RSS Amplifier

Biryudumkitap · Aug 8, 2026

Günaydın! Cumartesi şiiri: "Duino Ağıtları"

0
Sign in to vote or save

Biryudumkitap · Biryudumkitap

Günaydın. Şairler iyi ki var, iyi ki var da Rilke’nin neşeyle mutluluğu ayırdığı şu enfes sözleriyle başlıyoruz güne: “…mutluluk dışarıdan gelip konar insanın başına, mutluluk yazgıdır. Neşe kalplerde yaşanan güzel bir mevsimdir tümüyle; insanın elindeki en büyük güçtür.” Neşemizin çalınamayacağı böyle perçinleniyor sevgili okur. Hayat her şeye ve herkese rağmen devam ediyor ve zaman akıyor. Neşeyle var olun.

s.71-72, Çev.: Nazar Tüysüzoğlu, Notos Kitap

Dokuzuncu Ağıt

Varlığımızın ömrünü böyle, bütün yeşillerden koyu

o her yaprağının kıvrımıyla, geçirmek dururken defne olarak (gülümsemesi gibi yelin)–:

Öyleyse neden insansı zorunluluk– ve hasretini çekmek, sakınırken yazgıdan?

Ah, mutluluktan değil, yaklaşan kaybın

zamansız üstünlüğünden değil. Ne meraktan,

ne de alışkanlığından yüreğin, o defnede de bulunası…

Çünkü öyle çok şey ki burada olmak, çünkü

görünürde bizi gereksinir yitip giden,

tuhaf şekilde bağımsız olan o her şey, bizi, en çok yitenleri.

Bir kez, yalnızca tek bir kez. Bir kez ve yok başka.

Evet, bizler de bir kez. Yok tekrarı.

Ama bu bir kez varolmuşluk biricik de olsa:

Geri alınamaz sanki yeryüzünde bulunmuş olmak.

Biz de tutkuyla sarılıyoruz işte üstesinden gelmek için,

yalın avuçlarımızda biriktirmek istiyoruz onu,

dopdolu bakışımızda ve nutku tutuk yüreğimizde.

O olmak istiyoruz. – Kime sunmalı?

En iyisi hep kendimize saklamak… Ah, öbür dünyaya,

ne götürülür öbür yana? Ne burada usulca öğrenilen seyrediş,

ne olup bitmiş şeyler. Hiçbiri. Oysa acılar sürer,

her şeyden önce ağrıları sürer aşkların, –

Oysa tarifsiz olanlar. Ama sonra, neye yarar yıldızların altında:

Onlar en tarifsiz olanlar. Gezgin de getirmez

dağın yamaçlarından vadiye, o kimselere anlatılmaz

bir avuç toprağı:

kazanılmış, duru bir söz taşır getirir ama,

sarı ve mavi centiyan. Belki de buradayız ki:

Ev demek için ve köprü, çeşme, kapı, testi,

meyve ağacı, pencere, –olsa olsa: Sütun, kale…

Ama söylem öyle bir söylem ki,

hiçbir şey geçirmemiştir içinden böyle var olmayı.

O suskun toprağın gizli oyunu değil mi,

duygularında ne varsa kendinden geçmeye zorlamak sevenleri?

Eşik: Nedir ki sevenler için aşındırmak kapılarının eskimiş eşiklerini,

geçmişteki nicelerinin ardından ve gelecek olanlardan önce…

kolay.

İşte zamanı dile gelenin, işte yurdu. Konuş ve itiraf et.

Gönderi yok

Read the original on biryudumkitap.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.