RSS Amplifier

başıbozuklar · Mar 29, 2026

nereye mi kadar?

0
Sign in to vote or save

elif doğan · başıbozuklar

bu ülkede, ve dahası bu dünyada, kadın olarak var olmaktan daha zor bir şey varsa o da kadın olarak var olurken akıl sağlığını koruyabilmek sevgili başıbozuklar.

armağan çağlayan’ın, 8 mart haftasında ozan güven’i programında ağırlayarak allayıp pullamasından çok kısa bir süre sonra, ozan güven’in bodrum’da sahne alacağına dair bir mesaj düştü kadın grubuma…

çok geçmedi, fırat tanış’ın da bodrum’da sahne alacağı, sadece bodrum’da değil, marmaris’te, muğla’da tek kişilik gösteri yapacağı haberleri düştü posta kutuma.

bunda ne var? taşrada yaşıyorsun, sanat ayağına geliyor, daha ne istiyorsun??? diye düşünebilecek olanlar için kısa bir hatırlatma geçmek isterim.

ozan güven, bundan birkaç sene önce, birlikte olduğu kadına yönelik darp eylemi nedeniyle yargılanmış, “kasten yaralama” suçuyla 1 yıl 15 aylık hapis cezası almış ve bu ceza, geçtiğimiz aylarda istinaf mahkemesinde onanmıştı.

fırat tanış ise eskiden ilişki yaşadığı kadına sistematik şiddet uygulamış, kadının şikâyeti üzerine ve 6284 sayılı kanun kapsamında hakkında uzaklaştırma kararı çıkarılmıştı.

yargıya yansıyan ve resmi makamlarca uygulanan bu kararların ardından bu iki failin pişman olup özür dilediğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

ozan güven, hapis cezası onandıktan sonra kameraları karşısına toplamış, haksızlığa uğradığını iddia ettiği, zaten kadın denilen şeyin bir sıkımlık canı olduğunu, eğer gerçekten şiddet uygulamış olsaydı kadının “bir çıkığının, kırığının olacağını” söylediği bir basın toplantısını hiç utanmadan düzenlemişti.

fırat tanış ise basına yansıyan uzaklaştırma kararı sonrasında yaptığı açıklamada “sükûtum ikrar sanılmasın” diyerek “haklılığının ortaya çıkacağını ve mağduriyetinin sona ereceğini umduğunusöylemişti.

kısacası, ünleri ülke geneline yayılan bu iki şiddet faili, faillikleri ortaya çıktıktan ve üstelik resmi makamlarca da onandıktan sonra geri adım atmamış, her ikisi de kendilerinin mağdur ve haksız olduklarını iddia etmek ve şiddet uyguladıkları kadınları suçlamak suretiyle üste çıkmışlardı.

bu gibi adamlar bir süre ortalıktan kaybolduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi geri geldiklerinde ya da bazen ortalıktan kaybolma zahmetine bile girmediklerinde, kadınların ciddi tepkisine maruz kalıyorlar. takdir edersiniz ki, cezasızlığın bir norm olduğu, cinsel ilişkiyi reddetmenin haksız tahrik sayıldığı ve katillere ödül gibi cezalar verilen bir ülkede bu, son derece yerinde bir tepki.

ancak fırat tanış ve ozan güven olayında bu iş böyle bile değil. bu adamlar ceza aldılar! ozan güven 45 gün yatarı olan bir hapis cezası aldı, fırat tanış ise tedbir kararıyla uzaklaştırıldı!

buna rağmen kendilerinin mağdur olduklarını tekrarlama cesareti bulan bu fail adamlar izleyiciyle buluşmaya, sahnelerde alkışlanmaya ve sanki hiçbir şey olmamış gibi itibar tazelemeye devam ediyorlar.

bu gibi adamların imdadına genellikle o sessiz ama dağ gibi (!) erkek dayanışması yetişiyor. ozan güven, emre kınay’ın duru tiyatrosu’nda, şevket çoruh’un baba sahnesinde boy göstermeye devam ediyor.

bu kadarıyla kalsa yine iyi… her iki fail de belediyelerin kültür merkezlerinde, üniversitelerin etkinlik mekanlarında sahne alıyorlar.

bunların arasında, benim yaşadığım bodrum ve muğla büyükşehir belediyeleri de var. belediye başkanı tamer mandalinci de, önceki başkan (ve şimdiki muğla büyükşehir belediye başkanı) ahmet aras “bodrum kadınları kent manifestosu”nu savunuyor ve bünyesindeki “kadın ve aile hizmetleri müdürlüğü” ile övünüyor. ve her iki belediye de kendi sahnelerini şiddet faillerine açıyor.

bir başka deyişle, bodrum belediyesi nisan ayındaki kültür etkinliklerini bir şiddet failiyle açıp, bir başka şiddet failiyle kapatıyor.

şimdi... bu tür haberleri paylaştığımda, şiddet faillerine yönelik boykot çağrısı yaptığımda ya da bu çağrılara katıldığımda şöyle sorular alıyorum:

  • “peki bu adam para kazanmasın mı? aç mı kalsın?”

  • “adam suçunu kabul etmiş, cezasını almış, daha ne istiyorsunuz?”

  • “mesleğini yapmasını engellemek, ona verilen cezadan daha ağır bir ceza değil mi?”

ama şöyle sorular sorulduğunu duymuyorum:

  • peki şiddete maruz kalan o kadının yarım kalan kariyeri, gasp edilen emeği ve elinden alınan mesleki geleceği ne olacak?

  • fail sahnede alkışlanırken, kamusal alandan çekilmek, saklanmak veya sesini kısmak zorunda kalan kadının ‘ekmek parası’nı kim karşılayacak?

  • bir kadının özgürce yaşam hakkına müdahale eden bir ‘yetenek’, o sahnede parlatılmayı gerçekten hak ediyor mu?

  • failin sözde rehabilitasyonu için gösterilen bu sınırsız şefkatin binde biri, yaşam alanı daraltılan kadınların adalete erişimi için neden gösterilmiyor?

» kadına yönelik erkek şiddetinde cezasızlık bir norm, “haksız tahrik” bir indirim sebebi olmaktan çıkıncaya kadar.

» failler mağduru suçlayan “ama”lı cümleler kurmayı bırakıp, uyguladıkları şiddetle gerçekten yüzleşip içtenlikle özür dileyinceye kadar.

» şiddet, “yetenekli”, ünlü adamların “başına gelen talihsiz bir hadise” olmaktan çıkarılıncaya kadar.

» failin “ekmek parası” ve “kariyeri”, şiddete maruz kalan kadının kamusal alandaki varlığından ve gasp edilen emeğinden daha önemli sayılmayıncaya kadar.

» kamu kaynakları ve belediye sahneleri, faillerin itibarını temize çeken aklama mekanları olmaktan bütünüyle kurtarılıncaya kadar.

» bir kadın daha, faili sahnelerde alkışlanırken gördüğü için kendi sesini kısmak, sokağa çıkmamak veya hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmayıncaya kadar.

o güne kadar biz, bu suç ortaklığını ifşa etmeye ve yüksek sesle itiraz etmeye devam edeceğiz.

not: bodrum kadın platformu, nisan ayı içinde iki şiddet failinin -fırat tanış ve ozan güven’in- “kadın dostu kent” olduğunu iddia eden bodrum’da sahne almalarını protesto etmek üzere, 30 mart pazartesi günü bodrum belediyesi önünde bir eylem gerçekleştirecek. bodrum’da olanların katılmasını, olmayan ya da katılamayacak olanların da bu duyuruyu çoğaltmasını dilerim.

Read the original on basibozuklar.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.