RSS Amplifier

Barbarians Trading · Aug 23, 2026

17-23 Ağustos | Barbarians Bülten #59

0
Sign in to vote or save

TheArfi · Barbarians Trading

17–23 Ağustos haftasını ben tek bir cümleyle şöyle okuyorum: hisse piyasası tahvil stresiyle yoruldu, dolar zayıfladı, petrol savaşı fiyatlamaya devam etti ama kripto ETF akışlarıyla haftanın en güçlü hikâyesini yazdı.

Önce tarihleri doğru oturtalım. Bu haftanın işlem verileri 17–21 Ağustos arasındaki ABD piyasa kapanışlarına dayanıyor. 22–23 Ağustos ise hafta sonu olduğu için ABD hisse ve tahvil piyasasında yeni kapanış yok; bu iki gün daha çok jeopolitik haber akışı ve kripto fiyatlaması açısından okunmalı. Bu yüzden bültende hisse, tahvil, dolar ve ETF tarafındaki haftalık değerlendirme 21 Ağustos Cuma kapanışı üzerinden yapılmalı. 23 Ağustos Pazar sabahı ise özellikle ABD–İran savaşı, Hürmüz, petrol ve kripto tarafındaki hafta sonu akışı dikkate alınmalı.

Bu hafta piyasanın ilk mesajı risk iştahında zayıflamaydı. S&P 500 ve Nasdaq haftayı ekside kapattı. S&P 500 ve Nasdaq üç haftalık yükseliş serisini bitirdi. Dow Jones da üst üste ikinci haftalık kaybını yazdı. Yani hisse tarafında ralli tamamen bozulmadı ama momentum zayıfladı.

Buna karşılık kripto tarafında bambaşka bir görüntü vardı. Bitcoin hafta içinde 77000 dolar üzerine çıktı ve 80000 dolar eşiğine yaklaştı. Haftalık yükseliş yüzde 20’nin üzerine taşındı. Spot Bitcoin ve Ethereum ETF’lerinde toplam girişler 2,6 milyar dolar civarına ulaştı. Bitcoin ETF’leri haftanın beş işlem gününde üst üste net giriş aldı. Bu, kripto tarafında uzun süredir görmediğimiz kadar güçlü bir kurumsal talep sinyaliydi.

Ama burada da hemen coşuya kapılmıyorum. Çünkü kripto yükselirken tahvil piyasası “rahatlamayın” dedi. ABD 30 yıllık tahvil faizi 2007’den bu yana en yüksek bölgelere çıktı. 10 yıllık tahvil faizi 4,7 çevresinde kaldı. ABD Hazinesi uzun vadeli tahvil alımlarını artırarak piyasayı sakinleştirmeye çalıştı ama bu rahatlama kalıcı olmadı.

Benim haftalık ana cümlem şu:

Kripto para akışıyla güçlendi, hisse piyasası tahvil faiziyle yoruldu, petrol ise savaşın bitmediğini hatırlattı.

ABD tarafında bu hafta büyük CPI, PPI veya PCE verisi açıklanmadı. Bu önemli. Çünkü haftanın makro fiyatlaması yeni enflasyon verisiyle değil, önceki verilerin üzerine gelen Fed tutanakları, PMI, işsizlik başvuruları, tahvil stresi ve tüketici şirketlerinin bilançolarıyla şekillendi.

19 Ağustos’ta yayımlanan Fed’in Temmuz toplantı tutanakları haftanın en kritik makro belgelerinden biriydi. Tutanaklar, Fed içinde enflasyon endişesinin arttığını gösterdi. Birkaç üyenin faiz artışına hazır olduğu, birçok üyenin ise enflasyon yüzde 2 hedefine doğru net şekilde ilerlemezse ek sıkılaşmanın gerekebileceğini düşündüğü görüldü.

Bu piyasa için önemliydi. Çünkü son haftalarda zayıf istihdam, yumuşayan CPI/PPI ve gerileyen dolar nedeniyle piyasada “Fed eylülde artırmayabilir” rahatlığı oluşmuştu. Tutanaklar bu rahatlığı tamamen bozmadı ama sınırlarını çizdi.

Ben Fed tutanaklarını şöyle okuyorum:

Fed’in eli hemen faiz artırmaya gitmiyor olabilir.
Ama Fed faiz artırma seçeneğini masadan kaldırmış da değil.
Yani piyasa için asıl sorun hâlâ aynı: belirsizlik.

