Gelen yoğun taleplere binaen, “Marx, Marksizm ve Marksist Külliyat Üzerine” bir liste hazırlamak hasıl olmuştu ne zamandır. Bu listeyi hazırlarken bazı eser ve figürleri kaç kez silip silip tekrar yazdığımı hatırlamıyorum bile. Her seferinde bir şeyi çıkardım, yerine başka bir şey koydum, sonra çıkardığıma pişman oldum.1 Ama en azından başat isimlerin her birinden bir eser koymaya elimden geldiğince gayret ettim.2 Bu durumun Marksizm’in düşünsel ve pratik zenginliğinden gelen grameriyle yakından bir ilişkisi olduğunu düşünüyorum.3 Listeyi hazırlarken şu sırayla okuyun tarzı hiyerarşik bir kurgulama yapmadım. Lakin ellinci kitaptan sonra, Karl Marx’a yeniden dönüşü sağlayacak bir okuma ekolojisi var ediyordur diye ümit ediyorum. Zira bir noktada durmak zorundaydım. Şunu okumadım, onu atlayamazdım, bunu da bir türlü ekleyemedim derken, sonradan her seçim bir dışlama ve her dışlama da eleştirilmesi, fakat aynı zamanda savunulması gereken bir tercihtir diye düşündüm.
Okuma listeleri tamamlanmaz, özneldir, hazırlayıcının habitus’ünden beslenir (Okuma Listelerine Dair başlıklı yazıma ayrıca bakabilirsiniz); her tamamlanış, devinimsel anlamda kendi eksikliğini doğurarak yeniden başlar. Bir kitabı bitirmek, listedeki bir boşluğu kapatmaz; bilakis o boşluğun daha derin ve daha bilinçli bir şekilde farkına varılmasını sağlar. Yanlış anlaşılmasın; burada basit bir geri dönüşten söz etmiyorum; okur, ilk yetersizlik hissiyatını aşarken, bu aşılmanın içinden daha derin ve daha yetkin bir kavrayış düzeyi kurar. Dolayısıyla listeler son bulmaz; her okuma, kendini aşan yeni bir ihtiyaç, yeni bir eksiklik ve yeni bir yönelim üretir.
Bu listenin başlangıç seviyesi ya da Marksizm’e giriş tarzı bir iddiası da yok. Ama aralarındaki bazı metinler, giriş düzeyinde sizlere kâfi gelecek bir okuma ekonomisi sunabilir. Marx, Engels ya da Lenin gibi figürlerin ve onlardan tevarüs etmiş düşünsel nesillerin eserlerinin tamamını ya da Marksizm’in temellerini arıyorsanız burada bulacağınız şey sizi tatmin etmeyecektir, etmemeli de nitekim; en azından başlangıçta (mevzubahis isimlerin diğer eserlerine ve başka isimlere de yöneleceğinizi umarak söylüyorum bunları). Buradaki seçilmiş metinler, yazarından hareketle birinin Marksizm’i zaten bir yerden tanıdığını, onunla belli bir ilişkisi, teması, ilgisi olduğunu varsayıyor. Mesele şu değil, bakın: “Marksizm nedir?”. Derdimiz, “Bu düşünce ve ondan tevarüs eden geleneklerle pratik anlamda ne yapabiliriz ve Marksist gelenek(ler) bugün bize ne anlatıyor, ona yönelik yapılan içeriden eleştiriler neler?”
Bu soruyu sormadan önce bir şeyi de kabullenmek gerekiyor: Marksizm geçmişten teslim alınan edilgen, dogmatik ya da kaba bir miras değildir. Asıl varlığını, her tarihsel momentte ekonomi-politiğin yasalarında açığa çıkan yeni çelişkiler tarafından yeniden düşünülmeye, yeniden işlenmeye ve yeniden kurulmaya zorlanmasında bulur. Marx’ı okuyan her nesil onu biraz farklı okudu. Lenin onu devlet sorunuyla, Gramsci hegemonyayla, Luxemburg örgütle, Lukács sınıf bilinciyle yeniden kurdu. Sonra onları da başkaları yeniden okumaya, işlemeye başladı. Bu listenin bir kısmı da tam olarak o yeniden kurma çabasının ürünü. Mesela Ollmann’ın diyalektik üzerine sabırlı çalışması, Eagleton’ın Marx’ı savunurken bir polemik tuzağına düşmekten nasıl kaçındığı, Bensaïd’in Marx’ı bir “davetsiz misafir” olarak çağırışındaki ısrar; bunların hepsini külliyata yapılan eklemeler olmaktan daha ziyade külliyatın içinden açılan tartışmalar, birer zenginlik olarak gördüm.
