RSS Amplifier

Haddini Aş · Jul 21, 2026

Geçmişi Savunmayı Bırakmak

0
Sign in to vote or save

Haddini Aş · Haddini Aş

Merhaba,

Umuyorum keyifli bir hafta geçiriyorsunuz.

Geçen hafta internetin pek de olmadığı bir yerlerde tatil yapınca, Çarşamba bültenini atlamak zorunda kalmıştım. Hatta kitap özeti bile yayınlayamadım. Merak edenler olmuş, çok teşekkür ederim, iyiyiz hepimiz çok şükür ❤️

Benim Kariyer Lab topluluğu tarafında çok keyifli 4 modüllük bir seminer dizisine başladım, kişisel olarak güçlü bir marka olmakla ilgili. 22 Temmuz akşamı (yani yarın) ikinci canlı yayın var. Kaçırdığınız bölümleri sonradan izleyebiliyorsunuz.

Kişisel markanıza yatırım yaparak bir B planınız olsun isterseniz, burada buluşalım.

Haftaya görüşmek üzere,

Son zamanlarda etrafımda aynı cümleleri çok sık duymaya başladım.

“Artık çok geç.”

“Bunca emek çöpe mi gitsin..”

“Benden geçti..”

“Başka şey yapacaksam, boşuna mı o bölümü okudum?”

Bazen kariyerini değiştirmek isteyen birinden geliyor.

Bazen yıllardır mutsuz olduğu ilişkiden çıkamayan birinden.

Bazen başka bir şehirde yaşamak isteyen ama cesaret edemeyen birinden.

Cümleler farklı olsa da, arkadaki anlam aynı. “Yapamam!”

Düşündüğüm şeyse şu:

İnsanlar aslında “çok geç” demiyor. Farkında olmadan kendilerine şunu söylüyorlar:

“Bu hayata çok fazla yatırım yaptım.”

Ve bu ikisi aynı şey değil.

Bunu ilk fark ettiğimde aklıma çok basit örnekler geldi.

Hiç sevmediğiniz bir diziyi sırf sekiz bölüm izlediğiniz için bitirdiğiniz oldu mu? Ya da restoranda beğenmediğiniz bir yemeği, sadece parasını verdiğiniz için yediğiniz?

Hepimiz bunu yapıyoruz. Hatta hayatımız için yapıyoruz.

Geçmişte verdiğimiz emek, bugün vereceğimiz kararı etkiliyor.

Oysa o para çoktan harcandı. O zaman çoktan geçti.

Karar aslında düne ait değil, sadece bugüne ait.

Yıllar önce seçtiğimiz bir meslek...

Üniversitede aldığımız bir diploma...

On yıl emek verdiğimiz bir şirket...

Bize artık iyi gelmeyen bir ilişki...

Sırf bugüne kadar çok emek verdiğimiz için devam ediyor olabilir mi?

İşte tam burada şunu sormak istiyorum size:

Eğer bugün sıfırdan başlayacak olsaydınız... şu an yaşadığınız hayatı yine seçer miydiniz?

Aynı işi... Aynı tempoyu... Aynı şehri... Aynı alışkanlıkları... Aynı çevreyi...Aynı kadını veya adamı..

Yine seçer miydiniz?

Bu soruyu kendinize lütfen iyi hissettiğiniz bir günde sorun. Yani patrona kızdığınızda, her şey üst üste geldiğinde, işe ulaşmak için 3 saat trafikte kaldığınız bir günde değil..

Tam tersine... Her şey yolundayken sorun.

Çünkü mesele zor bir dönemden kaçmak değil. Mesele artık sizi temsil etmeyen bir hayatın içinde yaşamaya devam edip etmediğinizi görmek.

Çoğu zaman insanların bilmedikleri bir hayattan korktuğu için değişemediğini düşünürüm.

Öyle ya, bugünkü hayatımızın nasıl göründüğünü biliyoruz.

Sabah kaçta kalkacağımızı...

Maaşımızın ne zaman yatacağını...

Hafta sonları ne yapacağımızı...

Bildiğimiz şeyler güven veriyor. Karşı tarafsa sisli.

Para kazanabilir miyim? Mutlu olur muyum? Başarabilir miyim?

Kimse bilmiyor.

Ve insan zihni maalesef; bildiği hayatı olduğundan daha güvenli, bilmediği hayatı ise olduğundan daha tehlikeli görmeye eğilimli.

Bunca soru işaretinin yanında, işleri zorlaştıran, başta bahsettiğim “geçmiş seçimlerimizi savunma” gibi bir yanılgımız var..

Çoğumuz fark etmeden geçmişimizin en dişli avukatlarıyız.

“Onca yıl okudum.”

“Bu kadar emeği çöpe atamam.”

“Yok aslında ben doğru seçim yapmıştım..”

Dikkat ederseniz; bunların hiçbiri gelecekle ilgili değil. Hepsi geçmişle ilgili.

Geçmişi savunurken de; geleceği ertelemeye başlıyoruz.

Lütfen sorun kendinize:

Hayatımı gerçekten sevdiğim için mi yaşıyorum?

Yoksa yıllar önce verdiğim kararları haklı çıkarmaya mı çalışıyorum?

İkisi arasında çok büyük bir fark var.

Çünkü biri seçim. Diğeri savunma.

Sonra diğer soruyu yanıtlamaya çalışın:

“Eğer bugün bana bu hayat teklif edilseydi... gerçekten kabul eder miydim?”

Sizi olduğunuz yere mıh gibi çivileyen şey; “artık çok geç” olması değil; dün için ödediğiniz bedeli, yarının önüne koymanız olabilir.

Ve zihninizdeki hapishaneden çıkış biletiniz; geçmişte yaptığınız seçimleri haklı çıkarmaktan vazgeçtiğiniz gün başlar belki.

Kim bilir?

ReadThisTwice: Steve Jobs’tan Quentin Tarantino’ya kadar tanınmış kişilerin kitap önerilerini bir araya getiren bir kitap keşif sitesi. Sitedeki her öneri kaynaklarla doğrulanmış durumda. Benim hoşuma gitti :)

The Last Museum Dünyanın önde gelen müzelerinden yaklaşık 6 milyon sanat eserini içeren ve eserleri tema, stil, konuya göre arayabileceğiniz bir arama motoru.

Eğer;

Kendini sıkışmış hissediyorsan ve yeni bir bakış açısı kazanmak, yönünü netleştirmek, dahası artık harekete geçmek istiyorsan,

seni tam burada bekliyorum.

👉 Toplulukta Seni Neler Bekliyor?

📹 Ayda 2 Canlı Yayın

📹 Haftalık Challenge’lar (Harekete geçmek için birbirimizi dürtüyoruz 🤩)

📚 Uluslararası çok satan kişisel ve profesyonel kitap özetleri (Infografik ve Checklistler Dahil)

📒 Gelişimini İvmelendirecek E Rehberler ve Eğitimler

🎯 Gelişim meraklısı profesyonellerden oluşan bir topluluk

4 modülden oluşan bir seminer dizisi ile kişisel markamızı oluşturarak nasıl kendimizi daha öne çıkarabileceğimizi, nasıl görünür olabileceğimizi ve seçilen değil, seçenler arasına girebileceğimizi konuşuyoruz.

İlk seminere hemen Classroom bölümünden ulaşabilirsiniz. İkinci seminer yarın. Katılmak isteyenlerin Skool üyesi olması yeterli :))

Şimdi Katıl

No posts

Read the original on ozkent.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.