20 Ağustos’ta gelen haftalık işsizlik başvuruları ise iş gücü piyasasının tamamen bozulmadığını gösterdi. İlk işsizlik başvuruları 206 bine geriledi. Bu veri, temmuz ayında tarım dışı istihdamın negatif gelmesine rağmen işten çıkarmaların hâlâ düşük kaldığını gösteriyor.

Burada önemli ayrım şu: ABD işgücü piyasasında işe alım zayıflıyor ama işten çıkarma dalgası yok. Bu tablo Fed açısından çok kritik. Çünkü işgücü tamamen kırılmadığı sürece Fed’in hızlı gevşemesi zor. Ama işe alım yavaşladığı için agresif faiz artışı da riskli.

21 Ağustos’ta açıklanan öncü PMI verileri ise piyasayı daha da karıştırdı. Ağustos bileşik PMI 56,0 seviyesine yükseldi ve Nisan 2022’den bu yana en güçlü seviyelerden birini gördü. Hizmet PMI 56,8’e çıktı ve hizmet sektörü çok güçlü kaldı. Buna karşılık imalat PMI 53,2’ye geriledi ve beş ayın en düşük seviyesine indi.

Ben bu veriyi çok net okuyorum:

ABD ekonomisinin motoru hâlâ hizmet sektörü.
İmalat tarafı savaş, tedarik ve stok baskısı nedeniyle daha zayıf.
Ekonomi tamamen bozulmuyor ama dengeli de büyümüyor.

Bu yüzden Fed açısından tablo hâlâ zor. Hizmet sektörü bu kadar güçlüyken Fed’in çok rahat davranması zor. Ama imalat ve istihdam tarafındaki zayıflama da Fed’i fazla sertleşmekten alıkoyuyor.

Bu hafta Fed tarafında asıl mesele Temmuz tutanakları ve Jackson Hole beklentisiydi. Jackson Hole toplantısı 27–29 Ağustos arasında yapılacak. Yani bu bültenin kapsadığı haftada gerçekleşmedi; önümüzdeki haftanın ana olayı olacak. Bu ayrımı özellikle net yazıyorum çünkü piyasa bu hafta Jackson Hole’u fiyatladı ama konuşma henüz yapılmadı.

Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’da ne söyleyeceği piyasa için kritik hale geldi. Çünkü Warsh döneminde ileriye dönük yönlendirme daha sınırlı. Piyasa Fed’in bir sonraki adımını eskisi kadar kolay okuyamıyor.

Bu belirsizlik özellikle tahvil piyasasında hissediliyor. Yatırımcı şunu anlamaya çalışıyor:

Fed enflasyon nedeniyle yeniden faiz artırır mı?
Yoksa zayıflayan istihdam nedeniyle beklemeyi mi seçer?
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş Fed’in işini kolaylaştırır mı, yoksa finansal istikrar riski yaratır mı?

Benim Fed okuması şu:

Fed şu an piyasayı rahatlatmak istemiyor. Ama piyasayı kırmak da istemiyor.

Bu ince çizgi, önümüzdeki hafta Jackson Hole konuşmasını çok önemli hale getiriyor. Warsh enflasyona sert vurgu yaparsa dolar ve tahviller yeniden yukarı baskı kurabilir. Daha dengeli bir ton kullanırsa kripto ve Nasdaq nefes alabilir.

Dolar endeksi bu hafta zayıf kaldı. DXY 98,8 civarına kadar geriledi ve üç ayın düşük bölgelerinde seyretti. Haftalık bazda da dolar yaklaşık yüzde 1’e yakın değer kaybetti.

Bu hareketin birkaç nedeni vardı. Birincisi, Fed’in eylül ayında faiz artıracağına dair beklentiler son haftalarda geriledi. İkincisi, ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil piyasasına müdahale gibi algılanan buyback hamlesi dolar güvenini zayıflattı. Üçüncüsü, risk iştahı kripto ve altın gibi varlıklara kaydı.

Kripto yatırımcısı için dolar çok önemli. Çünkü Bitcoin ve Ethereum yalnızca kendi iç hikâyeleriyle hareket etmiyor. Dolar likiditesi bu piyasanın ana damarlarından biri. DXY zayıfladığında global risk iştahına alan açılır. Bu hafta tam olarak bunu gördük.

