RSS Amplifier

Haddini Aş · Jun 24, 2026

Yeterince Mutsuz Değiliz Belki de?

0
Sign in to vote or save

Haddini Aş · Haddini Aş

Merhaba,

Zor bir hafta oldu benim için. Babamsız geçirdiğim ilk babalar günüydü. Oldum olası sevmezdim bu tip özel günleri. Geçtiğimiz Pazar nedeni meşrulaştı. Birkaç gündür Instagram, Linkedin hiçbir şey paylaşmadım, içimden gelmedi.

Ama bu bülteni yazmak bana çok iyi geliyor.. Bakın yazmaya başlayınca, gülümsedim bile 💙 Hadi başlayalım :))

Hayatımın bir döneminde; pek de tarif edemediğim bir hoşnutsuzluk hissi yaşıyordum.

Aslında mutsuz değildim. Ama mutlu da değildim.

Sabahları yataktan çıkmak istemediğim günler oluyordu. Ama bu çok sık başıma gelmiyordu.

İşim fena değildi. İnsanlar iyiydi. Maaş iyiydi. Hayat akıyordu.

Dışarıdan bakıldığında her şey “olması gerektiği” gibiydi.

Ama içimde tarif edemediğim bir his vardı.

Sanki ayakkabımın içine kaçmış küçücük bir taş gibi.

Yürümemi engellemiyordu.

Ama rahat yürümeme de izin vermiyordu.

İlginç olan şuydu:

Eğer işim gerçekten korkunç olsaydı, muhtemelen daha erken ayrılırdım.

Eğer hayatımdan hiç memnun olmasaydım, belki daha hızlı harekete geçerdim.

Ama sorun tam da buydu: İdare ediyordum.

Ve biliyor musunuz, bana kalırsa hayatımızdaki en büyük tehlike buna benzer durumlar: Yani bizi rahatsız edecek kadar kötü olmayanlar.

Çünkü gerçekten kötü şeyler bir şekilde bizi harekete itiyor.

Ama bizi “orta karar mutsuz” edenler... Onlara yıllarca katlanabiliyoruz.

Bununla ilgili bir araştırma var: 2004 yılında Harvard ve UCLA’dan psikologların yayınladığı bir çalışma.

Araştırmanın adı çok vurucu: “Çok da kötü olmayan şeylerin tuhaf uzun ömrü.”

Temel fikir şu:

İnsanlar çok kötü durumları düşündüklerinden daha hızlı geride bırakabiliyorlar.

Çünkü çok kötü şeyler bizi harekete geçiriyor. Uyum sağlamaya zorluyor. Yeni çözümler üretmeye zorluyor.

Ama orta karar kötü olan şeyler...

İşte onlar çok daha uzun sürebiliyor.

Çünkü değişmek için yeterince can yakmıyorlar.

Kısacası; insanların en çok sıkıştığı yer dip noktalar değil.

Orta noktalar. Ne mutlu oldukları... Ne de gerçekten mutsuz oldukları yerler.

Bir ilişki düşünün.

Ayrılacak kadar kötü değil. Ama içinde büyüyecek kadar iyi de değil.

Bir iş düşünün.

İstifa edecek kadar kötü değil. Ama sizi heyecanlanacak kadar iyi de değil.

Bir hayat düşünün.

Şikayet edecek kadar kötü değil. Ama geceleri başınızı yastığa koyduğunuzda içinizi dolduracak kadar iyi de değil.

İşte en kaygan zeminler buralar..

Bana kalırsa, hayatımızdaki en büyük risk başarısız olmak, yanlış bir seçim yapmak vs. değil.

Bence risk; aslında kendi yolumuz olmayan bir yolda rahat etmeyi öğrenmek.

Çünkü yanlış yol can yakar. Bağırır. Uyutmaz. Değişime zorlar.

Ama vasat bir yaşam sessizdir. Her sabah onunla uyanırsın. Her gün onunla yaşarsın. Ve zamanla normalleştirirsin. Amaaaan dersin, hayat zaten böyle bişi..

Bu yüzden; harekete geçemediğinizi hissettiğinizde, kendinize şunu sorun lütfen:

Gerçekten mutlu muyum? Yoksa sadece yeterince mutsuz mu değilim?

Çünkü ikisi aynı şey değil.

Ve bazen hayatımızdaki en büyük dönüşüm, bu ikisini birbirinden ayırabildiğimiz gün başlıyor..

The Worldview Upgrader : Yoksulluktan nüfusa ve iklime kadar dünya hakkında size minik testlerle bilgi veren bir web sitesi. Doğru bildiğimiz yanlışları keşfetmek için harika.

Humans in the Loop Yazılımcıların yapay zeka ile çalışma ve yeni teknolojiden en iyi şekilde yararlanma konusunda ipuçları ve fikirlerini paylaştıkları ücretsiz bir çevrimiçi topluluk.

Alex Iman’a ait bu satırlar beni çok düşündürdü ve ben de kendi hayatımda denemeye karar verdim:

“Son zamanlarda “özür dilerim”lerimi “teşekkür ederim”lerle değiştiriyorum. Mesela “geç kaldığım için üzgünüm” yerine “beni beklediğin için teşekkürler” diyorum ya da “bu kadar dağınık olduğum için özür dilerim” yerine “beni koşulsuz sevdiğin ve önemsediğin için teşekkür ederim” diyorum. Bu, sadece kendim hakkında düşünme ve hissetme şeklimi değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda başkalarıyla olan ilişkilerimi de iyileştirdi; artık onlar benim olumsuzluğum yerine minnettarlığımı görüyorlar”.

Özür dilemekten minnettarlığa geçme fikrini çok sevdim.

Kendini bir yük olarak görmekten, çevrendeki insanları birer nimet olarak görmeye geçiyorsun. Bu hafta denemenizi öneririmi, bence size de daha iyi hissettirecek :))

Eğer;

Yaşamında bir noktada sıkışmış hissediyorsan,

Yeni bir bakış açısı kazanmak,

Yönünü netleştirmek ve dahası artık harekete geçmek istiyorsan,

seni tam burada bekliyorum.

👉 Toplulukta Seni Neler Bekliyor?

📹 Ayda 2 Canlı Yayın

📹 Haftalık Challenge’lar (Harekete geçmek için birbirimizi dürtüyoruz)

📚 Uluslararası çok satan kişisel ve profesyonel kitap özetleri (Infografik ve Checklistler Dahil)

📒 Gelişimini İvmelendirecek E Rehberler ve Eğitimler

🎯 Gelişim meraklısı profesyonellerden oluşan bir topluluk

Seni tanıyacağım için gerçekten çok heyecanlıyım 💙

Skool topluluğuna katılarak kariyerindeki bir sonraki adımı netleştirmek ve kendini bir profesyonel olarak geliştirmek istersen; hemen aşağıdaki linkte seni bekliyorum.

Şimdi Katıl

No posts

Read the original on ozkent.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.

    Reading · Haddini Aş · RSS Amplifier