RSS Amplifier

Barbarians Trading · Apr 26, 2026

20-26 Nisan 2026 | Barbarians Bülten #44

0
Sign in to vote or save

TheArfi · Barbarians Trading

19–25 Nisan haftasını ben tek bir cümleyle özetlerim: piyasa bu kez korkuyu değil, korkunun azalmasını fiyatladı. Ama bunu yaparken de tam bir güvenle hareket etmedi. ABD–İran savaşında tansiyonun ateşkes ve yeni müzakere arayışlarıyla bir miktar düşmesi, petrol tarafındaki panik fiyatlamasını yumuşattı. Bu da doğrudan dolara, tahvil faizlerine, Nasdaq’a ve kriptoya yansıdı. Yani bu hafta fiyatların arkasındaki ana motor veri değil, jeopolitik risk priminin geri çekilmesi oldu.

İran’ın yeni bir teklif hazırladığı, Islamabad hattında görüşmelerin yeniden canlanabileceği ve Katar’ın da ateşkes diplomasisine destek verdiği haberleri, piyasaya “en azından şimdilik daha kötüye gitmeyebilir” duygusu verdi.

ABD tarafında bu haftanın ana resmi, son haftalarda gelen verilerin yeniden yorumlanmasıyla oluştu. Mart TÜFE yıllık bazda yüzde 3,3’e yükselmişti ve savaş öncesi fiyat baskısının bile beklenenden yüksek olduğunu göstermişti. Mart ÜFE tarafında da aylık yüzde 0,5 ve yıllık yüzde 4,0 ile son üç yılın en yüksek üretici enflasyonu görülmüştü. Ama bu haftaki fiyatlama, verinin kötü gelmesine rağmen “daha da kötüleşmediği” düşüncesi üzerine kuruldu.

Ben burada şunu gördüm: veri kötü ama korkulan kadar kötü değilse, jeopolitik tansiyon biraz azalınca piyasa bunu hemen rahatlama bahanesine çeviriyor.

İşgücü piyasası tarafında ise ABD hâlâ tamamen dağılmış değil. Haftalık işsizlik maaşı başvurularının düşük seyretmesi, işgücü piyasasının enerji baskısına rağmen çözülmediğini gösterdi. Bu da Fed açısından kritik. Çünkü istihdam tarafı sağlam kaldıkça, merkez bankasının büyüme korkusuyla hızlı gevşemesi daha zor.

Fed açısından denklem hâlâ rahat değil. Enerji fiyatı yüksek kalırsa enflasyon tarafı yeniden sorun çıkarabilir. Ama savaşın tonu düşer ve petrol gevşemeye devam ederse, bu yıl içinde faiz indirimi kapısı yeniden aralanabilir.

Bu hafta piyasada tam olarak bu iki senaryo aynı anda fiyatlandı. Bir yanda “petrol düşüyor, Fed rahatlar” yaklaşımı vardı. Diğer yanda ise “savaş bitmedi, enerji fiyatı tekrar yukarı dönebilir” temkini vardı.

Benim bu haftaki ana Fed çıkarımım şu: piyasa artık Fed’den büyük bir güvercinlik beklemiyor. Sadece daha fazla şahinlik gelmemesini istiyor.

Dolar endeksi hafta boyunca savaş priminin önemli kısmını geri verdi. Ancak bu geri çekilme bir çöküş değildi. Çünkü piyasa, ateşkes haberlerini satın alırken bile savaşın tamamen bitmediğini biliyor.

Bu yüzden dolar zayıfladı ama teslim olmadı. Ben bunu çok önemli buluyorum. Çünkü dolar gerçekten rahatlamadan, hem Nasdaq hem de kripto tarafında daha kalıcı ve sağlıklı bir yükselişin zemini eksik kalır.

Yani bu hafta dolarda gördüğümüz şey bir yön değişimi değil, risk priminin geçici olarak gevşemesi.

Nasdaq bu haftanın en net rahatlayan taraflarından biriydi. Jeopolitik stres azalınca yatırımcı hemen yeniden teknoloji hisselerine döndü. Nasdaq güçlü yükseldi ve son haftalardaki baskının bir kısmını telafi etti.

Ama ben bu yükselişi tam anlamıyla yeni bir güçlü trend başlangıcı gibi okumuyorum. Çünkü teknoloji hisselerinde hâlâ aynı temel soru masada duruyor: Bu dev yapay zekâ yatırımları, gerçekten ne zaman güçlü ve sürdürülebilir kâra dönüşecek?

Jeopolitik korku azalınca piyasa tekrar AI ve büyüme hikâyesine döndü, evet. Ama bu dönüş daha çok “rahatlama alımı” gibi göründü. Kalıcı güven için sadece savaşın yavaşlaması yetmez; doların, faizin ve marj baskısının da destekleyici hale gelmesi gerekir.

Nvidia, Microsoft, Apple, Meta ve Amazon gibi isimlerde hikâye hâlâ güçlü. Yapay zekâ, veri merkezi, bulut ve dijital reklam tarafında büyüme anlatısı ölmedi. Hatta savaş korkusu azalır azalmaz piyasa tekrar bu hisselere döndü.

Ama burada kritik nokta şu: yatırımcı artık bu şirketlerin hikâyesine kayıtsız şartsız para vermiyor. Güçlü dolar, enerji maliyetleri ve küresel tedarik zinciri riski hâlâ şirket değerlemelerinin üstünde baskı unsuru. Bu yüzden ben teknoloji tarafındaki bu haftaki yükselişi olumlu buluyorum, ama tam anlamıyla rahat bir boğa iştahı olarak görmüyorum.

