I’m going to watch this full video series and note any words that are new to me, to make sure I know the 800 most common words :) (now that I’ve finished it, I think a lot of these are not in the 800 most common 😭 but it’s 800 words all the same) ☪︎ Derin: deep (derin nefes) ☪︎ Sığ: shallow (sığ su) ☪︎ Takvim: calendar (bir takvim yılı) ☪︎ Çiğ: raw (çiğ balık) ☪︎ Yönetici: manager (yönetici talimatlar veriyor) ☪︎ Talimat: instruction ☪︎ Araştırmak: to search ☪︎ Şeftali: peach ☪︎ Seviye: level ☪︎ Ahtapot: octopus ☪︎ Köpekbalığı: shark ☪︎ Balina: whale ☪︎ Yunus: dolphin ☪︎ Denizanasi: jellyfish ☪︎ Istakoz: lobster ☪︎ Yengeç: crab ☪︎ Serin: cool (weather) ☪︎ Derece: degree (dışarısı 1 derece) ☪︎ Ilık: warm (ılık süt) ☪︎ Kiraz: cherry ☪︎ Yetişkin: adult ☪︎ Mobilet: scooter ☪︎ Tekne: boat ☪︎ Dinlenmek: to rest ☪︎ İğrenc: disgusting ☪︎ Yanak: cheek ☪︎ Dudak: lip ☪︎ Defter: notebook ☪︎ Kurşun kalem: pencil ☪︎ Silgi: eraser ☪︎ Dönüşmek: to become, to turn into (Tırtıl bir kelebeğe dönüşür) ☪︎ Oynatmak: to move (kolları oynatmak) ☪︎ Yağmur ormanı: rainforest ☪︎ Ehliyet: driver’s license ☪︎ Belge: document ☪︎ Cetvel: ruler (Cetvel ile bir çizgi çiz) ☪︎ Keçeli kalem: marker ☪︎ Pazarlık: negotiation ☪︎ Sözleşme: contract ☪︎ Üst: superior ☪︎ Maaş: salary ☪︎ Müzik aleti: musical instrument ☪︎ Başkan: president ☪︎ Bozuk para: coin ☪︎ Mezuniyet: graduation ☪︎ Terfi: promotion ☪︎ Yıl dönümü: anniversary ☪︎ Cenaze: funeral ☪︎ Açıklamak: to explain (Bunu bana açıklayabilir misin?) ☪︎ Doğu: east (kind of crazy I didn’t know this, but how often do I actually use it?) ☪︎ Kuzey: north ☪︎ Sıra: school desk ☪︎ Güney: south ☪︎ Sanat: art ☪︎ Katılmak: to attend (Toplantıya katılmak) ☪︎ Batı: west ☪︎ Ayrılmak: to leave (Bence ayrılmalıyız) ☪︎ Emekli olmak: to retire (Dedem emekli olmak istiyor) ☪︎ Bilgi: information (Yardımcı bilgiler) ☪︎ Denemek: to try (anlamayı denemek) ☪︎ Ölçmek: to measure ☪︎ Güvercin: pigeon ☪︎ Rehber kitap: guidebook ☪︎ Rehber: tour guide ☪︎ İndirim: sale ☪︎ Karga: crow ☪︎ Hamamböceği: cockroach ☪︎ Sivrisinek: mosquito ☪︎ İnşaat işçisi: construction worker ☪︎ Coğrafya: geography ☪︎ Tasarımcı: designer (moda tasarımcı) ☪︎ Girişimci: entrepreneur ☪︎ Kısa öykü: short story ☪︎ Harita: map ☪︎ Bavul: suitcase ☪︎ Siyaset: politics ☪︎ Kimya: chemistry ☪︎ Poşet: plastic bag ☪︎ Roman: novel ☪︎ Süpürmek: to sweep (kadın dışarıyı süpürür) ☪︎ Kaldırmak: to put away. (bulaşıkları kaldırdım) ☪︎ Silmek: to mop (Yeri silmek) ☪︎ Nemli: humid ☪︎ Oyun alanı: playground ☪︎ Erişteler: noodles ☪︎ Yaralanma: injury ☪︎ Fırtına: thunderstorm ☪︎ Belirti: symptoms (belirtilerin neler?) ☪︎ Kurutmak: to dry (saçları kurutmak) ☪︎ Toz: dust (toza alerjim var) ☪︎ Otoyol: highway ☪︎ Kaba: mean ☪︎ Tabela: sign (kullanım dışı tabelası) ☪︎ Çamur: dirt ☪︎ Kitab-ı Mukaddes: the Bible ☪︎ Rahip: priest ☪︎ Yahudilik: Judaism ☪︎ Ev sahibi: landlord ☪︎ Yurt: dormitory (üniversitede yurtta kaldım) ☪︎ Tarla: farm ☪︎ Yangın: fire ☪︎ Deprem: earthquake ☪︎ Utangaç: shy (ben utangacım) ☪︎ Gergin: nervous (yeni insanlarla tanışmak beni gergin yapıyor) ☪︎ Utanmak: to be embarassed (uyandığımda yüzüm kızarır) ☪︎ Taşra: countryside (taşrada evim var) ☪︎ Banliyö: suburb ☪︎ Yanık: burn (ikinci dereceden yanık) ☪︎ Satranç: chess ☪︎ Gül: rose ☪︎ Zambak: lily ☪︎ Ayçiçeği: sunflower ☪︎ Karahindiba: dandelion ☪︎ Bahşiş: tip (garson için bahşiş bıraktım) ☪︎ Sel: flood ☪︎ Kasırga: hurricane ☪︎ Hortum: tornado ☪︎ Kuraklık: drought ☪︎ Kesik: cut (Bacağımda bir kesik oldu) ☪︎ Burkmak: to sprain (belğimi burktum) ☪︎ Elektrik süpürgesi: hoover ☪︎ Açık: light (colours) (açık renkler sana çok yakışıyor) ☪︎ Altın rengi: gold ☪︎ Gümüş rengi: silver ☪︎ Ahududu: raspberry ☪︎ Sarımsak: garlic ☪︎ Bıyık: moustache ☪︎ Çamaşır makinesi: washing machine ☪︎ İlkokul: elementary school ☪︎ Ortaokul: middle school ☪︎ Parlak: bright (parlak renkler) ☪︎ Dizüstü bilgisayarlar: laptop ☪︎ Hoparlör: speaker ☪︎ Mısır: corn ☪︎ Çivit mavisi: indigo ☪︎ Koyu: dark (koyu gözleri) ☪︎ Sinir bozucu: annoying ☪︎ Sürekli: all the time ☪︎ Gövde: torso ☪︎ Yapıştırıcı: glue ☪︎ Kayısı: apricot ☪︎ İncir: fig ☪︎ Erik: plum ☪︎ Karnabahar: cauliflower ☪︎ Yabanmersini: blueberry ☪︎ Tatlı patates: sweet potato ☪︎ Klavye: keyboard ☪︎ Kulaklık: headphones ☪︎ Hıçkırmak: to hiccup (hıçkırdığın zaman, konuşmak zordur) ☪︎ Kas: muscle