Bitcoin’in 77000 dolar üzerine çıkmasında ETF girişleri ana faktördü. Ama doların zayıflaması da bu hareketi destekledi. Eğer dolar güçlü kalsaydı, ETF girişlerinin fiyat etkisi muhtemelen daha sınırlı olurdu.

Ben dolar tarafını şöyle okuyorum:

DXY bu hafta kriptonun önünü açtı. Ama bu destek, Fed ve Hürmüz haberlerine bağlı olarak çok hızlı değişebilir.

Bu haftanın en kritik ekranı bana göre tahvil piyasasıydı.

ABD 30 yıllık tahvil faizi hafta içinde 2007’den bu yana en yüksek seviyelere çıktı. 10 yıllık tahvil faizi 4,7 çevresinde seyretti. Uzun vadeli faizlerdeki bu yükseliş, yalnızca enflasyon korkusundan kaynaklanmadı. ABD kamu borcunun 40 trilyon dolar eşiğine gelmesi, uzun vadeli borçlanma ihtiyacı, petrol kaynaklı enflasyon riski ve Fed belirsizliği birlikte fiyatlandı.

19 Ağustos’ta ABD Hazinesi uzun vadeli tahvil buyback programını büyüteceğini açıkladı. Amaç uzun vadeli tahvil piyasasındaki baskıyı azaltmak ve likiditeyi desteklemekti. İlk tepki olumlu oldu. Uzun vadeli faizler kısa süreli geriledi. Fakat bu rahatlama uzun sürmedi. 20–21 Ağustos’ta tahvil faizleri yeniden yukarı döndü.

Bu çok önemli bir mesaj.

Piyasa Hazine’nin hamlesini gördü ama uzun vadeli sorunların çözülmediğini düşündü. Yani mesele sadece likidite değil. Mesele borç dinamiği, enflasyon beklentisi ve yatırımcının uzun vadeli ABD tahviline ne kadar risk primi istediği.

Ben tahvil piyasasını bu dönemde en dürüst ekran olarak görüyorum. Çünkü hisse senetleri bazen bilanço satın alır. Kripto bazen ETF akışıyla coşar. Ama tahvil piyasası doğrudan para maliyetini ve devlet finansman riskini fiyatlar.

10 yıllık faiz 4,7 çevresindeyken Nasdaq rahat değildir.
30 yıllık faiz 5,2 üzerinde kaldığında AI yatırımlarının finansmanı daha pahalıdır.
Uzun vadeli faiz yüksekken kripto için de alternatif maliyet artar.

Bu yüzden bu haftaki kripto rallisini güçlü buluyorum ama makro zeminini hâlâ kırılgan görüyorum.

Nasdaq haftayı ekside kapattı ve üç haftalık yükseliş serisini bitirdi. S&P 500 de haftalık düşüş yaşadı. Cuma günü endeksler toparlandı ama haftalık kaybı silemedi.

Bu düşüşün ana nedeni kötü bilanço değil, tahvil faizi ve belirsizlikti. Uzun vadeli tahvil faizleri yükselince büyüme hisselerinin değerlemesi zorlanır. AI hisseleri güçlü hikâye taşımaya devam ediyor ama faiz bu hikâyenin üstüne ağırlık koyuyor.

Haftanın başında Wall Street temkinliydi. ABD–İran ateşkesinin sona ermesi, petrol fiyatlarının yükselmesi ve perakende bilançoları beklenirken endekslerde karışık bir görüntü vardı. Pazartesi günü üç ana endeks günü ekside kapattı. Çip hisselerinde nispeten güçlü bir görüntü vardı ama yazılım ve tüketici tarafında baskı daha belirgindi.

Hafta içinde retail bilançoları tüketici tarafındaki ayrışmayı gösterdi. Home Depot, küçük ölçekli tamir ve bakım talebiyle beklentileri karşıladı. Ama büyük projeler hâlâ zayıf. Walmart tarafında ise aynı mağaza satışlarında nadir görülen bir beklenti altı performans geldi. Hisse sert düştü. Bu, ABD tüketicisinin hâlâ harcama yaptığını ama daha seçici davrandığını gösterdi.

Ben bu tüketici tablosunu şöyle okuyorum:

Tüketici tamamen kırılmadı.
Ama yakıt fiyatı, yaşam maliyeti ve yüksek faiz nedeniyle daha hesaplı davranıyor.
Zorunlu harcamalar sürüyor, büyük ve isteğe bağlı harcamalar zayıflıyor.