Türkiye meselesine gelirsek, Marksizm burada hem entelektüel bir miras hem de bir pratik-siyasi gerilim olarak taşınıyor. Çulhaoğlu’nun Türkiye soluyla hesaplaşması, Savran’ın sınıf mücadelelerini izleme biçimi, Çetinkaya’nın Osmanlı dönemine dair derlemesi… Bunlar, esasında bir bağlamı anlamanın ötesindedir; yani o bağlamı tartışmaya açmaya da çalışıyorlardır. Bu listede Marksizm, umuyorum ki dogmatik bir şema olarak durmuyor; her seferinde -kendi temelleri üzerinde- yeniden konumlanmak zorunda kalan bir düşünce pratiği olarak görünüyordur.
Yeri gelmişken şunu itiraf etmeliyim ki bazı seçimlerden hoşnut kalmayabilirsiniz. Mesela Castoriadis’in Marx’la gerilimi, Vogel’in feminist eleştirisi, Ghodsee’nin Sovyet kadınlarına dair keskin ve oldukça taraflı bakışı. Bunlar külliyatı rahatsız eden metinlerdir. Ama bir gelenekler silsilesini yalnızca kendisiyle hemfikir olanlarla beslemek onu aç susuz bırakmaktır, yerinde saydırtmaktır. Bu sebeple, söz konusu listede eleştiriye de yer açıldı; çünkü tarihsel olarak Marksizm’in kendi içindeki tartışmalar, dışarıdan yapılan eleştiriler ve müdahalelerden çok daha verimli oldu.
Ve son olarak bu liste, size tam anlamıyla Marx’ı, Marksizmi ya da bundan tevarüs eden tartışmaları, düşünsel dolayımları öğretmeyecek (En azından benim Marksizm ile temasım bu şekilde olmamıştı). Nitekim hiçbir liste öğretmez. Ama böyle listeler, sizleri belirli temel sorularla baş başa bırakabilir, onlara tanıklık ettirerek belirli güzergâhlar sunabilir. Bu listedeki bazı kitapları okuyup mütalaa ettikten sonra, Marx’ın çokça emek verdiği başyapıtı Kapital’e yeniden döndüğünüzde, tarihsel ve kavramsal katmanları çoğalmış başka bir düşünce ve pratik alanını okuyormuş gibi hissedeceğinizi umuyorum. Çünkü kimi eserler hem içerikleriyle hem de okurun kavrayışını yeniden biçimlendirme güçleriyle etki eder; metinde yazılanlar belki aynıdır, ama ona bakan bilinç artık aynı değildir.
Karl Marx - Kapital
Mary Gabriel - Aşk ve Kapital
Bertell Ollmann - Diyalektiğin Dansı
Leo Huberman & Paul Sweezy - Sosyalizmin Alfabesi
Friedrich Engels - Anti-Dühring
Vladimir İlyiç Lenin - Devlet ve Devrim
Antonio Gramsci - Gramsci Kitabı: Seçme Yazılar 1916-1935
Rosa Luxemburg - Devrimin Güncelliği & Lenin’le Tartışmalar & Örgütlenme ve Demokrasi
György Lukács - Tarih ve Sınıf Bilinci
Peter D. Thomas - Gramsci Çağı
Himani Bannerji - Marx’tan Yeniden Doğmak
Nicos Poulantzas - Faşizm ve Diktatörlük
Alan Woods & Ted Grant - Aklın İsyanı
Ernest Mandel - Geç Kapitalizm
Terry Eagleton - Marx Neden Haklıydı?
