
Her Velespitin Bir Hikâyesi Var
Her Velespitin (bisiklet) bir hikâyesi varmış. Bunu yeni öğrendim. Bugünkü masalımız katlanabilir bisikletler üzerine.
Kent Masalları
Live Last read · last published · next check

Her Velespitin (bisiklet) bir hikâyesi varmış. Bunu yeni öğrendim. Bugünkü masalımız katlanabilir bisikletler üzerine.

Bu cümlenin anlam bulduğu en güzel yer, 1999-2004 yılları arası Kepez Belediye Başkanlığı yapan Mehmet Atay'ın kurmasıdır.

Gelin geçmişe yolculuk yapalım. 1989 yılı Eylül ayında Serik Aspendos Gazetesi’nde “Genç Kalemler” başlığı ile yayınlanan bir yazıya bugünden bakalım.

Masalcı bu sayfada çiçekten meyveye geçen dalların görsellerini paylaşacaktı, ham meyve fotoğrafları yani.

Öyle gürültülü patırtılı, bol yağmurlu, selli bir kış yaşadık ya. Dereler taştı, göller kimliğine kavuştu ya.

Antalya gastronomisi uyanıyor. Kurulan dernekler, resmi kanallardan yapılan çalışmalar, coğrafi işaret çalışmaları ve Yörex’le başlayan Foodfest ile devam eden...

Antalya turizmi bir denistasyon daha kazandı. Ne zaman “turizm destinasyonu” dense aklıma o malum fıkra gelir.

Kucurlar beni İzmir’in ilk sayfiye yeri İnciraltı’na götürdüler. Öteki İzmir’i göstermeye.Hani hep orada Levantenler, Rumlar vardı sanırdık ya...

Masalcı, durduğu noktadan yakaladığı ışık açısı ve su hareketi ile bir anda vizörde okyanus dibindeki dev mercan ormanlarında buldu kendini.

Irmak kenarı, suyun içi filan portatif masa, sandalye dolu. Ne güzel değil mi? Sosyal medyadan bakınca öyle görünür eminim. Ama bildiğin şehir çöplüğü.