RSS Amplifier

Klinik Psikolog Tugce Turanlar · Jul 5, 2026

"Varoluş Özden Önce Gelir."

0
Sign in to vote or save

Klinik Psikolog Tuğçe Turanlar · Klinik Psikolog Tugce Turanlar

Sartre’ın bu sözüyle neyi kastettiğini anlamak için önce tersine çevirdiği geleneği görmemiz gerekiyor. Klasik felsefe ve teolojik düşünce çoğunlukla bunun tersini varsayar: öz, varoluştan önce gelir. Yani bir şeyin ne olduğu (özü, tanımı, işlevi), o şey var olmadan önce bellidir. Sartre’ın verdiği klasik örnek bir nesne, mesela bir kâğıt açacağıdır. Zanaatkâr onu üretmeden önce zihninde bir kavram, bir işlev vardır; nesne bu tanıma göre yapılır. Nesnenin “özü” varoluşundan önce gelir. Tanrı’nın insanı yarattığı düşünüldüğünde de aynı mantık işler: insanın doğası, amacı önceden tasarlanmıştır.

Sartre bunu insan için reddeder. İnsanda önce varoluş gelir. Yani insan önce dünyaya fırlatılır, var olur, kendini bulur; sonradan kendini tanımlar. Önceden verilmiş bir “insan doğası”, bir kader, bir hazır anlam yoktur. İnsan ne olacaksa kendi seçimleriyle, eylemleriyle sonradan olur. Sartre’ın deyişiyle insan, kendini nasıl yaparsa öyledir; kendini yaptıktan sonra ne olduğu ortaya çıkar.

Bunun getirdiği ağırlık da şudur: eğer bize hazır bir öz verilmemişse, ne olduğumuzun sorumluluğu tümüyle bize aittir. Sığınabileceğimiz bir “doğam böyle”, “kaderim buydu” gerekçesi kalmaz. Sartre bu yüzden özgürlüğü bir armağan olarak gördüğü kadar bir yük olarak da görür. “insan özgür olmaya mahkûmdur” derken kastettiği tam olarak budur. Seçmemek de bir seçimdir ve sorumluluğundan kaçılamaz.

Yeni yazılarımı kaçırmamak için ücretsiz olarak abone olabilirsiniz.

Gönderi yok

Read the original on tugceturanlar.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.