10–17 Mayıs haftasını ben şöyle okudum: piyasa artık savaşı ilk günkü panikle değil, maliyetini hesaplayarak fiyatlıyor. ABD–İran hattı hâlâ sıcak. Hürmüz tarafı tam açılmış değil. Petrol hâlâ enflasyon için tehdit. Ama buna rağmen hem Nasdaq hem de kripto tarafında “dünya yıkılmıyor” refleksi güçlenmeye başladı.
Yani bu hafta ana tema korkunun bitmesi değil, korkuya alışılmasıydı. Bu çok önemli bir ayrım. Çünkü yatırımcı bazen iyi haber geldiği için değil, daha kötü haber gelmediği için risk alır. Bu hafta tam olarak öyleydi.
ABD tarafında haftanın ana dosyası yine enflasyondu. Nisan TÜFE verisi yıllık bazda %3,8’e yükseldi. Bu, son üç yılın en yüksek seviyelerinden biri ve mart ayındaki %3,3’lük seviyenin belirgin üzerinde. Çekirdek enflasyon da %2,8’e çıktı. Yani enerji şoku sadece manşet rakamı değil, fiyat davranışını daha geniş alana yayma riski taşıyor.
Ben burada çok net bir şey görüyorum: savaşın ekonomik etkisi artık teorik değil, rakamın içine girmiş durumda.
Üretici fiyatları tarafında da tablo sertti. Nisan ÜFE aylık bazda %1,4 arttı. Yıllık ÜFE ise %6,0’a çıktı. Bu, son dört yılın en sert artışlarından biri. Artışın önemli kısmı enerji ve taşımacılık maliyetlerinden geldi, ama hizmetler ve toptan-perakende marjları da bu maliyetlerin tüketiciye geçirildiğini gösteriyor.
Yani şirketler şoku emmek yerine fiyatlara yansıtmaya başlamış durumda. Bu da Fed açısından “bekleyelim, geçer” diyebileceğin türden bir tablo değil.
İstihdam tarafında ise henüz dağılma yok. İşsizlik oranı %4,3 civarında kalıyor ve iş gücü piyasası tam anlamıyla kırılmış değil. Bu da piyasada şu algıyı güçlendiriyor: enflasyon yeniden hızlanırken ekonomi tamamen çökmüyorsa, Fed’in faiz indirmesi daha da zorlaşır.
Birkaç hafta önce piyasa “ilk indirim ne zaman?” sorusunu soruyordu. Şimdi ise daha çok “bu yıl hiç indirim gelir mi?” sorusu öne çıkıyor. Bu değişim çok önemli.
Fed cephesinde bu hafta yeni bir karar yoktu ama ton değişmedi. Piyasa artık Fed’in çok erken bir rahatlamaya gitmeyeceğini daha güçlü biçimde fiyatlıyor. Enflasyon yeniden yukarı gelirken, iş gücü piyasası tamamen çözülmemişken, merkez bankasının alanı daralıyor.
Ben burada önemli olanın sadece Fed’in ne yaptığı değil, neyi yapmamayı seçtiği olduğunu düşünüyorum. Ve şu an Fed’in seçtiği şey çok net: erken gevşememek.
Bu yüzden piyasadaki rahatlama, Fed destekli bir iyimserlik değil. Daha çok savaşın ilk şokunun sindirilmesiyle gelen kontrollü bir nefes.
Dolar endeksi bu hafta yeniden güç kazandı. Bunun arkasında iki neden vardı. Birincisi, İran savaşı sürdükçe güvenli liman talebi. İkincisi ise daha önemlisi, daha az faiz indirimi beklentisi.
Ben bu ikinci nedeni daha kritik buluyorum. Çünkü güvenli liman refleksi geçici olabilir. Ama para politikasına dair beklenti değişirse etkisi daha kalıcı olur. Bu hafta dolar tam olarak bunu yaptı. Sadece korkuyla değil, Fed’in daha uzun süre sıkı kalabileceği düşüncesiyle de destek buldu.