Teknoloji tarafında ise asıl odak önümüzdeki haftaya kaydı. Nvidia bilançosu, AI rallisinin bir sonraki büyük testi olacak. Aynı hafta Jackson Hole da var. Yani piyasa hem AI tarafında kâr ve büyüme teyidi, hem de Fed tarafında faiz netliği bekliyor.

Benim Nasdaq yorumum şu:

AI hikâyesi bitmedi. Ama piyasa artık bu hikâyeyi yüksek tahvil faiziyle aynı anda taşımakta zorlanıyor.

Nvidia bu hafta bilanço öncesi ana izleme ekranıydı. Hisse özelinden çok, bütün AI ticaretinin barometresi haline geldi. Önümüzdeki hafta Nvidia’nın vereceği gelir, marj, veri merkezi talebi ve ileriye dönük rehberlik mesajı yalnızca Nvidia’yı değil, Nasdaq’ın tamamını etkileyebilir.

Microsoft ve Amazon tarafında önceki haftalardan gelen AI desteği sürüyor. Ancak yatırımcı artık sadece “AI harcaması var” cümlesine para ödemiyor. Gelir dönüşü, nakit akışı ve marj etkisi görmek istiyor.

Apple tarafında yatırımcı hâlâ AI tarafında daha net ürün ve gelir etkisi bekliyor. Apple güvenli büyük teknoloji hissesi gibi görünse de AI hızlanması konusunda diğer devlerle aynı güçlü anlatıyı henüz tam kuramadı.

Meta tarafında reklam geliri ve AI altyapı harcamaları birlikte fiyatlanıyor. Şirketin büyüme hikâyesi güçlü ama sermaye harcaması beklentileri yatırımcının daha dikkatli olmasına neden oluyor.

Tesla tarafı yine yüksek beta karakterini korudu. Faiz, risk iştahı ve tüketici talebi tarafındaki her değişim Tesla üzerinde daha sert fiyatlanıyor.

Walmart, Target, Home Depot ve TJX gibi perakende şirketleri ise bu hafta tüketici tarafının aynası oldu. Mesaj netti: tüketici harcıyor ama daha seçici. Bu tablo Fed için de önemli çünkü tüketici tamamen kırılmazsa ekonomi ayakta kalır; ama harcama kalitesi bozulursa büyüme hikâyesi zayıflar.

Ben büyük hisseler tarafını şöyle okuyorum:

Piyasa hâlâ büyüme istiyor ama artık büyümenin maliyetini ve tüketicinin dayanıklılığını daha sert sorguluyor.

Kripto tarafında bu hafta başlık açık şekilde Bitcoin ETF’leriydi.

17–21 Ağustos işlem haftasında spot Bitcoin ETF’leri beş gün üst üste net giriş aldı. Haftalık toplam giriş yaklaşık 1,9 milyar dolar civarına ulaştı. Bu, yılın en güçlü haftalık girişlerinden biri oldu ve kripto tarafındaki fiyat hareketinin ana motoru haline geldi.

Özellikle 20 Ağustos’ta Bitcoin ETF’lerine 500 milyon doların üzerinde giriş görüldü. 21 Ağustos’ta da girişler devam etti. BlackRock’ın IBIT ürünü haftanın en güçlü fonlarından biri oldu. Fidelity tarafı da girişlerde destekleyici kaldı.

Bitcoin fiyatı hafta içinde 77000 dolar üzerine çıktı ve 80000 dolar eşiğine yaklaştı. Haftalık yükseliş yüzde 20’nin üzerine çıktı. Bu, uzun süredir görülmeyen kadar güçlü bir haftalık performanstı.

Ben burada çok net bir şey görüyorum:

Bu yükseliş yalnızca bireysel yatırımcı coşkusu değil. ETF kanalıyla gelen kurumsal para hareketin merkezinde.

Ama yine de temkinliyim. Çünkü ETF akışı çok güçlü olsa bile makro zemin hâlâ kırılgan. Tahvil faizleri yüksek, ABD–İran savaşı sürüyor, Hürmüz stresi petrolü yukarıda tutuyor ve Jackson Hole öncesi Fed belirsizliği var.

