Geçtiğimiz günlerde Psycho ’ nun bataklık sahnesi yeniden karşıma çıktığında, yıllardır bilinen bu sekansın hâlâ aynı soruyu üretebildiğini düşündüm: " Bir katilin yakalanmamasını neden isteriz?" Bu yazıyı da Hitchcock ’ un seyirciyi kendi ahlaki konumundan birkaç saniye içinde nasıl uzaklaştırabildiğini açıklığa kavuşturmak adına kaleme alıyorum . Hepimizin bildiği o meşhur sahneye kısaca geri…
Harry Potter evreninde adamotu, saksısından çıkarıldığı anda çığlık atan, kulaklık takılmadan yaklaşılması tehlikeli olan tuhaf bir bitkidir. Çocukken bu sahne çoğumuza eğlenceli gelmiş olabilir. Oysa büyücülük okulunun seralarında karşımıza çıkan bu küçük yaratığın kökleri, popüler kültü rden çok daha eski ve karanlık bir geçmişe uzanır. İnsan biçimini andıran kökü, zehirli yapısı ve t ıp ile…
Toplu Taşımada Bilgi Eksikliği ve Metrobüs Yolculuğu Geçen gün metrobüse binmiştim, tek gözüme iğne yapıldığından tek gözüm bantla kapalıydı. Böyle zamanlarda “korsan oldum” derim; kendimle dalga geçmek için. Gerçi uzun sürmez korsanlığım. Bu kez de çalıştığım okula gitmek için metrobüse bindim. Ne göreyim elektrikli panolarda hangi istasyonda olunduğunu gösteren herhangi bir iz yok. Üstelik anons…
Son zamanlarda Gabriele Dell ’ Otto ’ nun Dante ’ nin İlahi Komedya ’ sından esinlenen karanlık yorumları sosyal medya platformlarında karşıma tekrar tekrar çıkıyor. Bu görüntülerin yalnızca gö rsel g üçleriyle değil, ilahi adaleti neden böylesine bedensel ve ürkütücü biçimlerde hayal ettiğimize dair taşıdıkları soruyla da dolaşıma girdiğini düşünüyorum. İnsan, adaleti her zaman huzurlu bir yüzle…
Bir Taksi Yolculuğunda Toplumun Aynası Geçen gün taksiye bindim. Sürücünün adı Kerem’di. “Aslı'yı mı kaptın?” dedim. “Yok, benimkinin adı Nazlı.” dedi. 60 yaşına yakınmış. Kırk yıldır İstanbul’da profesyonel olarak sürücülük yapıyormuş. Doğma büyüme Kocamustafapaşa’lıymış. Laf lafı açtı. “Ağabey, bugünlerde aileler ortadan kalkıyor. Ailenin bir anlamı kalmıyor.” dedi. “Neden?” diye sordum. “Aile…
Bazı resimler güzel oldukları iç in de ğil, rahatsız edici oldukları hâlde gözümüzü üstlerinden çekemediğimiz için güçlüdür. Bu haftaya, karanlık fantezi illüstrasyonlarına kendine özgü bir dil kazandıran bir sanatçıyla başlamak istedim: Guillaume Sorel . Sorel ’ in illüstrasyonları tekinsiz bir cazibeliğin neredeyse hipnotik olarak adlandırılabilecek çekimine sahiptir. İlk bakış ta grotesk g…
Aralıklı yazıyorum bu aralar. Yaşadığım yasla baş etmeye içimde derinleşen boşluğu anlamaya çalışıyorum. Her zaman o boşluğa bakamıyorum. Büyük bir parçam kardeşimin ölümüyle birlikte koptu gitti. Bu yaşıma kadar epey kayıplar yaşadım. Onlarla birlikte çocukluğumun, gençliğimin, orta yaşlılığımın yaşanmışlıkları da yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Fotoğraflar olmasa “böyle günleri yaşadım mı?” diye…
Bir dağın zirvesinde yaşadığına inanılan görünmeyen bir kadın… Ormanın derinliklerinde dolaştığı söylenen ruhlar… Mağaraların içinde yankılanan eski hikâyeler… Tekinsizce yükselen şafak… Yukarıdaki cümlelerde kaleme aldığım her kadim inanış biçimi, yalnızca farklı toplumlara ait efsaneler olarak tanımlanabilir. Genellikle bu şekilde tanımlanıyor, hatta bu şekilde arşivleniyorlar da. Oysa dünyanın…
Geceleri biri size isminizle seslense döner miydiniz? Dünyanın birçok farklı bölgesinde bu soruya verilen cevap şaşırtıcı biçimde aynıdır. Appalachia ’ nın dağ köylerinden Amerika ’ nın yerli topluluklarına, hatta birbirinden tamamen bağımsız birçok kültürde, geceleri duyulan bir seslenişe cevap vermemek gerektiği söylenir. Bunun sebebi ise çoğu zaman aynı şekilde açıklanır: Eğer sana seslenen…
Doğa üzerine anlatılan hikâyelerin en ilginç tarafı, hiçbir zaman yalnızca doğ ay ı anlatmamış olmalarıdır. Hepsi ilk bakışta ağaçlardan, nehirlerden, mağaralardan ya da dağlardan söz ediyormuş gibi görünürler. Oysa biraz daha yakından baktığınızda, bütün bu anlatıların aslında insanın kendisini anlamlandırma ç abas ına dönüştüğünü fark edersiniz. Asturias'ın ( İspanya'nın kuzeyinde bulunan özerk…