RSS Amplifier

Öğrenmeyi Öğrenme Stratejileri · Aug 8, 2026

Sıfır Noktası

0
Sign in to vote or save

Rustem Temriyev · Öğrenmeyi Öğrenme Stratejileri

İnsanın hayata ve yaşamın kendisine dair kalıcı öğrenmesi temelde iki şekilde gerçekleşir:

Ya kendi tecrübesiyle öğrenir ya da başkasının tecrübesinden öğrenir.

Fakat basit bir deneyimin tecrübeye dönüşebilmesi için, yani deneyim + öğrenme = tecrübe olabilmesi için, o deneyimden ders çıkarmak ve üzerine düşünmek önemli.

Çünkü yaşadığımız her şey bizi otomatik olarak tecrübeli yapmıyor.

Tecrübeli insan, hatalardan ve yaşadığı olaylardan ders çıkarabilen insandır. O yüzden tecrübe kıymetlidir.

Başkalarının tecrübelerinden yararlanmak, onların yaşadığı deneyimleri görüp ders çıkarmak ve bunu kendi hayatına dahil edebilmek ise daha da kıymetli. Çünkü kendi hayatında yaşayabileceğin deneyim ve edinebileceğin tecrübe sınırlıdır. Ama başkalarının hayatlarını okuyabildiğin zaman kendi hayatına 10, 100, 1000 hayatın tecrübesini sığdırabilme potansiyeli taşıyorsun.

Sanırım akletme, düşünme ve tefekkür etme yeteneği de bu bağlamda insanı okuma yeteneğiyle birbirine bağlı olarak gelişiyor.

Bu beceri iki şekilde gelişiyor.

  1. Bol bol dünya klasikleri okumak, insanın hayatını ve davranışlarını bir olay örüntüsü içinde anlamaya çalışmak ve buradan ders çıkarmak.

  2. Bir de insanı bir kitap gibi okumak, tecrübelerinden yararlanabilmek.

Benim için ikinci yolun çok çarpıcı bir örneği 2016 yılında karşıma çıktı.

Hayatıma böyle bir insan çok kısa süreliğine girdi ama kendimi geliştirme ve doğru becerilere yönelme konusunda hayatımda ciddi bir iz bıraktı.

2016 Mayıs ayında annem doğum günümde bana bir kitaplık hediye etmek istedi. Ben evde yokken, ikinci el eşyacı olan yakın komşumuz ve arkadaşımız Ömer Bey’den bir kitaplık istedi.

Ömer abimizin de şöyle bir özelliği vardı. Dükkânında çalıştırdığı insanlar sadece yabancılardı. Onlara destek olmak amacıyla kendi dükkânında çalıştırıyor, aynı zamanda barınma imkânı da sunuyordu.

Evimize, asansörsüz dördüncü kata, dolabı Suriyeli Hassan isimli bir arkadaş çıkarmış. Hassan dolabı diğer kitaplıklarımın yanına koyarken dolabımdaki İngilizce TOEFL, IELTS ve PTE kitaplarına uzun uzun bakmış ve düşüncelere dalmış.

Annem de:

“İstediğin kitabı alabilirsin. Oğlum öğretmen, seve seve verir. Zaten Ömer abiyi de tanıyoruz, okur getirirsin.”

demiş.

Hassan iç çekerek anneme şöyle cevap vermiş:

“Abla, ben Suriye’de en iyi üniversitelerden birinde çok iyi bir not ortalamasıyla bölümümü bitirdim. Sonra yüksek lisansımı tamamladım. İngilizceyi ise hep erteledim. Savaş çıktı, buraya kaçmak zorunda kaldım. Ama burada ne lisansım ne de yüksek lisansım işe yarıyor. Keşke İngilizce öğrenseydim. Şu an bu ağır dolabı buraya getirmek yerine daha iyi bir yerde çalışabilirdim.”

