6–12 Temmuz 2026 Haftalık Finans Bülteni
6–12 Temmuz haftasını ben tek bir cümleyle şöyle okuyorum: ABD–İran gerilimi yeniden yükseldi, petrol enflasyon korkusunu canlandırdı, tahvil faizleri yukarı çıktı ama piyasa yapay zekâ hikâyesinden vazgeçmedi.
Normal şartlarda ateşkesin zayıfladığı, Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin yeniden baskı gördüğü ve petrolün haftalık yüzde 5’e yakın yükseldiği bir ortamda riskli varlıklarda daha sert bir satış beklenirdi. Fakat bu hafta Nasdaq yüzde 1,7, S&P 500 ise yüzde 1,2 yükseldi. Dow Jones haftayı ekside kapatarak bu harekete eşlik edemedi.
Bu ayrışma bana çok net bir şey söylüyor: yatırımcı savaşı görmezden gelmiyor ama AI fırsatını kaçırmaktan da korkuyor. Jeopolitik risk petrol ve tahviller üzerinden fiyatlanırken, hisse tarafındaki para yeniden çip, veri merkezi ve büyük teknoloji şirketlerine yöneldi.
Kripto tarafında ise daha kararsız bir tablo vardı. Bitcoin ve Ethereum ETF’leri haftayı net girişle kapattı. Ancak girişler kesintisiz değildi. Haftanın ilk bölümünde gelen para, savaş haberlerinin sertleşmesiyle yeniden çıkışa döndü. Yani kurumsal yatırımcı masaya geri geldi ama henüz elini tamamen açmadı.
Benim için haftanın ana cümlesi şu:
Piyasa savaştan korkuyor ama AI büyümesini kaçırmaktan daha fazla korkuyor.
ABD MERKEZLİ GELİŞMELER: ENFLASYON KORKUSU YENİDEN MASANIN BAŞINDA
ABD tarafında bu hafta yeni bir TÜFE, ÜFE veya PCE verisi açıklanmadı. Buna rağmen enflasyon haftanın ana gündemi olmaya devam etti. Çünkü yayımlanan Fed toplantı tutanakları, merkez bankasının fiyat baskıları konusunda rahat olmadığını açık şekilde gösterdi.
Haziran toplantısında bütün Fed üyeleri politika faizinin sabit tutulmasını destekledi. Ancak tutanaklarda enflasyon risklerinin hâlâ yukarı yönlü olduğu vurgulandı. Enerji maliyetleri, tarifelerin gecikmeli etkileri, Hürmüz kaynaklı tedarik sorunları ve AI yatırımlarının yarattığı yoğun elektrik ve çip talebi Fed’in yakından takip ettiği başlıklar arasında yer aldı.
Ben burada AI tarafında çok önemli bir ikilem görüyorum.
Yapay zekâ uzun vadede üretkenliği artırarak maliyetleri düşürebilir. Fakat bugün gelinen noktada veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik üretimi, şebeke yatırımları ve soğutma altyapısı için devasa bir talep yaratıyor. Bu da kısa vadede fiyatları aşağı değil yukarı itiyor.
Yani AI aynı anda hem büyüme hem de enflasyon hikâyesi haline geldi.
Fed’in para politikası raporunda enflasyonun hâlâ yüzde 2 hedefinin yaklaşık iki katında seyrettiği belirtildi. Buna karşılık iş gücü piyasasının dengeli olduğu, işsizlik oranının yüzde 4,2 seviyesinde kaldığı ve işten çıkarmaların sınırlı olduğu ifade edildi.
Bu tablo Fed açısından rahat değil. Ekonomi tamamen bozulmuyor. İstihdam çökmüyor. Buna rağmen enflasyon yüksek kalıyor. Böyle bir ortamda merkez bankasının faiz indirimine koşması için güçlü bir neden bulunmuyor.
Benim Fed okuması şu:
Fed’in önceliği şu anda piyasayı rahatlatmak değil, enflasyonun kalıcı hale gelmesini engellemek.
DIŞ TİCARET AÇIĞI SERT BÜYÜDÜ
Haftanın önemli makro verilerinden biri ABD dış ticaret açığıydı. Mayıs ayında mal ve hizmet ticaret açığı 77,6 milyar dolara yükseldi. Açık bir önceki aya göre yüzde 42,2 genişledi.
İhracat yüzde 3,2 düşerken ithalat yüzde 3,3 arttı. Özellikle tüketim malları, otomotiv ürünleri, yarı iletkenler ve petrol ithalatındaki artış dikkat çekti.
