İlhamdaşlarım herkese merhabalar, nasılsınız…
Ben bir haftadır, bir sağlık yolculuğuna çıktım. Sağlık konusunda sağlık sigortamdan, beslenme düzenime, beslenmeyi nasıl gördüğüme ve kendimden beklentilerimi yeniden düzenliyorum ama konumuz bu değil. Bu sürecin kendisinden dolayı kilo vermekteyim ama bugün size, “nasıl sağlıklı beslenilir, nasıl kilo verilir?” anlatamam. Bu yolculukta yaptığım ufak, ufacık bir şeyin nasıl beni yolda tuttuğunu, bu ufacık şeyi, tüm hayallerimizin yolunda nasıl kullanabileceğimizi ve dahası kullanmamız gerektiğini paylaşacağım. Sizlerin de deneyimleri ve yorumları olursa çok sevinirim. İlhamı birlikte zenginleştirelim.
Nedir bu videodaki rakamlar?
Her sabah, aynı saatte uyanıp, aynı şekilde, aynı yerde, aynı tartıya çıkıp tartıldım ve kilomu odamdaki giyisi dolabının kapağına günlük olarak kaydettim. Yazmama gerek var mıydı?: Hayır, zaten tartı akıllı olduğu için telefona kendi kendine kaydediyordu. Ama yine de yazdım.
İş dünyasında bize “Ölçemediğini yönetemezsin” derler. Doğrudur (ölçtüğün şey seni yoldan da çıkarır ama bu başka bir konu). Ama bu yüzden de yazmadım. Zaten olay ölçüm olsa zaten tartı ölçüyor ve her türlü analizi zaten dijital uygulamada görebiliyorum.
Peki neden yazdım?
“Yazmak aynı zamanda düşünmektir” fikrini önceki bültenlerde paylaşmıştım. Bugün, “Yazmak aynı zamanda terapidir” diyeceğim. Ben, her sabah, o günün kilosunu yazarken, aynı zamanda
Yazarken, zihnimde konfetiler çıkıyor. Sosyal medyanın nasıl bizi dopamin bağımlısı yaptığını biliyorsunuz. Bunu bu sefer de kendime yapıyorum. Normalde azalan kilomu tartıda gördüğümde dopaminimi doğal olarak alıyorum. Ama ben bu azalan kilomu yazdıkça ve yazarken o dopamin büyüyor, genişliyor. Yazarken, neşe doluyorum.
Kendime söz veriyorum. Yarın olabileceğimi görüyorum. Zaman izafi. Zamanı şimdi yazdığım an ile yarın yazacağım an arasında çerçeveliyorum. Yarın sabah gelip buraya yazarken olabilecekler için kendime söz veriyorum.
Görünür yapıyorum. Küçük bir başarı ama çocukların okulda elmaların kızarması gibi ya da madalyaları görünür yere asmak gibi beni yolda tutuyor ve baktıkça yolculuğumu bana hatırlatıyor.
Peki neden buna ihtiyacımız var? Ve neden hayallerimizin yolunda mükemmel stratejiler, kusursuz planlar yetersizdir?
Dünya o kadar yoğun ki. Sürekli bilgi akışımız var. Sosyal medyaya bir defa açtığımızda dalıp gidiyoruz. Yaşamın bizden beklentileri çok arttı. Bu bilgi yoğun ve hızlı dünyada, asıl başarı hayalini (amacını, tutkunu) canlı tutmak. Çünkü ne kadar motive olursan ol, ne kadar mükemmel stratejiye sahip olursan ol, dünyanın bu enformasyon rüzgarları, dünya işleri, bu önceliğimizi plajdaki kumdan kaleleri rüzgarın aşındırması gibi sürekli aşındırıyor.
Hayalimizi nasıl canlı tutarız?
Paylaştığım, günlük kilomu yazma işini bir terapi/rituel haline getirmek bunun bir yolu.
Başka, yolu, diyelim ki, marketteyim veya fırındayım. Ve market ve fırındaki lezzetli şeyler bana bakıyor. Çehov’un sözünü hatırlayın. “Bir tiyatroda ilk sahnede silah varsa ikinci sahnede patlar”. Ama, Nietzsche'nin sözünü başka şekilde de yorumluyorum. Nietzsche, “Birisi, uçuruma uzun süre bakarsa, uçurum da ona bakar” der. Yani, atıştırmalıklar beni tetiklemeden, ben kendimi tetikleyebilirim. O atıştırmalıkla karşılaştığımda “İşte bunu yemedim” “bunlar böyle beni etkiliyor” “Ben, böyle durumlarda böyle tepki veririm.” gibi kendi iç sesimi çalıştırabilirim.
Veya, sağlıklı bir adım atan yaş almış birisini gördüğüm zaman veya sahilde sabah sporu yapan birisini gördüğüm zaman, yine iç sesim: “Ne güzel, hareketlilik” “Hareket yaşamın bir parçası” “Ben de yürümeyi/sporu seviyorum” gibi iç sesimi çalıştırıp, içimdeki spor klasörüne bir taş daha atabilirim.
Hayallerimiz için mükemmel planlar yapıyoruz. Yapay zeka ile şahane stratejiler geliştirebiliyoruz. Ama olay, plan değil, yolda kalmaktır. Yolda kalmak için hayallerimizin yolunda sevinçleri bulmalı, onları daha da büyütmeli, hayallerimizi canlı tutacak anları yakalamalıyız.
Başka bir deyişle, hayallerin için, bana mükemmel stratejilerini anlatma, hayallerini nasıl canlı tutacağını anlat.
Hayalin için, mükemmel planda günde en fazla 10 şey yapabilirsin (iyi beslen, spor, su vb.), ama bu şekilde her yerde sevinç, motivasyon devşirerek günde belki 100 şey yapar hale gelirsin. Bu da zihnini değiştirir, bağlantıları güçlendirir ve hayallerini canlı tutar.
Yanıtlarınızı beklerim. Sonra da Instagram adresimde hepimizin ilhamlarıyla bir paylaşım hazırlayacağım.
Hayallerinize canlılılıklar dilerim. Bu ilham bunun yakıtı olsun.
Sevgilerimle
Son olarak, ilhamolsun’da bir logo değişikliği yaptım. İçeriklerde de değişiklikler ve yenilikler planlıyorum. Yorumlarınızı da beklerim.
Ve ilhamolsun’u arkadaşlarınızla paylaşırsanız, seveceğini düşündüğünüz kişilerle paylaşırsanız çok sevinirim. 200+ aşkın ilham arşivimizde var.

Comments
Nothing yet. Say the first thing.
Sign in to join the conversation.