Davanın 17. gününde manevi danışman Sheila Cavanaugh’nun tanıklığı, Lindsay Clancy'nin çocukları için taşıdığı derin yası ve duyduğu iddia edilen erkek seslerini doğrulayarak savunmaya güçlü bir delil sundu. Ancak danışmanın yazılı notlarındaki geleceğe dönük umutlu ifadeler, not edilmeyen ses detayları ve sarı egzersiz bandı gibi detaylar, jürinin zihnindeki tabloyu ve savunmanın 'akli dengesi yerinde değildi' argümanını son derece karmaşık hale getirdi.
Jüri üç haftadır bir cinayeti sadece izlemiyor üç çocuğun ölümünü, her gün başka bir tanığın ağzından yeniden yaşıyor. Üstelik bizim sahip olduğumuz en basit kaçış yollarından birine sahip değiller. Ekranı kapatamıyor, salondan çıkamıyor, eve gidip gördüklerini anlatamıyorlar. Travma onların başına gelmedi. Ama üç haftadır travmanın tam karşısında oturuyorlar. Neyse ki sona yaklaşıyoruz.
Ancak çarşamba ve perşembe günleri davanın erken bitirilmesi, savcı yardımcısının yüzünün aldığı ifadeler, Reddington’ın kara kara düşünen halleri, Hakim Sullivan’ın jüriye yaptığı ‘öngörülemeyen bir durum yaşanıyor’ açıklaması infiale ve yeni teorilere yol açtığı, kamuoyuna bilgi vermediği için o manasız gerginlik sürüyor.
Davanın 17. günü tüm jüri üyelerinin tek tek salona alınması ve ayrı ayrı sorgulanmasıyla başladı. 18 jürinin sorguya çekilmesi bu dava boyunca daha önce yaşanmamıştı.
(Benim yorumum: Jürinin bu şekilde tek tek sorguya çekilmesi kapalı kapılar ardında tarafsızlığı zedeleyecek ciddi bir ihlalin, belki de dışarıdan bir müdahalenin ya da yasaklı bir araştırmanın gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu ihtimaller arasında bir jüri üyesinin dışarıda davanın gidişatına dair bir arkadaşına veya ailesine bilgi vermesi, hatta “Kararımız şimdiden belli” gibi bir ifade kullanması bile olabilir.)
Bu arada salonun gergin havasından çok farklı, adeta pembe bir dalgayı andıran bir kalabalık hakimdi. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve üzerlerindeki pembe kıyafetlerle dikkat çeken yaklaşık 300 kişilik grup, hem Lindsay’ye destek vermek hem de anne ruh sağlığı sorunlarına dikkat çekmek için toplanmıştı. Kalabalık duruşma öncesinde el ele tutuşup çember oluşturarak dua etti.
Kameralara konuşan destekçilerin neredeyse tamamı, savunma avukatı Kevin Reddington’dan davadaki tüm dengeleri değiştirecek, deyim yerindeyse “bomba etkisi yaratacak” bir hamle bekliyordu. Kadınların teorisi netti: Kadınlar baba Patrick Clancy’nin yeniden kürsüye çağrılacağına, üzerindeki şüpheler doğrultusunda itirafta bulunmak zorunda kalıp salondan kelepçelenerek çıkarılacağına inanıyordu.
17. gün tek bir tanıkla başlayıp biterken Sheila Cavanaugh’nun tanıklığı yaklaşık 30 dakika sürdü. Ancak bu tanık, davanın en büyük tartışma başlıklarından birine dair savunmaya büyük bir delil daha sundu.
Sheila Cavanaugh, yaklaşık yedi yıldır çalıştığı Brigham and Women’s Hospital’da sertifikalı bir manevi danışman.
Lindsay ile 24 Ocak’ın ardından, Clancy ailesinin evinin ikinci katındaki pencereden düşmesinden sonra hastaneye kaldırıldığı sırada karşılaştı. Başlangıçta konuşabilecek durumda değildi. Lindsay entübeydi ve tıbbi cihazlarla çevriliydi. Cavanaugh onu, tüpler, boyunluk ve çevresindeki polisler nedeniyle adeta “tıbbi bir zırhın içine girmiş” halde tarif etti. Lindsay ekstübe edilip iletişim kurabilecek hale geldiğinde Cavanaugh tekrar yanına gitti.
Aslında manevi danışman savunmaya, Lindsay’nin çocukları için duyduğu yas konusunda çok ihtiyaç duyduğu bir şey veriyordu. 31 Ocak’ta, Cora, Dawson ve Callan’ın öldürülmesinden tam bir hafta sonra, ikisi konuştu.
Manevi danışmana göre Lindsay’nin ilk söylediği şeylerden biri şuydu: “Çocuklarımın güvende olmasına çok sevindim.” Cavanaugh da şöyle karşılık verdi: “Çocukların güvende. Tanrı’nın yanında, cennette güvendeler.”
Cavanaugh, Lindsay’yi Brigham & Women’s ve Spaulding’de yaklaşık 14 kez, ardından Tewksbury’de üç buçuk yıl boyunca yaklaşık 200 kez ziyaret etmişti.

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.