Yaşlanmayla birlikte kemiklerin kalitesi bozulmakta, kemiğin içi boşalmaya başlamakta ve gücü giderek azalmaktadır. Kalsiyumdan zengin yapıda olan kemiğin mikro mimarisinin bozulması, kırık riskinde artışa yol açmaktadır. Osteoporoz hem kadın hem de erkeklerde görülen bir sorun olsa da, kadınlar için risk daha büyüktür ve onlar için çok daha önemli bir problem olarak durmaktadır. Bu durumun…
İstanbul Sanayi Odasının yıllardır büyük bir emek ve özveriyle hazırladığı İlk 500 ve İkinci 500 listelerine, son yıllarda Türkiye İhracatçılar Meclisinin oluşturduğu İlk 1000 İhracatçı Firma listesi de eklendi. Türkiye ekonomisini her yönden fotoğraflama imkânı veren bu çalışmalar, çok ciddi bir kaynak ve arşiv niteliği taşımaktadır. En Büyük 1000 İhracatçı listemizi son dört yılın rakamlarını…
Günümüzde değişim, dönüşüm olarak görülen yenilikçiliğin sınırları nereye kadar bilinmiyor. Özellikle Yapay Zeka (YZ) kullanıcıları ve kullanılan alanlar genişledikçe katkıları yanında aldıkları, götürdükleri de fark edilmektedir. Yapay zekanın bilim ve teknoloji dışında tüm alanlarda kullanılması üretim ve iş potansiyellerini artırmakla birlikte, bir çok iş ve meslek alanlarını ortadan kaldırdığı…
Hem küresel ölçekte hem de Türkiye özelinde büyük beklentilerle girilen 2026 yılının ilk yarısını kapatmış olduk. Yeni yıla girerken görünen fotoğraf nasıldı, gelin hatırlayalım; 2026 yılına girilirken dünya ekonomisinin genel olarak ılımlı bir büyüme patikası izleyeceği, ancak aşağı yönlü risklerin devam ettiği belirtilmişti. Özellikle gevşek para politikalarının gecikmeli etkileri ile ABD ve…
Demokrasi kavramının gereklerinden biri olan siyasetin, toplumun çoğunluğuna ulaşmasında bazı sosyal talep ve beklentilerin karşılığını bulması siyasetin temelini oluşturmaktadır. Demokrasi veya el erki, halkın yasaları müzakere etme ve yasal düzenlemelere karar verme yetkisine (doğrudan demokrasi) veya bunu yapmak için yönetim görevlilerini seçme yetkisine (temsili demokrasi) sahip olduğu bir…
Bayram sonrası açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarıyla Türkiye ekonomisi, 23 çeyrek boyunca büyüme başarısı göstermiş oldu. %2,5 olarak açıklanan büyüme rakamı, kimi iktisatçılara göre beklentilerin üzerinde, kimilerine göre ise beklenenden daha düşük seviyede. Özellikle şubat sonunda ortaya çıkan İran–ABD–İsrail savaşının etkileri göz önüne alındığında, bence bu rakam küçümsenmeyecek…
Cehalet bilime sebep olduğu gibi bilimde cehalete yol açar diyen Stuart Firestein, bilime merkezinde cehaletin olduğu yeni bir yörünge çiziyor; bilim, yörüngesinde ilerleme gücünü de cehaletin yol açtığı sorularda buluyor. Cehaletin kasıtlı aptallığı değil de, bilgideki boşluktan ötürü bilememe halini açıkladığı anlamına dönelim. Kasıtlı aptallık, anlamazlığı ve aydınlanmamışlığı içinde…
28 Şubat’ta İran, Amerika ve İsrail arasında; ucu açık, uluslararası hukukun yok sayıldığı bir savaş başladı ya da başlatıldı. Bu savaş, bugüne kadar sonuca ulaşmamakla birlikte, her gün yapılan yeni açıklamalarla piyasaların manipüle edildiği bir sürece dönüştü. Nükleer gerekçelerle başlayıp Hürmüz Boğazı denklemiyle devam eden bu krizin nasıl sonuçlanacağından ziyade, etkilerini tartışmak…
Dünyaya küresel barışı getireceğini ifade eden ABD Başkanları genellikle dönemlerinde huzursuzluğa, barışı tehdide yönelik politikalar ve söylemler ürettiğine bir kez daha tanık olunmuştur. ABD ve Trump savaşları sona erdirerek, barışı getireceğini ifade ederken şu an itibariyle pekte öyle olmadığını gösteren Başkanlardan biri olmuştur. Yine, “Amerika’yı yeniden büyük yapacağız” söylemiyle ironik…
Tahmin etmek, önceden bilmek, projelendirmek gibi eşanlamlı kelimelerle de ifade ettiğimiz öngörü kelimesi kabul görmüş anlamıyla bir olayın veya durumun gelecekte ne olacağını mantıklı sebeplere dayanarak, gerçekleşmeden önce doğru tahmin etmek ve ona göre hazırlıklı olmak ya da hazırlık yapmak anlamına gelir. Gerçi bize has, “Kervan yolda düzülür” anlayışıyla pek uyuşmasa da planlamak ve tahmin…