3–10 Mayıs haftasını ben tek cümleyle şöyle özetlerim: piyasa savaşın bittiğini değil, daha kötüye gitmeyebileceğini satın aldı. Bu çok önemli bir fark. Çünkü ABD–İran hattında çatışma tamamen kapanmadı, ama ateşkes ve müzakere ihtimali yeniden masaya geldi. Hürmüz çevresindeki gerilim sürse de, Washington’dan gelen “anlaşmada ilerleme var” mesajları ve sahadaki daha sınırlı askeri hareket, petrolün çılgın yükselişini frenledi. Piyasa da tam bu rahatlama alanını kullandı. Dolar çözülmese de gevşedi, Nasdaq yeniden rekor tazeledi, kripto tarafında ise ETF iştahı haftanın ilk yarısında yeniden belirginleşti.
ABD tarafında haftanın en kritik verisi istihdamdı. Nisan ayı tarım dışı istihdamı 115 bin arttı. Bu rakam geçen aya göre daha yumuşak ama piyasanın beklediğinden daha güçlüydü. İşsizlik tarafında dramatik bir bozulma yok. Ben bu veriyi “ekonomi soğuyor ama henüz kırılmıyor” diye okuyorum.
Yani Fed’in hemen panikleyip güvercinleşmesini gerektirecek bir tablo yok. Tam tersine, büyüme yavaşlıyor olsa da işgücü piyasası hâlâ çökmüş görünmüyor. Bu da faiz indirimi beklentisini destekliyor, ama aceleci bir Fed hikâyesi yaratmıyor.
Büyüme tarafında son elimizdeki çerçeve ilk çeyrek verisi. İlk çeyrek ABD büyümesi yüzde 2 civarında şekillendi. Bu rakam resesyon anlatısı yaratmıyor, ama savaş ve enerji baskısıyla beraber ikinci çeyrek için soru işaretini büyütüyor. Özellikle tüketici harcamalarının soğuduğu, kamu harcamasının büyümeye daha fazla destek verdiği bir yapı görüyoruz.
Ben burada net bir denge problemi görüyorum: ekonomi hâlâ ilerliyor, ama kendi ayaklarıyla mı ilerliyor, yoksa geçici desteklerle mi, o henüz net değil.
Enflasyon tarafında piyasanın siniri bitmiş değil. Son TÜFE ve PCE okumaları, manşet enflasyonun yeniden yukarı kayma riski taşıdığını gösterdi. Enerji fiyatları yüksek kaldıkça yüzde 3 enflasyon değil, yüzde 4 tartışması yeniden masaya gelebilir.
Benim için bu haftanın en önemli makro alt başlığı buydu. Çünkü savaş tamamen bitmeden enerji ucuzlamazsa, Fed’in indirim alanı daralır. Piyasa şu an tam olarak bunu fiyatlıyor: rahatlama var, ama rahatlık yok.
Fed cephesinde ton değişmedi. Resmî olarak bekle-gör çizgisi korunuyor. Piyasa yıl içinde faiz indirimi ihtimalini canlı tutuyor, ama her veri bunu biraz ileri ya da geri itiyor. Güçlü istihdam rakamı geldiğinde “indirimi biraz daha ötele” refleksi çalışıyor, petrol gevşediğinde ise “belki alan açılır” umudu geri geliyor.
Ben bu hafta Fed anlatısını üç kelimeyle özetlerim: sabırlı, temkinli, sıkışık. Çünkü merkez bankası bir yandan büyümenin fazla sert düşmesini istemiyor, diğer yandan savaş kaynaklı enerji enflasyonunun yeniden yayılmasından korkuyor.
Dolar endeksi, savaşın en sert fazında aldığı primi bu hafta bir miktar geri verdi. Ancak bu çözülme tam bir teslimiyet değildi. Çünkü piyasa, ateşkes umutlarını satın alırken bile savaşın tamamen kapandığına inanmıyor.
Ben dolardaki bu tabloyu şöyle okuyorum: risk primi biraz indi, ama dolar hâlâ oyunda. Bu da hem Nasdaq hem kripto için çok önemli. Çünkü dolar gerçekten rahatlamadan riskli varlıklardaki yükselişin kalıcı ve konforlu hale gelmesi zor.
Nasdaq bu haftanın en net kazananıydı. Ateşkes umutları güçlenince ve petrol ilk şokundan geri çekilince yatırımcı yeniden büyük teknoloji hisselerine döndü. S&P 500 ve Nasdaq tarafında yeni zirve denemeleri gördük.
Burada asıl dikkat çekici olan şey, piyasanın jeopolitik baskı biraz hafiflediği anda tekrar yapay zekâ ve mega-cap büyüme hikâyesine yönelmesi oldu. Bu bana şunu söylüyor: büyüme anlatısı ölmedi, sadece savaş korkusunun gölgesinde bekliyordu.
Ama bu yükselişi ben kör bir coşku gibi okumuyorum. Çünkü teknoloji hisseleri üzerindeki temel soru hâlâ aynı: Bu kadar büyük yapay zekâ yatırımı, ne zaman güçlü ve sürdürülebilir kâra dönüşecek?
Apple ve Microsoft tarafı hâlâ güçlü bilanço etkisini taşıyor. Nvidia, AI ekosisteminin merkezi olmayı sürdürüyor. Meta ve Alphabet’te dijital reklam ve bulut tarafı destekleyici kalıyor. Tesla tarafında ise risk iştahı toparlansa da, büyüme ve rekabet baskısı nedeniyle daha kırılgan bir yapı devam ediyor.
Benim bu haftaki teknoloji özeti şu: piyasa yeniden hikâye satın alıyor, ama artık bunu çok daha seçici yapıyor. Her büyüme hissesi aynı ilgiyi görmüyor. Hikâye var, evet. Ama o hikâyenin çarpanı artık otomatik verilmiyor.