Kripto ve Nasdaq tarafı için bunun anlamı net: güçlü dolar rahat bir yükseliş ortamı yaratmaz. Bu yüzden bu hafta gördüğümüz pozitif fiyat hareketlerini kalıcı boğa coşkusu gibi değil, güçlü ama temkinli bir dayanıklılık testi gibi okumak daha doğru.
Nasdaq cephesinde haftanın ana hikâyesi yine teknoloji oldu. Enflasyon verisi kötüydü, İran riski masadaydı, ama buna rağmen teknoloji hisseleri güçlü kaldı ve Nasdaq yeniden yüksek seviyelere yürüdü.
Burada özellikle Nvidia öncülüğünde çip ve yapay zekâ ekosistemi tekrar lokomotif oldu. Çip tarafına gelen haber akışı, teknoloji yatırımcısının hâlâ büyüme hikâyesine tutunduğunu gösterdi. Bu, bana göre bu haftanın en ilginç kırılmalarından biriydi: makro zorluklara rağmen piyasa, AI temasını taşımaya devam ediyor.
Büyük hisselerde tablo biraz daha seçiciydi. Nvidia ve yarı iletken tarafı güçlüydü. Apple ve Microsoft tarafında piyasa artık daha çok “istikrarlı nakit akışı” ve güçlü dolar etkisi üzerinden fiyatlama yapıyor. Meta ve Alphabet tarafında reklam ve yapay zekâ verimliliği desteği devam ediyor.
Tesla cephesinde ise yatırımcı güveni daha kırılgan kalmaya devam ediyor. Yani Nasdaq’ta hikâye hâlâ teknoloji, ama her teknoloji hissesi aynı puanı almıyor.
Ben bunu şöyle okuyorum: teknoloji anlatısı devam ediyor, ama artık daha seçici bir sermaye dönemi başladı.
Kripto tarafında asıl kırılma ETF akışlarında oldu. Mayıs ayının ilk bölümünde spot Bitcoin ETF’leri çok güçlü girişler almıştı. Ancak 10–17 Mayıs haftasında bu momentum sert şekilde tersine döndü ve Bitcoin ETF’lerinde son üç ayın en büyük çıkışlarından biri görüldü.
Ethereum tarafında da tablo benzerdi. Spot ETH ETF’lerinde art arda kırmızı günler yaşandı ve anlamlı bir para çıkışı görüldü.
Ben burada çok net bir mesaj görüyorum: kurumsal yatırımcı masayı terk etmiyor, ama el yükseltmeyi bırakıyor. Yani bu hareket tam bir kaçış değil, risk azaltma. Savaş uzadıkça, petrol yüksek kaldıkça ve Fed daha az güvercin oldukça, ETF yatırımcısı “biraz daha bekleyeyim” diyor.
Bu davranış, Bitcoin fiyatının tamamen çökmesini engellemese de yukarı hareketi sınırlıyor. Kripto artık çok daha kurumsal bir piyasa olduğu için, ETF akışındaki yavaşlama doğrudan fiyat davranışına yansıyor.
Türev piyasada büyük bir tasfiye çılgınlığı yoktu. Aynı zamanda büyük bir kaldıraç taşkınlığı da yoktu. Ben bunu olumlu ama uyarıcı bir sinyal olarak görüyorum.
Çünkü spot tarafta para yavaşlarken türev tarafta kaldıraç da şişmiyorsa, piyasa şimdilik “bekleme” moduna geçmiştir. Bu da yön arayan ama paniklemeyen bir yatırımcı kitlesine işaret eder.
Yani burada tam anlamıyla korku yok. Ama çok güçlü bir güven de yok.
Bu haftanın en önemli politik gerçeği şu oldu: İran savaşı hâlâ bitmedi ama piyasa onu artık yeni normal gibi fiyatlamaya başladı. Diplomatik kanallar açık. Büyük güçler savaşın kontrolden çıkmamasını istiyor. Ama aynı anda, enerji arzı ve deniz trafiği üzerindeki baskı da tamamen çözülmüş değil.
