RSS Amplifier

başıbozuklar · May 5, 2026

"iyi aile annesi" öyle olmaz

0
Sign in to vote or save

This page did not load. You can still read it on the original site — the toolbar below keeps your place in the directory.

böyle olur

yılın, “anne”, “annelik”, “anne olmak” kavramlarını duymaya en tahammül edemediğimiz haftasına girdik, hepimize mübarek olsun.

olmuş da…

senede bir gün sosyal medyadan uzak kaldım, onda da ortalığı annelikler almış götürmüş.

sosyal medyaya erişimi olup da neden bahsettiğimi bilmeyen kalmamıştır eminim. ancak az sayıda da olsa sosyal medya kullanmadığını bildiğim başıbozuklar için özet geçecek olursam, olay şöyle olmuş: bir beyaz eşya markası, anneler günü için hazırladığı bir reklamda iki kadını annelik üzerinden konuşturmuş.

kadınlardan biri, beyaz eşya mağazasında satıcı, diğeri ise müşteri. satıcı olan, elektrikli süpürgelere bakan müşterinin “anne” olduğunu hem-men anlıyor. “durun tahmin edeyim” diyor, “5 yaşında, değil mi?”

“4 yaşında” olduğunu söylüyor müşteri. bir iki cümleyle “ah çocuklar, ah annelik” diye geçiştiriyorlar, en nihayetinde müşteri kadın elinde satın aldığı elektrikli süpürgeyle eve girdiğinde bir de ne görelim, “oğluşum!” diye bahsettiği canlı aslında bir köpekmiş.

bunun üzerine yeni şafak gazetemsisi bir linç kampanyası başlatmış; ardından aile bakanı ve rtük başkanı sazı eline almış. ikisi de rende binasından aldıkları brief doğrultusunda benzer açıklamalar yapmışlar:

“annelik, reklam diline indirgenerek değersizleştirilecek bir kavram değildir! … annelik gibi derin ve kurucu bir değerin, iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini ve sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz”

demiş aile bakanı.

“anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin, ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez.”

demiş rtük başkanı.

aile bakanı kendine hakim olamayıp konuyu yargıya taşıyacaklarını söylemiş. bu sırada marka reklamı yayından kaldırmış ama kopan vaveyla sırasında ömrü hayatında yapamayacağı reklamın âlâsını yapmış.

fıkra bu kadar.

yıllardır annelik üzerine yazıp çizen bir insan olarak anneler günü’nde her türlü saçmalığı gördüm sanıyordum.

örneğin bundan tam 10 yıl önce, 6 mayıs 2016’da, “anneler günü’nde alınmaması gereken hediyeler” başlıklı bir yazı yazmış, ev içi emeği pekiştiren hediyelere itiraz etmiştim:

her nisan ayının sonlarına doğru, posta kutum basın bültenleriyle dolup taşıyor:

  • “anneler günü’ne özel kaçırılmayacak fırsatlar”

  • “sonsuz sevgiye pırlanta ışığı yakışır”

  • “mücevher gibidir anne sevgisi”

  • “hayatı en güzel anneler yazar”

  • “anneler en iyisine layık”

  • “anneler günü hediyelerinizle fark yaratın”

yılın, annelikten soğuduğum bir dönemi varsa o da anneler günü öncesi, yemin ederim. benim de annem olmasına rağmen, kendim de anne olmama rağmen anne kelimesinden midem bulanıyor bu dönemde…

demiştim.

henüz iki sene önce, bir tekstil markasının “annelerimizin hayatımızda önemli bir yere sahip olan söylemlerini sokak stiline taşıyor” iddiasıyla çıkardığı koleksiyona dellenmiş,

şahsen benim çocuğum, üzerinde, bana kalmasına itiraz ettiğim bir işin benim işim olduğunu pekiştiren bir tişörtle gezerse ben yer bezi yaptığım o tişörtle ona yerleri sildiririm.

diye isyan etmiştim.

ama yok, kaderimizde, köpekten “oğluşum” diye bahsedilen bir reklamın, siyasal islamcıların elinde “makbul annelik” propagandasına alet edilmesini görmek de varmış.

ne annelikmiş kardeşim, konuşa konuşa bitiremediniz

eğer iktidar ve aparatları, insanların açlıktan süründüğü, kadınların erkekler tarafından her gün öldürüldüğü, çocukların silahlarla okullarda katliam yaptığı, sokakta oynayan çocukların, hızlı trene binen çocukların, işçi olarak çalıştırılan çocukların öldüğü bir ülkede başka sorun yokmuş gibi “annelik elden gidiyor” çığlıkları atarak o çok makbul sandıkları “aile yılı”nı köpürtmeye kalkmasalardı, bu reklam, hayvanseverlerin ve hayvan hakkı savunucularının sempatisiyle karşılanan bir reklam olmakla yetinecekti belki…

biz feministler “iyi güzel yapmışsınız, ama anneliği yine temizlikle eşleştirmişsiniz; haydi bakalım babalar günü’nde küçük ev aletleri reklamı yapın, birazcık da babalığın bakım yükünü parlatın” diyecektik ve sonrasında herkes yoluna devam edecekti belki.

