E-bültenimizi bir süre ihmal ettik. Şimdi yeniden her perşembe içeriklerimizi derlediğimiz bültenimizle karşınızdayız. Bizi ayrıca Instagram, Linkedin ve X platformları üzerinden takip edebilirsiniz.
Girne’deki Art Rooms galerisinde gerçekleşen “Soil & Water: Mediterranean Crossing” sergisini küratörü Başak Şenova’yla konuştuk.
“Soil & Water: Mediterranean Crossing” Güney Afrika’da UNESCO mirası Cradle of Humankind bölgesindeki su kirliliğinden yola çıkan, araştırmaya dayalı “Soil & Water” (Toprak ve Su)projesinin kavramsal bir uzantısı olarak gelişti. Küratoryal çıkış noktası, toprağı ve suyu yalnızca doğal kaynaklar olarak değil, tarih, hafıza, ideoloji ve politik süreçleri taşıyan etkin aktörler olarak ele almaktı. Bu yaklaşım, projeyi başından itibaren salt ekolojik bir çerçevenin ötesine taşıyarak, sosyal, kültürel ve tarihsel katmanları birlikte düşünen bir araştırma alanı olarak kurgulamayı mümkün kıldı.
Söyleşiyi okumak için tıklayın!
Millî Reasürans Sanat Galerisi arşivi dizimizin yedinci konuğu İrfan Önürmen. Sergi kitabında yer alan Levent Çalıkoğlu’nun metni Argonotlar Kütüphanesinde.
İlk günden bu yana, kent kültürüne ait birey üzerinden, dev bir kolaj yığınına dönüşen toplumun yapaylık anlarını, müzminleşen “kültürel erozyon” söyleminin açmaz ve nedenlerini, özellikle 1980 sonrası kendisine tarih ve yaşam içerisinde kalıcı bir yer bulamayan yeni bir kuşağın sıkıntılarını, yabancılaşan, bir başkası olmak için çırpınan ama bir türlü “öteki” olamayan bireyin kadersizliğini, ana caddeye yanlışlıkla çıkmış alt kültürün, arka sokağın kimliksizleşen kahramanlarını ve medyanın günübirlik birer süper yıldıza dönüştürdüğü çaresizlerin sosyolojik seyirlerini deşifre etmeye çalışan bir gözlem ve ifade biçiminin olanaklarını araştırıyor İrfan Önürmen.
Emre Özakat, Kiralık Depo’daki “Dreamstime” sergisinde stok imajları soyutlayarak yeni bir hikâye anlatıyor.
✍️ Fatih Özgüven
Kiralık Depo’nun son sergilerinden “Dreamstime”da Emre Özakat’ın teklifi de bu mekânın üç duvarının ikisini kısmen, birini de tamamen kaplayan bir hat, bir friz yapmaktı. “Telifsiz olarak ticari dolaşıma dâhil edilen stok fotoğrafları yağlıboya ile dönüştürerek yeniden yorumluyor”, böylece “…yatay format, farklı zamanlar ve kültürel katmanlara ait nesneler arasında kurulan mecburi bir yakınlığa” yol açıyordu. “Cilalı makine parçaları ve türbin kanatları, paslanmış dişliler, bir tamircinin elleri, dallara takılmış ve terk edilmiş oyuncaklar, arkeolojik oyuncak figürleri, bir primat ve antik, mumyalanmış bir beden” yan yana frizi oluşturuyorlardı. “…fotoğraflar, boya katmanlarının altında kaldıkça (…) görseller birbirinin içine geçmiş”ti. Böylelikle resimlere baktığımızda fotoğraflardan artık çok uzaklaşmış olduğumuzu görüyorduk. Başka bir rüya zamanında, resmin rüya zamanındaydık.
Fatih Özgüven'in yazısı bağlantıda!
Küresel sesleri harmanlayan Roberto Musci’nin It’s Psychedelic Baby! dergisinde yayımlanan söyleşisi Nalan Kurunç’un çevirisiyle Argonotlar Kütüphanesinde.
Söyleşisinin tamamı bağlantıda!
Instagram hesabımızı takip ediyor musunuz? Cumhuriyet sanatından 10 kadın portresi içeriğimiz şu ana kadarki en çok “like” alan içeriğimiz oldu. Teşekkür ederiz.

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.