Hep aynı hikaye.
Bir karar veriyorsunuz, kendinize söz veriyorsunuz: "Bu sefer kesinlikle şu yeteneği öğreneceğim."
Gitarı, programlamayı, yabancı dili, resmi, yazılımı... Ne olursa olsun.
İlk birkaç hafta motivasyonunuz tavanda. Her gün pratik yapıyorsunuz. Arkadaşlarınıza anlatıyorsunuz. Instagram'da story atıyorsunuz.
Sonra bir şeyler ters gitmeye başlıyor.
İlerlemiyormuş gibi hissediyorsunuz. Başkaları çok daha hızlı öğreniyor gibi görünüyor. "Belki de bende yetenek yok" diye düşünmeye başlıyorsunuz.
Ve bir sabah uyanıyorsunuz ki... Artık o yeteneği öğrenmeye çalışmıyorsunuz bile.
Bu size tanıdık geliyor mu? Çünkü araştırmalar gösteriyor ki insanların %87'si yeni bir yetenek öğrenmeye başladıktan sonra ilk 3 ay içinde bırakıyor.
Peki neden böyle oluyor? Ve daha da önemlisi, bu döngüden nasıl çıkabilirsiniz?
Yeni bir yetenek öğrenmeye karar verdiğinizde ilk ne yapıyorsunuz?
Muhtemelen şunları:
Google'da saatlerce "en iyi [yetenek] öğrenme yöntemleri" araştırması yapıyorsunuz. YouTube'da onlarca video izliyorsunuz. Reddit'te hangi kitabın, hangi kursun, hangi uygulamanın en iyi olduğunu soruyorsunuz.
Haftalarca bu araştırmayı sürdürüyorsunuz.
"Eğer en doğru yöntemi bulabilirsem, en hızlı şekilde öğrenebilirim" diye düşünüyorsunuz.
Bu mantıklı görünüyor, değil mi? Kimse zamanını boşa harcamak istemez.
Ama sorun burada başlıyor.
Bu "mükemmel plan" arayışı aslında sizi başlamadan önce bitiriyor. Çünkü:
İlk olarak, araştırma yapmak öğrenmekten çok daha kolay ve daha az korkutucu. Beynimiz gerçek çabadan kaçmak için kendini meşgul edecek bahaneler bulma konusunda ustadır. "Araştırma yapıyorum" öğrenmeden kaçmak için mükemmel bir bahane olabilir.
İkinci olarak, çok fazla seçenek arasında kayboluyorsunuz. 50 farklı yöntem gördüğünüzde, hangisinin doğru olduğunu bilmek imkansız hale geliyor.
Üçüncü olarak, ilk zorlukla karşılaştığınızda "yanlış yöntem seçtim, o yüzden başarılı olamıyorum" deyip bırakıyorsunuz.
Gerçek şu: En iyi yöntem, başladığınız yöntemdir.
Çünkü öğrenme, teorik değil deneyimsel bir süreçtir. Hangi yöntemin size uygun olduğunu ancak deneyerek anlayabilirsiniz.
İnsan beyni yaklaşık 86 milyar nörondan oluşur. Yeni bir yetenek öğrendiğinizde, bu nöronlar arasında yeni bağlantılar kurulur.
İlk başta bu bağlantılar çok zayıf olur. Sanki ormanın içinde ilk kez açtığınız patika gibi. Bir kez geçmekle yol oluşmaz. Çaba gerekir.
Ama her tekrarla bu patika biraz daha belirgin hale gelir. Yüzüncü tekrardan sonra bir yol, bininci tekrardan sonra ise otoyol oluşabilir.
İşte sorun şu: İlk 1-2 ay boyunca hâlâ ormanda patika açıyorsunuz. Bu süreçte ilerlemediğinizi hissediyorsunuz çünkü sonuçlar henüz gözle görülür değil.
Çoğu insan bu noktada "bende yetenek yok" deyip bırakıyor.