Ben bu veriyi yalnızca dış ticaret başlığı olarak görmüyorum. İthalat yükselirken enerji, navlun ve tarife maliyetlerinin de yüksek kalması, şirketlerin marjlarını zorlayabilir. Şirketler bu maliyeti tüketiciye geçirirse enflasyon baskısı daha geniş bir alana yayılabilir.
Aynı zamanda ihracatın düşmesi, ABD büyümesinin ikinci çeyrekte dış ticaretten güçlü bir destek alamayabileceğini gösteriyor.
Yani veri hem büyüme hem enflasyon açısından karışık bir mesaj verdi.
İŞ GÜCÜ PİYASASI: YAVAŞLIYOR AMA KIRILMIYOR
Haftalık işsizlik maaşı başvuruları 215 bin seviyesine geriledi. Dört haftalık ortalama da 218 bin 750’ye düştü. Buna karşılık devam eden başvurular 1 milyon 814 bine yükseldi.
Buradaki ayrım önemli.
İlk kez başvuru yapanların sayısı düşük kalıyor. Bu, şirketlerin geniş çaplı işten çıkarmalara başlamadığını gösteriyor. Fakat işsiz kalanların yeniden iş bulması biraz daha uzun sürüyor. Devam eden başvuruların yükselmesi bunu anlatıyor.
Ben iş gücü piyasasını şöyle okuyorum: işverenler çalışan çıkarmak istemiyor ama yeni çalışan alma konusunda daha seçici davranıyor. Bu, tam bir kriz değil. Ancak iş piyasasındaki dinamizmin zayıfladığı anlamına geliyor.
Fed açısından ise henüz acil faiz indirimi gerektiren bir tablo yok.
DOLAR ENDEKSİ: İKİ GÜÇ ARASINDA SIKIŞTI
Dolar endeksi hafta boyunca 100–101 bölgesinde dalgalandı. Bir tarafta ABD–İran geriliminin yarattığı güvenli liman talebi vardı. Diğer tarafta önceki haftanın zayıf istihdam verisi ve Fed’in ne kadar ileri gidebileceğine dair soru işaretleri bulunuyordu.
Ben dolar tarafında iki ayrı hikâye görüyorum.
Birincisi savaş kaynaklı talep. Bu talep manşetlerle birlikte hızlı şekilde artabilir veya geri verilebilir.
İkincisi faiz avantajı. Fed’in faizleri uzun süre yüksek tutması, doları diğer para birimlerine kıyasla daha cazip hale getiriyor. Bu etki daha kalıcı.
Bu hafta dolar yukarı kopmadı ama güçlü kalmayı başardı. Kripto açısından bu tam anlamıyla olumlu değil. Bitcoin ve Ethereum için daha rahat bir likidite ortamı oluşması adına doların yalnızca yükselmemesi değil, kalıcı biçimde gerilemesi gerekiyor.
Şu an bu şart oluşmuş değil.
TAHVİL PİYASASI: HAFTANIN EN NET UYARISI BURADAN GELDİ
Bu hafta tahvil piyasası enflasyon ve savaş riskini daha sert fiyatladı.
ABD 2 yıllık tahvil faizi haftaya yüzde 4,13 civarında başladı, cuma günü yüzde 4,21’e çıktı. 10 yıllık faiz yüzde 4,48’den yüzde 4,56’ya yükseldi. 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,06 seviyesine ulaştı.
Ben bu hareketi çok ciddiye alıyorum.
Çünkü 2 yıllık faiz Fed beklentisini, 10 yıllık faiz ise büyüme, enflasyon ve uzun vadeli finansman maliyetini anlatır. İkisinin birlikte yükselmesi piyasanın şu mesajı verdiğini gösteriyor:
Fed yakın zamanda rahatlamayabilir ve enflasyon riski tamamen bitmiş değil.
Nasdaq ve kripto açısından bunun anlamı net. Tahvil getirileri yükseldikçe, gelecekte elde edilmesi beklenen kazançların bugünkü değeri düşer. Bu özellikle yüksek değerlemeli teknoloji hisseleri üzerinde baskı yaratır.
Aynı zamanda yatırımcıya yüzde 4–5 seviyesinde düşük riskli getiri sunulması, Bitcoin ve Ethereum gibi düzenli nakit akışı üretmeyen varlıkların alternatif maliyetini yükseltir.
Bu yüzden bu haftaki Nasdaq yükselişini güçlü buluyorum ama rahat bulmuyorum. Endeks yükseldi. Fakat arka plandaki finansman maliyeti de yükseldi.