Kripto tarafında haftanın en önemli başlığı yine ETF akışlarıydı. Spot Bitcoin ETF’lerinde güçlü girişler gördük. Haftalık bazda yaklaşık 777 milyon dolarlık pozitif akış oluştu. Bu, kurumsal yatırımcının savaşın tonu yumuşadığında kripto masasına yeniden dönmekte tereddüt etmediğini gösteriyor.
Benim için burada asıl mesaj şu: Kurumsal yatırımcı piyasadan çıkmış değil, sadece manşete duyarlı hale gelmişti. Manşet biraz sakinleşince yeniden alım tarafına geçti.
Bu, Bitcoin için çok önemli bir işaret. Çünkü fiyatın taşınması artık sadece bireysel heyecana bağlı değil. Kurumsal ürünler ve düzenli akış bu piyasanın yeni zemini olmaya başladı.
Ethereum tarafında da girişler vardı. ETH ETF’leri haftayı artıda tamamladı ve yaklaşık 66,7 milyon dolarlık net giriş gördü. Bu olumlu. Ama Bitcoin kadar net ve sert bir iştah yok.
Bitcoin şu an makro alternatif, rezerv varlık ve jeopolitik belirsizliğe karşı hedge anlatısıyla destekleniyor. Ethereum ise daha çok ağ kullanımı, staking, regülasyon ve uygulama ekosistemi üzerinden fiyatlanıyor. Bu yüzden risk azaldığında Ethereum toparlanıyor ama Bitcoin kadar hızlı primlenmiyor.
Ben bu haftaki Ethereum görünümünü olumlu ama daha kırılgan buldum.
Türev tarafta aşırı kaldıraçlı, sağlıksız bir yapı görmedim. Açık pozisyonlar canlı ama kontrolsüz değil. Bu benim için önemli bir olumlu işaret.
Çünkü kriptoda sağlıklı bir yükseliş sadece fiyatla ölçülmez. Aynı zamanda o yükselişin ne kadar kaldıraçla beslendiğine de bakılır. Şu an gördüğüm tablo, piyasanın yeniden risk aldığını ama bunu kör bir coşkuyla yapmadığını gösteriyor.
Yani burada daha kontrollü, daha olgun bir iştah var.
Global tarafta ana hikâye yine İran’dı. Ateşkes ve yeni teklif başlıkları piyasayı rahatlattı. Hürmüz çevresindeki akışın kısmen yeniden açılması da petrol tarafını destekledi. Ama aynı anda karşılıklı mesajların tamamen yumuşamadığını, sahadaki kırılganlığın sürdüğünü de gördük.
Ben bu haftanın global özetini şöyle yapıyorum: piyasa savaşın bittiğini değil, yoğunluğunun azaldığını satın aldı. Bu büyük bir fark. Çünkü bu hafta gelen rahatlama kalıcı bir barışa değil, geçici bir yumuşamaya dayanıyor olabilir.
Önümüzdeki hafta ben üç şeye bakacağım:
Birincisi dolar. DXY 97,6 altına sarkabilecek mi, yoksa yeniden güvenli liman refleksiyle yukarı mı dönecek?
İkincisi petrol. Petrol kalıcı biçimde gevşeyebilecek mi?
Üçüncüsü ETF akışları. Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinde bu haftaki pozitif hava devam edecek mi?
Eğer bu üçlü olumlu tarafta hizalanırsa, hem Nasdaq hem kripto tarafında bu haftaki rahatlama daha kalıcı bir zemine dönüşebilir. Ama İran hattı yeniden sertleşir ve petrol tekrar hızla yukarı dönerse, bu rahatlama çok hızlı şekilde geri verilebilir.
Bitcoin tarafında artık direnç bölgelerine yaklaşmış bulunuyoruz. Geçen hafta bahsettiğimiz yükselen trend retestinden sonra fiyatta ciddi bir gevşeme gerçekleşti yaklaşık %7 civarıonda gerçekleşen gevşeme sonrasında %2 civarında bir toplama ile bizi bekliyor fiyat.
76k yı kaybetmediği sürece yükseliş trendinin devam etmesi beklense de 83k hala ciddi bir direnç olarak dikkatimizi çekiyor.
Olası bir 83k kırılması ile yeni hedefleri konuşabiliriz.
HTF de 2460 seviyesi ile hedeflerimiz yine gelmişti destek olarak karşımıza 2150 seviyesi geliyor. Bu seviyenin altında kalmadığı sürece 2600 seviyesine doğru yükselişler bizi şaşırtmaz.
Artık destek seviyelerine geldi bu seviyeler ayı destek seviyeleri kırılırsa büyük yükseliş dalgalarını tetiklemesi beklenebilir. Ama bunun için henüz erken olduğunu gösteriyor market bize.Aradaki yeşil kutuyu kırmazda bir yükseliş getirirse markette çok sert geri çekilmeler görebiliriz. Ama ne kaldı bilmiyorum savaşlar bitti, uzaylılar açıklandı falan. Pek bir şey kalmadı ama hack haberi ya da bir virüs haberi iyi gider gibi görünüyor.
Ben bu haftayı “iyimserlik haftası” olarak değil, “iyimserliğin test edildiği hafta” olarak okuyorum. Piyasa korkudan uzaklaştı. Yeniden risk aldı. Ama bunu tam güvenle değil, kontrollü bir umutla yaptı.
Yani piyasaya iştah geldi.
Ama netlik hâlâ gelmedi.
Bu yüzden ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım. Çünkü piyasa bu hafta rahatlamayı satın aldı. Şimdi soru şu: o rahatlamayı taşıyabilecek mi?
No posts

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.