Kısacası hikâye var. İlgi var. Ama güven hâlâ seçici.

Kripto tarafında bu haftanın yıldızı hiç tartışmasız ETF akışlarıydı. Spot Bitcoin ETF’lerinde yeniden güçlü girişler gördük. Günlük bazda gelen akışlar, kurumsal yatırımcının savaş korkusu biraz azalınca masaya geri dönmekte gecikmediğini gösterdi.

Benim için burada asıl önemli olan şu: Bu hareket sadece kısa vadeli bir tepki değil. Son haftalarda kırılan çıkış serisinin ardından gelen yeni girişler, kurumsal yatırımcının Bitcoin’i yeniden aktif şekilde değerlendirdiğini gösteriyor. Yani piyasa sadece “satış bitti” demiyor; aynı zamanda “yeni pozisyon alınıyor” da diyor.

Bu, Bitcoin için çok önemli. Çünkü fiyatı sadece bireysel heyecan değil, artık doğrudan kurumsal para da taşıyor.

Ethereum tarafında da girişler vardı. Spot Ether ETF’lerine yönelik ilginin son günlerde yeniden toparlandığını gördük. Ancak ETH tarafındaki hikâye Bitcoin kadar net ve güçlü değil.

Bitcoin şu an makro ve alternatif rezerv anlatısıyla destekleniyor. Ethereum ise daha çok kullanım alanı, ağ aktivitesi, staking ve regülasyon hikâyesiyle ilerliyor. Bu yüzden risk arttığında yatırımcı önce ETH’de frene basıyor, risk azaldığında ise geri dönüş daha seçici oluyor.

Ben bu hafta Ethereum tarafındaki tabloyu olumlu ama temkinli buldum. İştah geri geliyor, ama Bitcoin kadar güçlü ve keskin değil.

Türev piyasa tarafında önemli bir kırılma ya da panik işareti görmedim. Büyük opsiyon vadesi ve yüksek hacme rağmen piyasa kontrolünü kaybetmedi. Bu benim için olumlu bir işaret.

Çünkü bu bize şunu gösteriyor: piyasada ilgi var, hacim var, ama kör bir kaldıraç coşkusu yok. Yani yükseliş varsa bu sadece çılgın spekülasyonla değil, daha kontrollü ve daha kurumsal bir zeminle geliyor.

Bu her zaman iyi bir şeydir. Çünkü sağlıksız yükseliş değil, daha temiz bir fiyatlama görürsün.

Global tarafta bu haftanın en önemli konusu yine İran’dı. Ateşkes çabaları, ara buluculuk girişimleri ve yeni teklif haberleri piyasaya kısa vadeli rahatlama sağladı. Ancak diplomatik görüşmelerin henüz net ve kalıcı bir anlaşmaya dönüşmemesi, bu rahatlamanın hâlâ kırılgan olduğunu gösteriyor.

Benim bu hafta global taraf için çıkardığım sonuç şu: piyasa savaşın bittiğini değil, şimdilik yavaşladığını satın aldı. Bu büyük fark. Çünkü fiyatlar rahatlayabilir ama haber akışı yeniden sertleşirse o rahatlama çok hızlı geri alınır.

Önümüzdeki hafta ben üç şeye bakacağım.

Birincisi petrol. Petrol gerçekten 100 dolar altına yerleşebilecek mi?
İkincisi dolar. DXY daha da gevşeyebilecek mi?
Üçüncüsü ETF akışları. Bitcoin ETF’lerine gelen girişler bu hafta gördüğümüz güçte devam edecek mi?

Eğer bu üçlü aynı yönde çalışırsa, piyasa bu haftaki rahatlamayı bir adım daha ileri taşır. Ama İran hattında yeniden sert bir kırılma yaşanırsa, bu haftaki bütün iyimserlik çok hızlı geri verilebilir.

Bitcoin:

Geldik dananın kuyruğuna. Marketin sert yükseliş momentumunun yavaşladığı bir bölgeye geldik. Hacimin düşmesi bölgeyi tam anlamıyla bir kurt kapanına çeviriyor.
Aktif dirençler: 78919-80203-81456
Destekler: 72500-70424-66245

Ethereum:

Bitcoin ne kadar dirençte ise ETH da o kadar hedefleri aldı.
Destek seviyelerine bakarsak: 2100-2010-1800 aktif destekler.
Dirençler ise 2400-2600-2800 seviyeleri olarak dikkat çekiyor.

ETHBTC:

Dirençten ret yiyen ethbtc desteği de kırmış yeni bir yükseliş dalgası başlatması için son şanslar yoksa HTF Destek bölgelerine doğru gevşemeler gelebilir bunlarda markette gerçekten can yakıcı olabilir.

Ben bu haftayı tek kelimeyle “nefes” haftası olarak okuyorum. Piyasa panik satmadı. Yeniden risk aldı. Ama bunu tam güvenle değil, kontrollü bir umutla yaptı.

Yani piyasaya umut geldi.
Ama barış henüz gelmedi.

Bu yüzden ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım. Piyasa bu hafta rahatlamayı satın aldı. Gelecek hafta o rahatlamayı taşıyıp taşıyamayacağını göreceğiz.

No posts

Read the original on barbarianstrading.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.