US100 VE NASDAQ: AI YİNE PİYASAYI TAŞIDI
Nasdaq haftayı yüzde 1,7 yükselişle tamamladı. S&P 500 yüzde 1,2 artarken Dow Jones yüzde 0,5 geriledi.
Bu ayrışmanın ana nedeni teknoloji ve yarı iletken hisseleriydi.
Haftanın başında Apple ile Broadcom arasındaki uzun vadeli çip anlaşması sektöre moral verdi. Anlaşmayla Broadcom, Apple’a 2031’e kadar özel çipler sağlamaya devam edecek. Bu durum Apple açısından tedarik güvenliği, Broadcom açısından ise uzun vadeli gelir görünürlüğü sağlıyor.
Meta haftanın en güçlü büyük teknoloji hisselerinden biri oldu. Şirketin kendi AI çipini eylül ayında üretime sokmaya hazırlandığı ve bilgi işlem kapasitesini hızlı biçimde artırmayı planladığı haberleri yatırımcı ilgisini güçlendirdi.
Meta’nın attığı adım yalnızca şirketin Nvidia’ya bağımlılığını azaltma çabası değil. Aynı zamanda büyük teknoloji şirketlerinin artık sadece AI modeli geliştirmekle yetinmediğini, kendi çipini ve altyapısını da kurmak istediğini gösteriyor.
Nvidia ise Meta’nın kendi çipini üretme planına rağmen güçlü kaldı. Bunun nedeni çok açık: büyük teknoloji şirketleri alternatif çipler geliştirseler bile toplam bilgi işlem talebi o kadar hızlı büyüyor ki Nvidia’nın mutlak gelir potansiyeli hâlâ güçlü görünüyor.
Microsoft, Alphabet ve Amazon tarafında da aynı tema geçerli. Yatırımcı artık yalnızca AI gelirine değil, AI için yapılan sermaye harcamasının geri dönüşüne bakıyor.
Benim Nasdaq yorumum şu:
AI hikâyesi bitmedi. Fakat artık her AI harcaması otomatik olarak olumlu fiyatlanmıyor. Piyasa maliyet, kapasite ve kârlılık arasında ayrım yapmaya başladı.
BITCOIN ETF’LERİ: PARA DÖNDÜ AMA KARARLI DEĞİL
Spot Bitcoin ETF’leri haftayı yaklaşık 190 milyon dolar civarında net girişle tamamladı.
Haftanın ilk işlem gününde yaklaşık 266 milyon dolarlık güçlü giriş görüldü. Ertesi gün daha sınırlı bir giriş geldi. Ancak çarşamba ve perşembe günleri toplamda yaklaşık 180 milyon dolarlık çıkış yaşandı. Haftanın son işlem gününde para yeniden pozitife döndü.
Bu tablo bana şunu söylüyor: kurumsal para Bitcoin’i tamamen terk etmedi. Fakat hâlâ manşetlere karşı çok hassas hareket ediyor.
Savaş riski azaldığında ETF’lere para geliyor. Petrol ve tahvil faizleri yükseldiğinde ise aynı yatırımcılar hızla pozisyon küçültüyor.
Bitcoin hafta sonunda 64 bin dolar çevresinde kaldı. ETF tarafındaki kararsızlığa rağmen fiyatın tamamen çözülmemesi önemli. Bu, spot piyasada belirli bir talebin devam ettiğini gösteriyor.
Ama güçlü bir kurumsal dönüşten söz edebilmek için tek günlük girişler yeterli değil. Ben birkaç hafta üst üste devam eden net giriş görmek isterim.
Şimdilik mesaj şu:
Kurumsal para geri dönmeyi deniyor ama hâlâ emin değil.
ETHEREUM ETF’LERİ: DAHA KÜÇÜK AMA DAHA DÜZENLİ BİR TOPARLANMA
Ethereum ETF’leri haftanın büyük bölümünde Bitcoin ETF’lerinden daha düzenli bir giriş serisi oluşturdu. Haftanın ortasında yaklaşık 70 milyon dolarlık günlük giriş görüldü. Ancak perşembe günü yaklaşık 52 milyon dolarlık çıkışla beş günlük pozitif seri bozuldu.
Hafta genelinde Ethereum ETF’leri yaklaşık 80–90 milyon dolar civarında net giriş bölgesinde kaldı.
Bu Ethereum için önemli bir gelişme. Çünkü son haftalarda ETH tarafında kurumsal iştah Bitcoin’e göre daha zayıftı.
Buna rağmen Ethereum hâlâ daha karmaşık bir yatırım hikâyesi taşıyor. Bitcoin kurumsal rezerv, sınırlı arz ve makro alternatif anlatısıyla daha kolay konumlandırılabiliyor. Ethereum ise ağ kullanımı, staking, uygulama gelirleri, token ekonomisi ve regülasyon gibi daha fazla değişkene bağlı.