ama öyle olmadı.

hoş, bu kadarını herhalde kimse tahmin edemezdi. ne de olsa bu kadar kötücül bir söylem üretebilmek, ancak bu kadar kötücül düşünebilenlere ait bir özellik, o da herkese kısmet olmaz!

bu yazıyı, babaannemin meşhur sözüyle “bize ne kızım!” diyerek bitirmek isterdim.

ama daha fazlasını yapacağım.

her yıl mayıs ayında her yer “annelik” doluyor. herkes anneliğe dair bir şeyler söylüyor. bense bunlara itiraz ediyordum.

“yapmayın, etmeyin, annelik bir kadının hayatı boyunca tercih edebileceği rollerden biri sadece; bunu ideolojik/ticari amaçlarınıza alet etmeyin!” diye kendimi yırtıyordum.

o işe yaramadığında, anne olmamış kadınlara sesimi duyurmaya çalışıyor, “siz bunlara kanmayın bacılar, anne olmak zorunda değilsiniz” diyordum.

bu sene farklı bir yoldan yürümeye karar verdim.

madem herkes annelik hakkında ahkâm kesiyor. bir annenin nasıl görünmesi, nasıl davranması, nasıl hissetmesi hakkında bir şeyler söylüyor…

o halde ben de kendi sözümü söylerim.

ve huzurlarınızda “iyi aile annesi” koleksiyonu

siz hiç “iyi aile annesi” diye bir tanım duydunuz mu?

ben duymadım.

“iyi aile babası” vardır ama “iyi aile annesi”ne hiç rastlamadım.

bugüne kadar.

artık “iyi aile annesi” de var: gözümüze sokulan “iyi aile babası”nın yanındaki o görünmez, isimsiz ama hep “makbul” olması beklenen kadının isyanı.

  • iyi ki varım

  • anne olunca anlamadım

  • çare ev grevi

  • iyi aile annesi

  • kötülüklerin anası

  • yetişmeyi reddediyorum

  • ben ölünce dinleneceğim

  • ev işi nankör değil, bonkördür; herkes yapabilir

  • kuş türlerinin %90’ında yuvayı erkek kuş yapar

  • ütü bir insanlık suçudur

  • tahammülümüz kalmamıştır

gibi sözler, “iyi aile annesi” adını verdiğim bu koleksiyonla başıbozuklar dükkan’da kendine yer buldu.

anneler günü’nde kadınların ev içindeki görünmez emeğini pekiştiren hediye furyasına bir alternatif olarak geliştirdiğim bu koleksiyon, “makbul anne” tanımına sığdırılan beklentileri reddeden cümleleri, tişört, çanta, kupa, defter gibi ürünlerle günlük hayatta dolaşıma sokuyor.

ben bu koleksiyonu oluşturduğumda, henüz yukarıda bahsettiğim kriz yaşanmamıştı.

yoksa

  • beni siz delirttiniz

  • anneler kadar taş düşsün başınıza

  • anneler kovalasın sizi

  • bıkDık

  • yıldık

  • bizi bi salın

gibi cümleleri de tasarlayabilirdim. neyse, bunlar cebimizde dursun, lazım olur. ne de olsa bu memlekette bizi delirtecek malzeme de, bizim itiraz edecek gücümüz de bitmez.

hoş, bu reklam krizi birkaç gün sonra unutulacak. yerine kim bilir ne gibi küçük muhasebeler, sahte ahlâki krizler getirilecek.

ama annelik üzerinden ideolojik ve ticari söylemler üretenler, mesajlarını vermeye devam edecek.

madem öyle, biz de kendi sözümüzü söyleyeceğiz.

“iyi aile annesi” koleksiyonu tam da bunun için var.

söylemekle kalmayıp; üzerimize giymek, omzumuzda taşımak, herkese göstermek için:

“‘iyi aile annesi’ öyle olunmaz, böyle olunur!” demek için.

#teşekkürleriyigünner

not: başıbozuklar dükkan’ın diğer tüm ürünlerinde olduğu gibi, “iyi aile annesi” koleksiyonundaki ürünlerin satışından elde ettiğim gelirin %10’unu kadın eserleri kütüphanesi’ne bağışlıyorum. başıbozuklar destekçileri, başıbozuklar dükkan’dan ilk alışverişlerinde %10 indirim fırsatından yararlanabiliyorlar.

başıbozuklar okur destekli bir platform. yazılarımı posta kutunuza ücretsiz olarak almak için üye olabilir, içeriklerimin bağımsız ve sürdürülebilir olmasına katkıda bulunmak isterseniz siz de destekçi olabilirsiniz:

Read on basibozuklar.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.