RSS Amplifier

Biryudumkitap · Aug 13, 2026

Günaydın! Günün Pasajı: "Hyunam-Dong Kitabevi"

0
Sign in to vote or save

Biryudumkitap · Biryudumkitap

Günaydın. Tekrar tekrar söyleyelim, iyi ki kitaplar var. Yeni dünyaları okudukça insan, yeni duyguları tanıdıkça, kurmaca da olsa dünyası bir romanın içinde kayboldukça daha fazla anlıyor gerçek dünyayı ve insanları. Okumak büyüdükçe dünya da iyiye gidiyor. Hwang Bo-Reum “Kitap okuyanlar, yani başkalarının acılarını paylaşabilenler çoğalmalı ki dünya daha hızlı güzelleşebilsin.” Kulağa çok romantik gelse de, kimisi hadi oradan dese de, yaşasın kitaplar sevgili okur. Var olun.

s.84-86, Çev. Nilay Özeser, Athica Yayınları

Youngju başıyla onaylayıp çenesini avcuna yaslayarak Jungseo’nun ellerini izledi. Tığı geçirip, ipi sarıp, tığı geri çıkarma süreci düzenle devam etti. Müşteri gelene dek Jungseo’nun karşısında oturmak niyetindeydi, atkının tamamlandığı ânı kaçırmak istemiyordu. O ânı paylaşabilirlerse, dünya üzerinde yalnız kalmış olduğu o korkunç duygudan kurtulabileceğini düşünüyordu.

Perşembe, 22,23, Blog

Kimi zaman kendimi bütünüyle işe yaramaz gibi hissediyor ve umutsuzluğa kapılıyorum. Özellikle bana iyiliği dokunan, ilgi gösteren ve seven insanları hayal kırıklığına uğrattığımda, “Etrafındakileri mutsuzluğa sürükleyen bir insan kadar lüzumsuz biri olabilir mi? Başkalarını incitmek dışında bir şey bilmiyor muyum? Ben o kadarlık bir insan mıyım?” diye sorguluyorum ve kalbim parçalara bölünüyor.

Bu kalp kırıklığının ardından sadece sıradan bir insan olduğum sonucuna ulaşıyorum. Ne kadar çaba sarf edip ilerlemeye çalışırsam çalışayım, en nihayetinde vardığım nokta yalnızca alelade bir insan olduğum gerçeğini haykırıyor. Sıradan insan türüne ait olan benim, kaçınılmaz olarak başkalarını üzüp canını acıttığımı, kahkahayı paylaştığım gibi acıyı da paylaşmaktan başka seçeneğim olmadığını gösteriyor.

Bu yüzden Işık Muhafızı gibi romanlar okuduğumda yüreğim hafifliyor. Benim yapabileceğim ufacık bir iyilik, birine “Ben senin yanındayım” demek olamaz mı? Yetersiz ve güçsüz olduğumuz için sıradan olsak da, nazik bir yürekle hareket edebilmemiz yönünden kısacık bir anlığına da olsa, bizler de büyük birer insan olamaz mıyız?

Romanda Kwoneun isimli çocuğun tek arkadaşı, kolunu çevirdiğinde bir buçuk dakika boyunca kar tanelerinin uçuştuğu bir kartopu küresidir. Anne babasız, açlık çekerek tek başına yaşama tutunmaya çalışan Kwoneun, rüyalardan korktuğu için bir türlü uyuyamaz. Bu yüzden bir buçuk dakika boyunca kar püskürten küreyi izler ve melodi bittiği anda hiç rüya görmeden uyuyabilmeyi dileyerek hızlıca battaniyeyi üzerine çeker. Bu küçük ilkokul çocuğu korkudan titreyerek şunu diler:

“Lütfen bu odayı çalıştıran kolu çevirmeyi durdurun ki nefes almayı bırakayım.” (Cho Haejin, Işık Muhafızı, Changbi, 2017, 27. sayfa)

Ardından Kwoneun, romanın anlatıcısı olan sınıf başkanı “ben” ile tanışır. Henüz küçük yaşta olan “ben”, Kwoneun’un yalnızlığı ve yoksulluğuna yabancılık çektiği için korksa da onu yalnız bıraktığı için suçluluk duyar. Bu yüzden bir gün evinden gizlice bir video kamera çalar, Kwoneun’a verir ve satıp kendisine yiyecek bir şeyler almasını söyler. Bu kamera, ölmeyi dileyen çocuk için ışık olur.

Kwoneun, “Sen bir insanın yapabileceği en büyük şey ne, biliyor musun?” diye sorunca, “ben” başını sağa sola sallar. “Bir insanı kurtarmak, herkesin yapamayacağı büyük bir iştir diye bir laf duymuştum. Yani… Yani işte, bana her ne olursa olsun, senin verdiğin kameranın beni çoktan kurtardığını sakın unutma.”

“Ben” sıradan biridir. Aynaya bakarak, “Peki, şimdi mutlu musun?” diye sorup hiçbir cevap veremeyen bizler gibi. “Ben”, Kwoneun’u unutup yaşamına devam eder. Uzun zaman sonra Kwoneun ile karşılaştıklarında dahi onu tanıyamaz. Onunla aynı sınıfta yoksul bir çocuk olduğunu da, onu birkaç defa ziyaret ettiğini de, hatta ona kamera verdiğini bile unutur ancak “ben”in çocukluğunda yaptığı şey Kwoneun’un hayatından asla silinmez. Kwoneun, “ben” sayesinde yaşamaya devam etme gücü bulmuştur. Kwoneun için “ben”, hayatının kurtarıcısı ve büyük bir insandır.

Kitabı kapattığımda düşündüm. Sırf yetersiz biri olduğum düşüncesinde kaybolmamalıydım. Hâlâ bir şansa sahip değil miyim? Eksik de olsam iyilik yapıp, güzellikle konuşamaz mıyım? Hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir insan olamaz mıyım? Böyle düşününce yeniden hayat buluyor, gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum.

Gönderi yok

Read the original on biryudumkitap.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.