ETH hafta sonunda yaklaşık 1.625 dolar çevresinde kaldı. ETF girişleri fiyatın tamamen bozulmasını engelliyor. Fakat Bitcoin’den bağımsız güçlü bir hikâye kurabilmesi için ağ aktivitesi ve kurumsal kullanım tarafında daha güçlü veriler gerekiyor.
TÜREV PİYASA VE LİKİDİTE: İLGİ VAR, TAŞKINLIK YOK
Bitcoin tarafında yaklaşık 1,4 milyar dolarlık opsiyon vadesi haftanın önemli likidite başlıklarından biriydi. Buna rağmen büyük ve zincirleme bir tasfiye dalgası yaşanmadı.
Ben bunu olumlu görüyorum.
Çünkü ETF akışları günler arasında yön değiştirirken türev piyasada aşırı kaldıraç oluşsaydı, savaş manşetleri çok daha sert tasfiyelere yol açabilirdi.
Şu an piyasada ilgi var ama taşkınlık yok. Yatırımcı pozisyon alıyor fakat kaldıraçla fiyatın üzerine saldırmıyor.
Bu sağlıklı bir zemin olabilir. Ancak gerçek teyit yine spot talep ve ETF akışlarından gelmek zorunda.
GLOBAL GÜNDEM: ATEŞKES ZAYIFLADI, PETROL YENİDEN RİSK PRİMİ KAZANDI
Haftanın ana politik başlığı ABD–İran hattındaki yeni saldırılardı.
Ateşkesin zayıflaması, karşılıklı saldırılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yeniden yavaşlaması petrolü yukarı taşıdı. Brent petrol haftayı yaklaşık 76 dolar seviyesinde ve yüzde 5,5 yükselişle tamamladı. WTI tarafındaki haftalık artış yaklaşık yüzde 4 oldu.
Buna rağmen petrol 100 dolara gitmedi. Bu çok önemli.
Piyasa hâlâ iki tarafın tam kapsamlı ve uzun süreli bir savaşı tercih etmeyeceğini düşünüyor. Diplomatik kanallar tamamen kapanmadı. Ayrıca saldırıların doğrudan İran’ın ana enerji altyapısına yönelmemesi daha büyük bir arz şoku fiyatlanmasını engelledi.
Fakat Hürmüz’den küresel petrol ve doğal gaz akışının yaklaşık beşte biri geçiyor. Bu nedenle tanker geçişlerindeki her sorun petrolün yanı sıra navlun, sigorta ve enerji maliyetlerini de artırıyor.
Savaşın finansal etkisi artık yalnızca petrol fiyatı değil. Aynı zincir tahvil faizine, Fed beklentisine, şirket marjlarına ve kripto likiditesine kadar uzanıyor.
KRİPTO REGÜLASYONU: AVRUPA’DA MICA DÖNEMİ SERTLEŞİYOR
Avrupa tarafında MiCA süreci kritik bir aşamaya geldi. Kripto platformlarının Avrupa Birliği’nde faaliyet göstermeye devam edebilmek için gerekli izinleri alması gerekiyor.
Büyük platformların hangi Avrupa ülkesinden lisans alacağı, operasyonlarını nasıl yapılandıracağı ve stablecoin ürünlerini hangi kurallarla sunacağı artık doğrudan rekabet konusu haline geliyor.
Ben bunu kısa vadede fiyat hareketinden daha önemli bir gelişme olarak görüyorum. Çünkü önümüzdeki dönemde kripto piyasasında yalnızca en iyi ürünü sunan değil, düzenleyici sisteme en hızlı ve en temiz şekilde entegre olan şirketler avantaj kazanacak.
Kriptonun kurumsallaşması yalnızca ETF’lerle olmayacak. Lisanslama, saklama hizmetleri, stablecoinler ve bankacılık bağlantıları da bu dönüşümün temel parçaları olacak.
ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇİN BENİM RADARIM
Birincisi ABD enflasyon verileri.
Haziran TÜFE ve ÜFE verileri açıklanacak. Petrol ve enerji maliyetlerinin çekirdek fiyatlara yayılıp yayılmadığı Fed beklentisini doğrudan değiştirebilir.
İkincisi Fed Başkanı’nın Kongre sunumu.
Kevin Warsh’ın enflasyon, faiz artışı ve AI kaynaklı maliyet baskıları hakkında kullanacağı dil dolar ve tahvil piyasası açısından kritik olacak.
Üçüncüsü tahvil faizleri.