Hassan’la daha sonra yüz yüze tanıştık, hikayesini bizzat tekrar kendisinden de dinledim. Sonraki süreçlerde elimden geldiğince kendisine destek vermeye çalıştım.

Ama bende onun hikâyesi ciddi bir iz bıraktı.

Çünkü Hassan’ın yaşadıkları benim için sadece onun hayatına ait bir hikâye olarak kalmadı. Kendi hayatıma sormam gereken bir soruya dönüştü.

Ve 2016’dan beri kendime her sene aynı soruyu tekrar tekrar soruyorum:

Hayat beni bir şekilde sıfır noktasına getirse, elimde olan her şey alınsa, sokağa atılsam, ben evli ve çocuk sahibi biri olarak hayat standartlarıma tekrar dönebilmek için gereken yetenek setlerine sahip miyim? Nedir bu yetenek setleri? Güncel mi?

Bu sorular beni gerçek hayata ve gerçek ihtiyaçlara döndürüyor.

Çünkü sıfır noktasında sahip olduğun şeylerle, yanında taşıyabildiğin şeyler aynı değil.

Bu bağlamda aldığım diploma tek başına işe yaramayacak, aldığım sertifikalar işe yaramayacak. Farklı beceri setlerimin olması gerekiyor.

Ve ben bu becerileri birkaç üst kategoriye ayırıyorum:

  • Zihinsel

  • Ruhsal

  • Bedensel

  • Sosyal

  • Finansal

Zihinsel kısmında bilmem ve öğrenmem gereken yeni bilgiler var.

Ruhsal kısmında kendi maneviyat tarafımı sorguladığım alanlar, problem karşısındaki dayanıklılığım ve bunu destekleyecek unsurlar var.

Bedensel kısmında sağlığım var.

Sosyal kısmında iletişim becerilerim ve bunu gerektiren tüm alt kırılımlar var.

Finansal kısmında online ve offline gelir modelleri ile finansal okuryazarlık var.

Burada örnek amaçlı yazdığım maddeler yüzeysel. Her birinin altında farklı kırılımlar ve detaylar mevcut. Ama bence bu çerçevede düşünmek önemli.

Peki neden önemli?

Çünkü bu beceriler temel. Asıl sütunlar bunlar.

Üstte görünen problem çoğu zaman bu sütunlardan birindeki daha temel bir probleme dayanıyor.

Örneğin dil bağlamında duyduğum en yaygın problemlerden biri:

“Biliyorum ama konuşamıyorum.”

Ve bunu söyleyen kişilere baktığım zaman bazılarında temelde sosyal becerilerde eksiklik görüyorum. İnsan Türkçede de iletişim kurmakta zorlanıyor. Psikolojik olarak heyecanını yönetemiyor. Yönetemediği için kelimelerde takılıyor, konuşma akışında problemler yaşıyor.

Yüzeyde problem konuşamamak ama altında daha temel, çözülmesi gereken beceriler var.

Ve bunu fark etmek neden önemli?

Çünkü kişi “konuşamıyorum” diye sürekli aynı döngünün içinde kalıyor. Sürekli yeni hoca, yeni kurs.

Hâlbuki belki de problem doğrudan İngilizce değildir.

Belki de psikoloğa gideceği birkaç seans, yıllardır İngilizce problemi sandığı meselenin altında başka bir problem olduğunu fark etmesini sağlayacak.

Bazen geliştirmeye çalıştığımız beceriden önce, o beceriyi taşıyan temel sütuna bakmamız gerekiyor.

Bu bakış açısı bana kendimle yüzleşmek konusunda ciddi bir kapı araladı.

Kolay değil.

Ama kendi açığını bulmak için bence sorulabilecek en önemli sorulardan biri.

Sıfır noktasından başlasaydım, hızlı toparlanabilmem için gereken yetenek setlerine sahip miyim?

Read the original on rustemtemriyev.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.