"Sürekli dışarıyı suçlamayı/yaftalamayı bırakır, kişisel açmazlarımızdan kurtulmak üzere çaba gösterirsek kendi duygusal seçimlerimizin sonucu olan, dolayısıyla validitesi de güvenilirliği de epey şüphe götüren cılız örneklemimizden yola çıkarak yaptığımız genellemelerin ötesine geçebiliriz." Hayatında hiç kadın yokmuş, annesi, kız kardeşi, teyzesi, halası, kadın arkadaşları vs yokmuş, sanki…
Benim çevirmen olup çevirmenlik ya da “… dili ve edebiyatı” mezunu olmadığımı öğrenenler doğal olarak “Büyük ihtimalle kötü çevirmendir” diye düşünebilirler ama önceki bölümlerde bahsettiğim türde nüanslar ve kelimelere dökülemeyecek kadar incelik gerektiren daha başka pek çok şey okulda öğrenilebilir mi, ya da şöyle ifade edeyim, bu tip nüansları sadece öğrenmek değil, aynı zamanda da hakkını…
Birinci bölümü* "Dikkat gerektiren, otomatik pilottan çıkmayı, uyanık olmayı gerektiren inceliklere bazı örnekler vereyim" diyerek kapatmıştım, oradan devam ediyorum. (Elbette verilebilecek yüzlerce, binlerce örnek var. Ben sadece bu yazıyı yazdığım süreçte önüme çıkanlardan üşenmeyip not aldıklarımı burada paylaşacağım.) Orijinal Metinden Çeviriye Gereksiz Yere Aktarılanlar “Now we’re in a good…
Şunu söyleyerek konuyu açayım, hem İngilizcesi hem Türkçesi iyi olan fakat çevirmen olmayan birinin bir çeviriye olumsuz eleştiriler yağdırması çok kolay; çünkü insan, özellikle de bilen insan, yargılamayı sever. Ben çevirmenim, bu işin zorluğunu biliyorum, buna rağmen ben bile bir anlığına da olsa eleştiriyorum, “Şöyle çevrilse daha iyi olurmuş/kulağa daha hoş gelirmiş/daha doğru olurmuş”…
İnsanlar birtakım seçimler yapıp yapıp mağduru oynamayı ne çok sever. Aynı şeyi tekrar tekrar seçtiği ya da öylece pasif bir şekilde durduğu -yani harekete geçmemeyi seçtiği- halde seçim yapmadım sanır, bunu ben seçmedim der. Mesela adam karısına verir verir verir. İstemediği halde, sırf kendinden bir şeyler isteniyor diye, sırf çatışma çıkmasın, tat kaçmasın diye, yüzleşmekten korktuğu için…
Romantik dizilerin, filmlerin çoğu, kadınlar (en azından büyük kısmımız) için tehlikelidir. Ben bugün İstanbullu Gelin dizisi* özelindeki tehlikelerden söz edeceğim, yazının sonunda da ufak bir paragrafla bu diziyi Sex & the City ’yle karşılaştıracak, ardından İrem Sak’ın dizisi Modern Kadın’ ı neden İstanbullu Gelin ve Sex & the City gibi dizilere tercih ettiğime değineceğim. Bu arada İstanbullu…
Baştan şunu belirtmek istiyorum: Bu bir ebeveyn kötüleme yazısı değil. Bunu baştan söylüyorum çünkü daha ilk cümlemden itibaren durumun öyle olduğunun zannedilebileceğini tahmin ediyorum. Ama değil. Vallahi de billahi de değil. Spoiler uyarısı: Diziye dair, izleme keyfinizi kaçırabilecek bazı detaylardan bahsetmiş olabilirim, emin değilim. Henüz izlemediyseniz ve izlemeyi düşünüyorsanız yazıyı…