Oysa beyin bilimi bize şunu söylüyor: Her insan her yeteneği öğrenebilir. Sadece bazıları başlangıç avantajına sahip, o kadar.
Peki bu başlangıç avantajı nedir? Genetik üstünlük mü?
Hayır. Kötü olmaya tahammül edebilme yeteneği.
Şimdi size hepinizin bildiği birkaç isimden bahsedeceğim:
Steve Jobs. Teknoloji dünyasının efsane ismi. Ama 1984'teki ilk Macintosh tanıtım sunumunu izlediniz mi? Sık sık takılıyor, gergin görünüyor, bugünkü Apple sunumlarına hiç benzemiyor.
Michael Jordan. Basketbol tarihinin en iyilerinden biri. Ama lise takımından kovulduğunu biliyor musunuz? Antrenörü onu "yeterince iyi" bulmamış. Jordan bu reddedilmeyi kariyerinin dönüm noktası olarak anıyor.
J.K. Rowling. Harry Potter serisiyle milyonları büyüledi. Ama ilk kitabı 12 farklı yayınevi tarafından reddedildi. "Çocuk kitaplarında para yok" dediler.
Bu örneklerin ortak noktası ne?
Hepsi berbat başladılar. Ve devam ettiler.
Burada kritik olan nokta şu: Bu insanlar özel değillerdi çünkü yetenekliydiler. Özel oldular çünkü başlangıçta kötü olmaya tahammül edebildiler.
Çoğumuz şunu bekleriz: "Eğer gerçekten yetenekliysen, hemen iyi olmalısın."
Bu tamamen yanlış.
Gerçek şu: En büyük yetenek, başlangıçta kötü olmaya tahammül edebilmektir.
Psikologlar her yetenek öğrenme sürecinin 4 aşamadan geçtiğini keşfetti:
Ne bilmediğinizi bile bilmiyorsunuz. Bu aşamada kendinizi güvende hissedersiniz çünkü zorluğun farkında değilsiniz. "Ne kadar zor olabilir ki?" diye düşünürsünüz.
İşte kritik nokta burası. Ne kadar kötü olduğunuzun acı verici şekilde farkına varıyorsunuz. Ego'nuz sarsılıyor. Kendinizi aptal gibi hissediyorsunuz.
%87 öğrenmeyi burada bırakır.
Çünkü bu aşama rahatsız edici. Kimse kendini beceriksiz hissetmek istemez.
Çaba harcayarak, konsantre olarak öğrendiğiniz şeyi yapabiliyorsunuz. Henüz otomatik değil ama sonuç alıyorsunuz.
Artık otomatik olarak, düşünmeden yapabiliyorsunuz. Bu aşamaya ulaştığınızda çevrenizdekiler "çok yeteneklisin" der.
İkinci aşama en kritik çünkü burada ego'nuz size şunu fısıldar: "Bu iş benden olmaz. Başkaları çok daha hızlı öğreniyor. Belki de ben farklı bir şeye odaklanmalıyım."
Bu fısıltıya kulak vermeyenler zamanla o işte ustalaşıyor.
Florida Üniversitesi'nden Dr. Josh Kaufman, binlerce insanla yaptığı araştırma sonucunda şaşırtıcı bir bulgu elde etti:
Herhangi bir yeteneği temel seviyede öğrenmek için ortalama 20 saat yeterli.
Ama bu 20 saatin nasıl kullanıldığı kritik. Çoğu insan bu 20 saati yanlış dağıtıyor.
İşte doğru yöntem:
Hedef: Neyi bilmediğinizi öğrenmek.
YouTube'da o konuyla ilgili en çok izlenen 5-6 videoyu izleyin (toplam 2-3 saat)
O alandaki en popüler kitabın sadece ilk 2 bölümünü okuyun (1 saat)
Temel terimleri ve kavramları not alın (30 dakika)
Hemen pratik yapmaya başlayın, mükemmel olmasını beklemeyin (1.5 saat)
Bu aşamada amaç mükemmel bir temel atmak değil, neye odaklanacağınızı anlamak.