Bu yüzden Bitcoin tarafındaki yorumum şu:

Akış güçlü, fiyat bunu ödüllendirdi. Ama bu hareketin kalıcı olması için ETF girişlerinin bir haftalık patlama değil, birkaç haftalık düzenli talebe dönüşmesi gerekiyor.

Ethereum tarafında da bu hafta önemli bir ETF toparlanması vardı. Spot Ethereum ETF’leri haftayı güçlü girişlerle kapattı. Bitcoin kadar büyük olmasa da Ethereum ETF’lerine gelen para, ETH tarafında kurumsal ilginin yeniden canlandığını gösterdi.

Özellikle 20 ve 21 Ağustos’ta Ethereum ETF’lerinde güçlü girişler öne çıktı. BlackRock’ın ETHA ürünü yine dikkat çekti. Haftalık toplamda ETH ETF’leri yüz milyonlarca dolarlık giriş aldı ve Bitcoin ile birlikte toplam kripto ETF girişlerini 2,6 milyar dolar civarına taşıdı.

Bu Ethereum için önemli. Çünkü önceki haftalarda ETH tarafında daha seçici ve daha zayıf bir kurumsal talep vardı. Bu hafta o tablo değişti. Ethereum, Bitcoin rallisine daha anlamlı eşlik etti.

Ama Bitcoin ile Ethereum arasındaki temel fark hâlâ geçerli.

Bitcoin daha sade bir yatırım anlatısına sahip: sınırlı arz, ETF kanalı, makro alternatif, kurumsal rezerv.

Ethereum ise daha karmaşık: ağ kullanımı, staking, uygulama gelirleri, Layer-2 ekosistemi, token ekonomisi, regülasyon netliği ve kurumsal kullanım.

Bu yüzden Ethereum’un güçlü kalması için sadece ETF girişi değil, ağ aktivitesi ve uygulama tarafında da daha net destek gerekiyor.

Ben Ethereum tarafını şöyle okuyorum:

ETH bu hafta kripto rallisine katıldı. Ama Bitcoin kadar sade bir hikâye taşımadığı için hâlâ daha seçici fiyatlanıyor.

Kripto türev piyasasında bu hafta spot ve ETF hareketiyle uyumlu bir canlılık vardı. Bitcoin’in hızlı yükselişi kısa pozisyonları sıkıştırdı. Bu da fiyat hareketini hızlandırdı. Fakat benim için asıl önemli olan, yükselişin sadece kaldıraçtan gelmemesiydi.

ETF girişleri gerçek para akışı anlamına geliyor. Bu, türev kaynaklı kısa vadeli coşkudan daha sağlıklı bir zemin yaratır.

Yine de kaldıraç tarafında dikkatli olmak gerekiyor. Bitcoin bir haftada yüzde 20’nin üzerinde yükseldiğinde, piyasada geç gelen kaldıraçlı alıcıların birikmesi normaldir. Eğer ETF girişleri yavaşlar veya tahvil faizi yeniden sertleşirse, bu geç alıcılar hızlı şekilde baskı altında kalabilir.

Ben kripto likiditesini bu hafta şöyle okuyorum:

Spot ETF akışı güçlü.
Türev piyasa hareketi destekledi.
Kısa sıkışması fiyatı hızlandırdı.
Ama sürdürülebilirlik için yeni girişlerin devamı şart.

Bu yapı panik değil, güçlü risk iştahı gösteriyor. Ama güçlü risk iştahı ile kalıcı trend aynı şey değil. Teyit hâlâ akışta.

Bu haftanın global ana başlığı yine ABD–İran savaşı ve Hürmüz Boğazı oldu.

17 Ağustos’ta ABD–İran geçici ateşkes süreci sona erdi. Aynı gün İran tarafı, görüşmelerde ilerleme olmaması halinde daha saldırgan bir pozisyona geçebileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişleri yavaşladı. Önceki hafta tanker saldırıları ve enerji tesislerine yönelik tehditler zaten petrol fiyatını yukarı taşımıştı. Bu hafta da petrol ikinci haftalık yükselişine doğru ilerledi.

Reuters’ın hafta içi haber akışında Hürmüz trafiğinin ciddi şekilde yavaşladığı, bazı gemi sahiplerinin net sinyal olmadığı için bölgeden kaçındığı ve petrol piyasasının uzun süreli Hürmüz krizini fiyatlamaya başladığı öne çıktı. Bu piyasa açısından çok kritik.