10 yıllık faizin yüzde 4,56 ve 30 yıllık faizin yüzde 5 üzerinde kalması Nasdaq ve kripto için baskı yaratır. Kalıcı bir gevşeme ise riskli varlıklara nefes alanı açabilir.
Dördüncüsü petrol ve Hürmüz Boğazı.
Tanker trafiği normalleşirse petrol üzerindeki risk primi azalabilir. Yeni saldırılar ise enerji enflasyonu korkusunu yeniden büyütür.
Beşincisi ETF akışları.
Bitcoin ETF’lerindeki yaklaşık 190 milyon dolarlık haftalık giriş kalıcı bir seriye dönüşecek mi? Ethereum pozitif ayrışmasını sürdürebilecek mi? Kripto tarafında gerçek teyidi burada arayacağım.
Altıncısı bilanço sezonu.
Büyük ABD bankaları ve TSMC sonuçlarını açıklayacak. Bankalar tüketici, kredi ve ekonomik aktivite hakkında; TSMC ise gerçek AI çip talebi hakkında önemli sinyaller verecek.
Yedincisi Nasdaq liderliği.
Meta, Nvidia, Broadcom ve diğer yarı iletken şirketleri liderliği sürdürürse endeks güçlü kalabilir. Ancak tahvil faizi yükselirken AI hisseleri zayıflarsa piyasa daha geniş bir baskıyla karşılaşabilir.
BENİM HAFTALIK SONUÇ CÜMLEM
6–12 Temmuz haftasını ben “savaşın geri döndüğü ama piyasanın AI’dan vazgeçmediği hafta” olarak yazıyorum.
Petrol yükseldi.
Tahvil faizleri yükseldi.
Fed enflasyon konusunda rahat olmadığını gösterdi.
Ama Nasdaq yine yükseldi.
Bitcoin ve Ethereum ETF’leri haftayı net girişle kapattı.
Bu dayanıklılık önemli. Fakat dayanıklılıkla rahatlık aynı şey değil.
Piyasa şu anda savaş, yüksek enerji maliyeti ve şahin Fed riskini güçlü teknoloji büyümesiyle dengelemeye çalışıyor. Kripto ise bu denklemin içinde kurumsal paranın gerçekten geri dönüp dönmediğini test ediyor.
Ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım.
Çünkü yalnızca Nasdaq’ın yükselmesi yetmez. Petrolün sakinleşmesi, tahvil faizlerinin gevşemesi, doların güç kaybetmesi ve ETF girişlerinin devam etmesi gerekiyor.
Bu koşullar birlikte oluşursa risk iştahı daha sağlıklı hale gelir.
Ama zincirin bir halkası koparsa, bu haftaki yükseliş güçlü bir başlangıç değil, savaşın ortasında verilen kısa bir mola olarak kalabilir.
Kaptanlar Kulübü
Artık Kaptanlara Abonelikler aracılığı ile de ulaşabilirsiniz. Bu abonelikler X üzerinden sağlanıyor. (Substack üzerinden herhangi bir özel paylaşım yapılmamaktadır.)
Aboneliklere ulaşabilmek için:
TheArfi : https://x.com/ParabolArf/creator-subscriptions/subscribe
MrTrader : https://x.com/MrTradeer/creator-subscriptions/subscribe
HeisenbergTrx : https://x.com/heisenbergtrx/creator-subscriptions/subscribe
Bitcoin:
Bu taraftan baktığımızda, Bitcoin için aktif destek seviyeleri 60k ile 59k aralığında bulunuyor. Direnç seviyesi altında oyalandığını göz önünde bulundurmak gerekiyor.
64k ara direncinin üstüne çıkarsa, bu sefer 67k ve 72k hedefleri tekrar masada olacaktır. Şimdilik baktığımızda, görüntünün bir akümülasyona döndüğünü görebiliyoruz.
ETH:
ETH akümülasyondan güzel kendisini dışarıya atmış gibi duruyor ama her BTC geri çekilmesinde “ETH güçlü durdu” duymak biraz tedirgin ediyor beni.
Aktif destek seviyesi 1660 civarında, altında ise 1620-1580 aralığı dikkatimi çekiyor.
Direnç olarak 1800 ve özellikle 2100 dikkat edilmesi gereken seviyeler.
TOTAL :
Totalde baktığımızda, fiyatın HTF destek seviyesinde hareket ettiğini görüyoruz. Bu, mevcut seviyelerin kısa süreli dip olarak karşımızda kalabileceği anlamına geliyor.
Geri çekilmelerde altcoinlerin de takipte olması gerekiyor.

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.