Bu ismi verme nedenimiz basit: Bu aşamada berbat olacaksınız ve bunu kabul etmeniz gerekiyor.
Hedef: Temel motor becerileri ve sinir bağlantılarını güçlendirmek.
Her gün minimum 30 dakika pratik yapın (hafta sonları dahil)
Mükemmel olmaya çalışmayın, sadece tekrar edin
Her seans sonunda 2-3 hata tespit edin ve not alın
"Bugün dün yaptığım en büyük hatayı tekrar etmemeye odaklanacağım" deyin
Bu aşamada ilerleme çok yavaş görünecek. Normal. Beyninizdeki patika henüz yeni açılıyor.
Hedef: Temel yeteneklerinizi kullanılabilir hale getirmek.
Sadece en sık yaptığınız 3 hataya odaklanın
Mümkünse geri bildirim alın (mentor, arkadaş, video çekip kendinizi izleme)
Küçük ama sistematik iyileştirmeler yapın
İlk projenizi/performansınızı tamamlayın
Bu aşamanın sonunda artık "biliyorum" diyebileceğiniz seviyede olacaksınız.
Bu 20 saat mutlaka 2-3 aya yayılmalı, 20 güne değil.
Neden? Çünkü öğrenme aslında uyku sırasında gerçekleşir.
Gündüz pratik yaptığınızda beyniniz bilgiyi "geçici deposuna" koyar. Gece uyurken bu bilgi kalıcı hafızaya aktarılır ve sinir bağlantıları güçlenir.
Bu yüzden her gün biraz pratik, haftada bir kez uzun pratikten çok daha etkili.
Bir süredir sosyal medyada içeriklerimi daha iyi getirmek için video editi konusunda uzmanlaşmak istiyorum. Temel bilgim mevcut ancak ilerlemeye ihtiyacım var. Önümüzdeki iki ay toplam 20 saatimi bu işe ayıracağım. İki ayın sonunda deneyimimi buradan paylaşacağım.
Bu yazıyı okuduktan sonra muhtemelen şöyle düşüneceksiniz:
"Bu mantıklı görünüyor ama benim durumum farklı. Ben çok meşgulüm. Yaşım ilerledi. Daha önce hiç böyle bir şey yapmadım."
İşte tam olarak bu düşünceler sizi geriye çekiyor.
Çünkü her engel aslında zihinsel bir inşaat. Gerçek değil, algı.
30 yaşında piyano öğrenen insanlar var. 50 yaşında programlamaya başlayan insanlar var. 40 yaşında resme başlayıp ünlü olan ressamlar var.
Tek fark: Onlar bahane üretmek yerine başladılar.
Ve şunu unutmayın: Başlamadığınız her gün, başlamak zorlaşıyor.
Çünkü beynimiz değişimden kaçar. Ne kadar uzun süre aynı rutinde kalırsanız, o rutinden çıkmak o kadar zorlaşır.
Şimdi size soru:
Hangi yeteneği öğrenmek istiyorsunuz ama sürekli "doğru zaman" bekiyorsunuz?
Spoiler verelim: Doğru zaman hiçbir zaman gelmeyecek.
En doğru zaman şu an. Bu yazıyı okuduktan hemen sonra.
Yorumlara yazın hangi yeteneği öğrenmek istiyorsunuz. Ve bugün atacağınız ilk adımı da belirtin.
Böylece hem sosyal baskı yaratmış olacaksınız, hem de ilk adımı atmış olacaksınız.
Bu yazı size değer kattıysa, paylaşıp daha fazla insana ulaştırabilirsiniz.
Gündelik hayatınızı güzelleştirecek, öğrenme yolculuğunuzu kolaylaştıracak bilgiler ve bilgelik için İlham Posta’sına abone olmayı unutmayın.
🎧 Son podcast bölümümü dinle 👉 29 yılda öğrendiğim 29 ders
Bir dahaki bültene kadar sevgiyle kal.
Bilge
No posts

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.