Çünkü Hürmüz yalnızca petrol meselesi değil. Hürmüz şu anda enflasyon, tahvil, Fed ve kripto meselesi.

Hürmüz kapanırsa petrol yükselir.
Petrol yükselirse enflasyon beklentisi bozulur.
Enflasyon beklentisi bozulursa Fed rahatlayamaz.
Fed rahatlayamazsa tahvil faizleri yüksek kalır.
Tahvil faizleri yüksek kalırsa Nasdaq ve kripto baskı hisseder.

Bu zincir bu haftanın ana makro matematiğiydi.

Ama burada ilginç bir ayrışma var. Petrol ve tahvil piyasası savaşı ciddi fiyatladı. Hisse piyasası ise haftayı negatif geçirse de tam panik yaşamadı. Kripto ise savaş riskine rağmen güçlü ETF girişiyle pozitif ayrıştı.

Bu bana şunu söylüyor:

Jeopolitik risk artık piyasayı tek başına yönetmiyor. Para akışı ve likidite, bazı varlıkları bu riskin içinden çekip çıkarabiliyor.

Kripto regülasyonu tarafında da haber yoğunluğu vardı. ABD’de kripto dostu yasa beklentileri, CFTC’nin dijital varlık piyasalarına yönelik daha net kurallar üzerinde çalışması ve ETF kanallarının büyümesi yatırımcı ilgisini artırdı. Bitcoin rallisinde yalnızca ETF girişi değil, regülasyon tarafındaki olumlu beklenti de rol oynadı.

Bu yüzden bu hafta kriptoyu başlığın içine almak gerekiyordu. Çünkü haftanın en güçlü ve en net hikâyesi kriptodaydı.

Birincisi Jackson Hole.
27–29 Ağustos arasında yapılacak Jackson Hole toplantısı haftanın ana olayı olacak. Kevin Warsh’ın enflasyon, faiz artışı ve Fed’in yönlendirme dili hakkında vereceği mesaj dolar, tahvil, Nasdaq ve kripto için belirleyici olabilir.

İkincisi Nvidia bilançosu.
Nvidia sonuçları AI rallisinin gerçek testi olacak. Gelir, veri merkezi talebi, marjlar ve gelecek dönem rehberliği sadece Nvidia’yı değil, bütün Nasdaq liderliğini etkileyebilir.

Üçüncüsü tahvil faizleri.
10 yıllık faiz 4,7 çevresinde, 30 yıllık faiz 5,2 üzerinde kalırsa riskli varlıklar üzerinde baskı sürer. Hazine buyback hamleleri kalıcı rahatlama sağlayamazsa tahvil piyasası yeniden ana risk haline gelir.

Dördüncüsü dolar.
DXY 98–99 bandında zayıf kalırsa kriptoya alan açılır. Dolar yeniden 100 üzerine toparlanırsa Bitcoin ve Ethereum üzerindeki likidite desteği azalır.

Beşincisi Hürmüz ve petrol.
Hürmüz trafiği normalleşmezse petrol risk primi korunur. Petrol yükseldikçe enflasyon ve Fed baskısı yeniden büyür.

Altıncısı Bitcoin ETF akışları.
Bu hafta görülen yaklaşık 1,9 milyar dolarlık giriş tek haftalık bir patlama mı, yoksa yeni bir kurumsal birikim döneminin başlangıcı mı? Kriptoda asıl teyidi burada arayacağım.

Yedincisi Ethereum ETF akışları.
ETH tarafındaki güçlü girişler devam ederse Ethereum Bitcoin’e göre daha güçlü bir kısa vadeli hikâye kurabilir. Ama girişler kesilirse ETH daha seçici fiyatlanmaya döner.

Sekizincisi perakende ve tüketici sinyalleri.
Walmart, Target, Home Depot ve TJX bize tüketicinin seçici olduğunu gösterdi. Yakıt fiyatı yükselirken tüketici harcaması daha da yavaşlarsa büyüme korkusu yeniden fiyatlanabilir.

17–23 Ağustos haftasını ben “kriptonun geri döndüğü ama tahvil piyasasının izin vermediği hafta” olarak okuyorum.