Yani tam serbest geçiş yok, ama tam kilitlenme de yok. Piyasa işte bu gri alanı fiyatlıyor.
Benim için bu hafta global tarafın özeti şu: savaşın etkisi kalıcılaştıkça, piyasa da onunla yaşamayı öğreniyor. Ama bu öğrenme, riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Sadece şokun ilk etkisi azalıyor.
Önümüzdeki hafta ben üç şeye bakacağım:
Birincisi dolar. DXY güçlenmeye devam ederse, hem Nasdaq hem kripto tarafında yukarı alan daralır.
İkincisi petrol. Petrol kalıcı biçimde gevşemezse, enflasyon korkusu Fed’i kilitli tutmaya devam eder.
Üçüncüsü ETF akışları. Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinde bu hafta gördüğümüz çıkışlar devam ederse, bu durum kripto tarafında rallinin ivmesini bozar.
Ben bu haftayı “alışma haftası” olarak yazıyorum. Korku tamamen yok olmadı. Ama piyasa artık o korkuyla yaşamaya başladı.
Bu çok önemli. Çünkü artık oyunu belirleyecek şey korkunun seviyesi değil, o korkunun maliyeti olacak.
Ben bu hafta şunu gördüm: piyasa kötü veriye rağmen ayakta kalabiliyor. Bu güçlü bir şey. Ama aynı piyasa, kötü veriyi sonsuza kadar görmezden gelemez. O yüzden ben önümüzdeki hafta yön değil, dayanıklılık arayacağım. Çünkü şu an asıl soru şu:
Piyasa savaşla yaşamayı öğreniyor olabilir. Ama savaşın ekonomik maliyetini de taşıyabilecek mi?
Bitcoin
Artık “düşüş başladı mı?” sorularının kafalarda oluştuğu günlerden birindeyiz.
Marketin genel beklentisi düşüş değildi ama fiyat bunu yavaş yavaş göstermeye başladı. Özellikle volatil hareketler artık daha agresif çalışıyor.
İlk etapta turuncu kutu bölgesi önemli. Orası hem destek olarak çalışabilir hem de marketin son kez tutunmaya çalışacağı alan olabilir. Teknik olarak buna oldukça müsait bir yapı var.
Eğer altına sarkarsak;
76.400 → 74.000 → 72.000 seviyeleri yeni destek bölgeleri olarak dikkat çekiyor.
Özellikle yüksek enflasyon ortamında market artık eskisi kadar rahat fiyatlanmıyor. Bu yüzden süreç büyük ihtimalle tek mumla değil, zamana yayılan sert hareketlerle ilerleyecek.
Ethereum
Hâlâ istenenden uzak seviyelerde işlem görüyoruz. Geçen hafta verdiğimiz direnç bölgesi çok güzel çalıştı. Şimdi ise marketin yavaş yavaş destek seviyelerini test etmesi gerekiyor gibi duruyor.
Çünkü yükseliş tarafında hâlâ çok cılız kalan bir yapı var. Güçlü bir devam hareketi yerine daha çok tepki yükselişleri izliyoruz.
Önümüzde aktif destek bölgeleri olarak
2100 ve 1892 seviyeleri dikkat çekiyor.
Özellikle marketin bu bölgelerde vereceği reaksiyon, orta vadeli yön açısından oldukça belirleyici olacak.
TOTAL2:
Güzel bir direnç bölgesinden ret yemiş gibi duruyor. Olası büyük bir kriz ortamında alt bölgelere gelme ihtimali hâlâ oldukça güçlü.
Bu arada bu her hafta güncellenecek bir grafik değil. Böyle majör bölgeleri sadece gerçekten gerekli zamanlarda güncellemek çok daha mantıklı geliyor bana.
Pembe kutu ise benim asıl dikkat ettiğim bölge. Açık konuşmak gerekirse orada alıcı olmak istiyorum, hem de yüklü.
No posts

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.