doğrudan makro fiyatlama değişkeni haline geldi.

Petrol yükselirse enflasyon beklentisi bozulur.
Enflasyon beklentisi bozulursa Fed rahatlayamaz.
Fed rahatlayamazsa dolar ve tahviller yüksek kalır.
Dolar ve tahviller yüksek kalırsa Nasdaq ve kripto zorlanır.

Bu zincir haftanın ana piyasa matematiğiydi.

G7, Davos veya Dünya Ekonomik Forumu bu haftanın ana takvim başlığı değildi. Ancak küresel gündemde enerji güvenliği, savunma harcamaları ve teknoloji tedarik zinciri daha da öne çıktı. Özellikle çip üretimi, AI altyapısı ve savunma sanayii artık sadece şirket hikâyesi değil; ülkelerin stratejik güvenlik dosyası haline geldi.

Kripto regülasyonu tarafında ise ABD’de dijital varlık yasalarına dair ilerleme hâlâ netleşmedi. Piyasa ETF akışlarına bakıyor ama kripto için gerçek kurumsal zemin yalnızca ETF değil. Stablecoin regülasyonu, saklama standartları, banka entegrasyonu ve tokenizasyon da önümüzdeki dönemin ana başlıkları olmaya devam edecek.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇİN BENİM RADARIM

Birincisi petrol ve Hürmüz Boğazı.
ABD–İran gerilimi yeni saldırılarla büyürse petrol üzerindeki risk primi artar. Petrolün yükselmesi enflasyon ve Fed beklentisini yeniden sertleştirir.

İkincisi tahvil faizleri.
10 yıllık tahvil faizi 4,5 üzerinde kalmaya devam ederse Nasdaq ve kripto üzerindeki baskı sürer. Tahviller gevşerse riskli varlıklar nefes alır.

Üçüncüsü dolar.
DXY 100–101 bölgesinden yukarı koparsa kripto için alan daralır. Dolar yeniden zayıflarsa ETF girişlerinin etkisi daha güçlü hissedilir.

Dördüncüsü ETF akışları.
Bitcoin ETF’lerinde hafta başındaki büyük çıkıştan sonra gelen girişler kalıcı mı, yoksa sadece tepki mi? Kriptoda gerçek cevabı burada arayacağım.

Beşincisi Ethereum’un pozitif ayrışması.
ETH ETF girişleri birkaç gün daha devam ederse Ethereum yeniden Bitcoin’e göre daha güçlü bir kısa vadeli hikâye kurabilir. Ama girişler kesilirse bu hareket sınırlı kalır.

Altıncısı büyük teknoloji bilançoları.
Alphabet, Intel, Tesla ve çip tarafındaki şirketlerden gelecek mesajlar AI rallisinin devam edip etmeyeceğini gösterecek. Özellikle sermaye harcaması ve AI gelir dönüşü kritik olacak.

Yedincisi Fed dili.
CPI ve PPI yumuşadı ama savaş ısınıyor. Fed üyeleri hangi tarafa ağırlık verecek? Bu soru dolar, tahvil ve kripto için belirleyici olacak.

BENİM HAFTALIK SONUÇ CÜMLEM

13–19 Temmuz haftasını ben “veri rahatlatıyor, savaş bozuyor” haftası olarak okuyorum.

CPI yumuşadı.
PPI düştü.
Perakende satışlar ekonominin hâlâ ayakta olduğunu gösterdi.
ETF tarafında para yeniden içeri dönmeye çalıştı.

Ama aynı anda ABD–İran savaşı sertleşti.
Petrol yükseldi.
Hürmüz riski büyüdü.
Çip hisseleri haftanın sonunda sert satış yedi.
Tahviller hâlâ rahat değil.

Bu yüzden ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım.

Piyasanın gerçekten güçlenmesi için sadece iyi veri yetmez. Petrolün sakinleşmesi, tahvillerin gevşemesi, doların baskı kurmaması ve ETF girişlerinin birkaç gün değil birkaç hafta devam etmesi gerekir.

Eğer bu zincir kurulursa risk iştahı daha sağlıklı hale gelir.

Ama ABD–İran hattı yeniden kontrolden çıkarsa, bu haftaki veri rahatlaması piyasanın savaş gürültüsü içinde kısa süreli aldığı bir nefes olarak kalır.Kaptanlar Kulübü

Artık Kaptanlara Abonelikler aracılığı ile de ulaşabilirsiniz. Bu abonelikler X üzerinden sağlanıyor. (Substack üzerinden herhangi bir özel paylaşım yapılmamaktadır.)

Aboneliklere ulaşabilmek için:

HeisenbergTrx : https://x.com/heisenbergtrx/creator-subscriptions/subscribe

TheArfi : https://x.com/ParabolArf/creator-subscriptions/subscribe

MrTrader : https://x.com/MrTradeer/creator-subscriptions/subscribe


Bitcoin:

HTF de istediğimiz akümülasyon bölgesinde olan BTC nin aldığı ilk tepki çok güzel.

Küçük zaman diliminde baktığımızda ise 61k civarında da bir destek var dirençler ise 67k civarında görünüyor. Fiyatrın 4sa zaman diliminide yüksek tepe yüksek dip yapması fiyatın yükselme isteğinin devam ettiğini gösteriyor.


ETH:


Desteklerden güzel hareketlenmeler yapan ETH için özellikle 1650 desteğini kaybetmediği senaryoda hedefinin 2100 olduğunu söylemek gerekiyor. Uzun zamandır ETH ın daha güçlü desteklere indiğini söyleme anlatma sebebimiz tam olarak buydu.


Total:

Total marketcap için 2T$ seviyesindeki destek önemli altına düşmeden fiyatın tutunması 2,4T$ a kadar hareketler getirebilir.


Read on barbarianstrading.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.