Bitcoin 77000 dolar üzerine çıktı.
Kripto ETF’lerine 2,6 milyar dolar civarında para girdi.
Ethereum da ralliden pay aldı.
Dolar zayıfladı ve kriptoya alan açtı.
Ama S&P 500 ve Nasdaq haftayı ekside kapattı.
Tahvil faizleri yüksek kaldı.
30 yıllık faiz 2007’den bu yana en yüksek bölgelere çıktı.
Hürmüz riski ve ABD–İran savaşı petrolü yukarıda tuttu.
Fed tutanakları enflasyon endişesinin hâlâ güçlü olduğunu gösterdi.

Bu yüzden piyasa ikiye ayrıldı.

Kripto para akışıyla yükseldi.
Hisse piyasası tahvil faiziyle yoruldu.
Petrol savaşı fiyatladı.
Dolar zayıflayarak kriptoya yardım etti.

Ben önümüzdeki hafta yön değil, teyit arayacağım.

Bu kripto rallisinin kalıcı olması için ETF girişlerinin devam etmesi, doların zayıf kalması, tahvil faizlerinin gevşemesi ve Hürmüz riskinin petrolü daha fazla yukarı itmemesi gerekiyor.

Eğer bu dört şart aynı anda oluşursa, kripto tarafındaki hareket yalnızca kısa sıkışması değil, daha sağlıklı bir kurumsal talep dalgası olarak okunabilir.

Ama Jackson Hole şahin geçer, Nvidia beklentiyi karşılayamaz, tahviller yeniden yükselir ve ETF girişleri yavaşlarsa bu haftaki güçlü kripto rallisi piyasaya yayılan kalıcı bir risk iştahından çok, belirli bir varlık sınıfına sıkışmış güçlü ama kırılgan bir para akışı olarak kalır.

Benim için bu haftanın özü şu:

Kripto güçlü döndü. Ama tahvil piyasası ve savaş riski hâlâ oyunun hakemi.

Artık Kaptanlara Abonelikler aracılığı ile de ulaşabilirsiniz. Bu abonelikler X üzerinden sağlanıyor. (Substack üzerinden herhangi bir özel paylaşım yapılmamaktadır.)

Aboneliklere ulaşabilmek için:

TheArfi : https://x.com/ParabolArf/creator-subscriptions/subscribe

HeisenbergTrx : https://x.com/heisenbergtrx/creator-subscriptions/subscribe

MrTrader : https://x.com/MrTradeer/creator-subscriptions/subscribe

Bitcoin tarafında sert yükseliş sonrası fiyat 78220 - 79009 direnç bölgesinden tepki aldı. Kısa vadede bu alan aşılmadıkça biraz soluklanma ve retest süreci görmemiz normal.

79009 üzerinde tutunma gelirse bir sonraki güçlü bölge 81363 civarı olacaktır.

Aşağıda ise 67753 - 68542 aralığı ilk önemli destek. Daha derin bir geri çekilmede 64354 - 65764 bölgesi yeniden güçlü alıcıların devreye girebileceği alan olarak takip edilmeli.

Ethereum tarafında sert yükseliş sonrası fiyat 2498 - 2585 direnç bölgesine ulaşmış durumda. Bu alan aşılmadıkça kısa vadede bir miktar soluklanma veya retest görmemiz normal.

2585 üzerinde tutunma gelirse 2783 - 2874 bölgesi yeniden gündeme gelir.

Aşağıda ilk güçlü destek 2022 - 2071 aralığı. Daha derin bir geri çekilmede ise 1805 - 1845 bölgesi ana alım alanı olarak takip edilmeli.

TOTAL tarafında fiyat 2,58T seviyesine kadar güçlü bir ivme yakaladı ve şimdi 2,71T - 2,77T direnç bölgesine yaklaşıyor.

Bu alan aşılmadıkça kısa vadede biraz soluklanma veya retest görmek normal olacaktır. 2,77T üzerinde kalıcılık sağlanırsa 2,92T - 3,07T bölgesi yeniden gündeme gelir.

Aşağıda 2,21T - 2,23T aralığı ilk önemli destek. Daha derin bir geri çekilmede 2,08T ve 1,93T seviyeleri takip edilmeli.

Şu aşamada yükselişi kovalamaktan ziyade direnç bölgesindeki reaksiyonu görmek daha sağlıklı.

No posts

Read the original on barbarianstrading.substack.com

Comments

Nothing yet. Say the first thing.

    Sign in to join the conversation.