RSS Amplifier

Minber · May 18, 2026

19 Mayıs 1919

0
Sign in to vote or save

Efe T. · Minber

1919 yılı Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir: Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş’ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı’na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükûmet âciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.

-Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Anadolu’nun birçok yeri düşman işgaline uğramıştı. İzmir’de düşman askerleri sokaklarda geziyor, Karadeniz’de yabancı savaş gemileri görülüyor, halk ise ne olacağını bilmeden yaşamaya çalışıyordu. Yıllardır süren savaşlar yalnızca cephedeki askerleri değil, Anadolu’nun en ücra köşesindeki insanları bile tüketmişti.

Böyle bir ortamda insanların çoğu artık kurtuluşun mümkün olmadığına inanıyordu. Çünkü ortada ne güçlü bir ordu vardı ne de millete güven veren bir yönetim. İstanbul’daki hükûmet, işgallere karşı koymak yerine sessiz kalmayı tercih ediyor; kendi makamını korumayı memleketten daha önemli görüyordu.

Mustafa Kemal’i diğerlerinden ayıran şey ise tam burada ortaya çıktı. O, milletin hâlâ ayağa kalkabilecek güce sahip olduğunu görüyordu. Bağımsızlığın ancak milletin kendi iradesiyle kazanılabileceğini biliyordu. Samsun’a atılan o ilk adım bu yüzden yalnızca askerî bir hareket değildi. Aynı zamanda psikolojik bir kırılmaydı. Çünkü o gün Anadolu’ya yeniden umut aşılandı.

Mustafa Kemal’in 19 Mayıs’ı gençliğe armağan etmesi tesadüf değil. Ona göre gençlik, bir milletin yalnızca geleceği değil; aynı zamanda en büyük güvencesiydi. Yorgun düşmüş bir memleketin yeniden ayağa kalkabilmesi için düşünebilen, sorgulayabilen ve ülkesine sahip çıkabilen nesillere ihtiyaç vardı. Atatürk, bu yüzden umudunu gençlere bıraktı.

Aradan geçen yüz yılı aşkın zamana rağmen 19 Mayıs hâlâ aynı anlamı taşıyor. Bu gün yalnızca törenlerden, marşlardan veya resmî kutlamalardan ibaret değil. 19 Mayıs; umutsuz görünen anlarda bile yeniden başlayabilme cesaretidir. Vazgeçmemeyi, bağımsızlığı ve bir milletin kendi kaderini kendi elleriyle değiştirebileceğini hatırlatan bir gündür.

Belki bugün başka sorunlarla mücadele ediyoruz. Ancak 19 Mayıs’ın bıraktığı irade hâlâ dimdik ayakta. Türk gençliği 19 Mayıs iradesini taşıdığı müddetçe var olacaktır.

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. - Mustafa Kemal Atatürk, 6 Şubat 1933, Bursa Nutku"

Gönderi yok

Read the original on napoleonkursusu.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.