RSS Amplifier

Biryudumkitap · Aug 27, 2026

Günaydın! Günün Pasajı: “Karanlığın Yüreği”

0
Sign in to vote or save

Biryudumkitap · Biryudumkitap

Günaydın. İnsan aklı hem cennet hem cehennem. Ne var ki bazen cehenneme meyilli oluyor, yiyip duruyor bizi. Bundan kurtulmak da yine aynı akılla mümkün. Aynı eserde geçer: “İnsan aklı her şeyi yapabilir —çünkü her şey içindedir insanın. geçmiş de, gelecek de.” Biz aklımızı daima cennete meyledelim sevgili okur, iyiliğe ve güzelliğe. Var olun.

Can Yayınları, s.71-73

Müthiş bir hayal kırıklığı hissediyordum, sanki onca zamandır elle tutulur hiçbir şey olmadan bir şeylerin peşinden koşup durduğumu fark etmiştim. Tüm bu yolu salt Bay Kurtz’la konuşmak uğruna katetmiş olsam daha kötü hissetmezdim kendimi herhâlde. Konuşmak… Ayakkabımın bir tekini nehre fırlattım ve beklediğim şeyin tam da bu olduğunun bilincine vardım - Kurtz’la konuşmak. Onu hiçbir şey yaparken hayal etmediğim, ancak söylev çekerken düşünebildiğim gibi tuhaf bir keşif yapmıştım. “Artık onu hiç göremeyeceğim” ya da “Artık hiç elini sıkamayacağım” dememiştim kendi kendime, “Artık onu hiç duyamayacağım” demiştim. Adam kendini bir ses olarak koymuştu ortaya. Onu herhangi bir eylemle ilişkilendirmediğimden değil elbette. Tüm diğer mümessillerden daha fazla fildişi topladığı, takas ettiği, tokatladığı ya da düpedüz çaldığı kıskançlık ve hayranlıkla anlatılmamış mıydı? Mesele bu değildi. Mesele onun yetenekli bir yaratık olması ve tüm yetenekleri içinde en öne çıkanın, beraberinde gerçek bir varlık hissi taşıyanın konuşma becerisi, ağzından çıkan sözcükler olmasıydı - şaşkınlık uyandırıcı, aydınlatıcı, en çok yüceltilen ve en çok küçümsenen ifade yeteneği; nabız gibi atan bir ışık seli ya da geçit vermez bir karanlığın yüreğinden fışkıran aldatıcı bir akış.

Diğer ayakkabı da nehrin şeytan-tanrısına doğru uçup gitti. Yüce Tanrım! diye düşündüm, her şey bitti. Çok geç kaldık; artık yok oldu - bir mızrak, ok ya da lobut o yeteneği ortadan kaldırdı. Adamın konuştuğunu hiç duyamayacağım - hissettiğim hüzünde ürpertici bir yoğunluk vardı, hatta ormandaki vahşilerin feryatlarında sezdiğim hüznü anımsatıyordu. Bir inancımdan yoksun bırakılsam ya da alınyazımı yitirsem kendimi daha büyük bir yalnızlık ve terk edilmişlik içinde hissetmezdim... Kim orada öyle hayvan gibi iç geçiren? Saçma sapan mı geldi? Evet, saçma sapan. Ya Rabbim! Bir adam asla böyle bir şey – Haydi biraz tütün verin bana.”

Derin bir sessizlik oldu, sonra bir kibrit yandı ve Marlow’un ince yüzü ortaya çıktı; yıpranmış, çökmüş, sarkmış, gözkapakları gevşemiş, ama dikkat kesilmiş; piposundan derin derin nefesler çekerken, o minik alev her donuklaştığında yüzü de gecenin içine çekiliyor, alev canlanınca belirginleşiyordu.

Nihayet kibrit söndü.

“Saçma sapanmış!” diye haykırdı. “Anlatmaya çalışmanın en kötü yanı bu... Hepiniz iki sağlam adrese demirlemişsiniz, iki çapa atmış bir tekne gibisiniz, bir köşeyi dönünce kasap, diğerini dönünce polis var, iştahlar gayet yerinde, sıcaklık normal -işitiyor musunuz?- bir yılın sonundan diğer yılın sonuna dek normal. Sonra da diyorsunuz ki, Saçma sapan! Saçmaysa saçma! Sevgili dostlar, sırf sinir bozukluğundan bir çift yeni ayakkabıyı nehre fırlatan bir adamdan ne bekleyebilirsiniz? Düşünsenize, asıl hayret edilecek şey gözyaşı dökmemiş olmam. Aslına bakılırsa metanetimle gurur duyuyorum. Yetenekli Kurtz’u dinleme gibi ölçüsüz bir ayrıcalığı yitirmiş olmam can evimden vurmuştu beni. Yanılmıştım elbette. Bu ayrıcalık beni bekliyordu. Evet, gerektiğinden çok şey duyduğumu bile söyleyebilirim. Üstelik haklıydım da. Bir ses. Bir sesten fazlası sayılmazdı. Ben de duydum -onu- bu sesi –diğer sesleri- hiçbiri sesten başka bir şey değildi - o zamana dair anılarım da çevremde elle tutulmaz bir biçimde dolanıp duruyor, tıpkı muazzam bir kakofoninin; budalaca, berbat, çirkin, vahşi ya da sadece adi, hiçbir anlam taşımayan sözlerin silinmekte olan titreşimleri gibi. Sesler, sesler -hatta kızın kendisi -artık...”

Gönderi yok

Read the original on biryudumkitap.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.