Perry Anderson - Batı Marksizmi Üzerine Düşünceler
Evald V. İlyenkov - İdealin Diyalektiği, Etkinlik ve Zihnin Kuruluşu
Raymond Williams - Marksizm ve Edebiyat
Lise Vogel - Marksizm ve Kadınların Ezilmişliği
Neil Faulkner - Marksist Dünya Tarihi
Neil Smith & Peter Williams - Kentin Mutenalaştırılması
Michael Quante - Uzlaşmaz Marx
Can Soyer - Marksizm ve Siyaset
Daniel Bensaïd - Davetsiz Misafir
Alfredo Saad-Filho - Marksist İktisat Kılavuzu
Valentin Nikolaevich Voloshinov - Marksizm ve Dil Felsefesi
Metin Çulhaoğlu - Marksizm ve Türkiye Solu
Vijay Prashad - Esmer Milletler
Erkin Özalp - Devrim Nasıl Yapılır?
David Harvey - Sermayenin Sınırları
Christina Morina - Marksizmin İcadı
Yaşar Ayaşlı - Eski ve Yeni Faşizm
Cornelius Castoriadis - Toplum İmgeleminde Kendini Nasıl Kurar?
Enzo Traverso - Solun Melankolisi
George Thomson - Tragedyanın Kökeni
Sungur Savran - Türkiye’de Sınıf Mücadeleleri
John Seed - Kafası Karışmışlar İçin Marx
Y. Doğan Çetinkaya (Der.) - Osmanlı’da Marksizm ve Sosyalizm
E.P. Thompson - İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu
Beverly Silver - Emeğin Gücü
George G. Brenkert - Marx’ın Özgürlük Etiği
Kristen R. Ghodsee - Kızıl Savaşçı Kadınlar
Michael Löwy - Latin Amerika Marksizmi
Sean Sayers - Marksizm ve İnsan Doğası
Cesare Casarino, Rebecca E. Karl, Saree Makdisi (Der.) - Marksizmin Ötesinde Marksizm
Samir Amin - Modernite, Demokrasi ve Din
Cenk Ağcabay - Marksizmin Doğu’ya Açılışı
Hugh Collins - Marksizm ve Hukuk
Nikolay Buharin - Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi
Karl Marx, Friedrich Engels, Vladimir İlyiç Lenin (Der.) - Marksist Felsefe Kılavuzu
Bazı okurların dil bilmemesi sebebiyle yabancı literatürde yer alan eserleri hiç koyamadım. Burada zikredilen her eserin çevirisi mükemmeldir diye kefil olamıyorum, dilerseniz çeviri eserleri kendi orijinal dillerinde de okuyabilirsiniz. Ayrıca bazı eserler farklı yayınevleri tarafından da basıldı; içinize hangisi siniyorsa o yayınevinin baskısından okuyabilirsiniz. Eserleri okumaya başlamadan önce, tanıtım bültenlerini dikkatlice incelemenizi temenni ediyorum.
Hatta burada adı geçen kimi eserler, içerikleri itibarıyla tekrar eden bazı temaları barındırıyor, bu durum, tabii ki o eserleri değersiz kılmıyor; aksine meselenin Marksist külliyat açısından müstaceliyetini ve ehemmiyetini gösteriyor.
Klasik Marksizm, Leninist Marksizm, Troçkist Marksizm, Luxemburgçu Marksizm, Batı Marksizmi, Hegelci Marksizm, yapısalcı Marksizm, otonomist Marksizm, liberteryen Marksizm, açık Marksizm, konsey komünizmi, Maoizm, Frankfurt Okulu, politik Marksizm, analitik Marksizm, Marksist feminizm, siyah Marksizm, bağımlılık kuramı, dünya-sistemleri yaklaşımı ve aklıma gelmeyen daha nice Marksist düşünce/yöntemden etkilenmiş, birbirinin Marksistliğini ise pişmemiş, eksik, hiç olmamış ya da yanlış bulan kol sıralayabiliriz.
No posts

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.